Behlül Dânâ bir mezarlıkta bulduğu üç kurukafayı
zembiline koymuş ve pazara getirip "Satıyorum" diye bağırmaya başlamış.
"Satıyorum alan var mı?"
Meraklılar başına toplanıp fiyatını sormuşlar:
"Birincisi parasız
ikincisi ise sudan ucuzdur" demiş.
"Ama üçüncüsünü hiç sormayın... O ağırlığınca paradır."
Sebebini merak etmişler. Birincisini gösterip:
" Bu gördüğünüz "Taşkafa"dır demiş nasihata bile yanaşmazdı.
O yüzden beş para etmez.
O yüzden beş para etmez.
İkincisi de "Boşkafa"dır nasîhat istemesine rağmen onları tutmazdı;
üç-beş kuruş verenin elinde kalır.
üç-beş kuruş verenin elinde kalır.
Üçüncüsü ise "Hoşkafa"dır ki buna "Kâmil kafa" da diyebiliriz.
Hem ameli hem de ihlâsı vardı; hedefi ise Allah rızâsıydı.
O yüzden kurusu bile Altın değerindedir.
