Tasavvuf ehlinin ve aynı kaynaktan beslenen hakikat ehlinin, böyle sahte kahramanlıklarla oyalanmaya vakti yoktur. Onlar, şu ahir zamanın zifiri karanlıklarında, zulmet deryasında yüzen Ümmet-i Muhammed’in elinden tutup tövbe ile yıkanmalarını sağlamak suretiyle, ruhlarda dirilişe vesile olmaya çalışmaktadırlar.
Onlar her işlerinde Resul-ü Zişan (sav)in sünnet ve hadislerini esas alırlar: “Tövbe sona ermedikçe hicret sona ermez; güneş batıdan doğuncaya kadar da tövbe son bulmaz.” (Dârimî, Siyer, 70)
Onların gayesi, hakiki mü’minlerin çoğalmasını sağlamak ve toplumun, hatta bütün insanlığın, hakiki insanlık olan İslam ahlakına boyanmasını sağlamaktır. İdrak etmişlerdir ki yeryüzünü kan gölüne değil, cennet bahçesine çevirecek olan, İslam’ın gönüllere huzur veren ahlakı ve insani değerleridir.
Onların misyonu, Ashab-ı Suffa’ya dayanır. Allah ve Resulünün bildirdikleri ilimle amel etmek, hal ve davranışlarıyla, Gönüller Sultanı (sav)in ahlakına bürünmek ve başkalarına örnek bir hayatı, hal diliyle yaşayarak tebliğ etmektir.
Onlar her işlerinde Resul-ü Zişan (sav)in sünnet ve hadislerini esas alırlar: “Tövbe sona ermedikçe hicret sona ermez; güneş batıdan doğuncaya kadar da tövbe son bulmaz.” (Dârimî, Siyer, 70)
Onların gayesi, hakiki mü’minlerin çoğalmasını sağlamak ve toplumun, hatta bütün insanlığın, hakiki insanlık olan İslam ahlakına boyanmasını sağlamaktır. İdrak etmişlerdir ki yeryüzünü kan gölüne değil, cennet bahçesine çevirecek olan, İslam’ın gönüllere huzur veren ahlakı ve insani değerleridir.
Onların misyonu, Ashab-ı Suffa’ya dayanır. Allah ve Resulünün bildirdikleri ilimle amel etmek, hal ve davranışlarıyla, Gönüller Sultanı (sav)in ahlakına bürünmek ve başkalarına örnek bir hayatı, hal diliyle yaşayarak tebliğ etmektir.
Son düzenleme: