Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Benefşe bir destanın romanı... Eğitime gönül verenlerin destanı...
Söz değil, yaşadılar. Yüreklerindeki sevgiye hayatları ile imza attılar. Şahitleri kendileriydi.
Onlar da birilerinin ciğerparesi idi. Onların da, o günden sonra başına yastığında yer kalmayan anneleri vardı. Evleri, sokakları, aşları, arkadaşları vardı.
Onlar, arkalarına bakmadan yürüdüler. Tenlerini de, şahsi hedeflerini de aştılar. Farkları bu aşkınlıklarıydı. Kendileri için değil, başkaları için yaşadılar.
Bir çağ yangınını yüreklerindeki kardeşlik duygusu ile söndürmek istediler. Her insan; insan, her adım; bir umuttu.
Renklere, mekanlara, seslere aldırmadılar. Farklılıklara değil, müştereklere baktılar. Her insanın sevgiyi, kardeşliği, barışı, şefkati, bilgiyi aradığına inandılar. Gönüllerin dilini bildikleri için her dilden anladılar. Rengarenk çiçek bahçeleri kurdular. Merhamet ettiler, merhamete ermek umuduyla...
Kim di bunlar? Adları bilinsin, arkalarından methiler okunsun istemediler. Ama yine de meçhul oldukları söylenemezdi. Zira ayaklarını bastıkları toprak, uğruna baş koydukları dava, tuttukları bayrak belliydi. Onlar tarih boyu insanlığın yüz akı olan bir anlayışın; çalışkanlığın, güzel ahlakın, emniyetin, güvenin günümüzdeki temsilcileriydi.
Benefşe onların hayatlarını anlatmaya çalıştı. Bundaki aczini itirafı hem kendi yetersizliğinden ve hem de o hayatların ancak yaşanabilir olmasından; kelimelerin, yüreklerdeki o sızıyı, o sevgiyi, o fedakarlığı tarifte yetersiz kalmasındandır.
Onlar bu destanı yaşayarak, adım adım, soluk soluk yazdılar.
Cılız, basit şeylerle olmaz. Hayat verdiler hayat kurtarmak için. Ömür verdiler.
Bu roman, onların kahramanlık ahlakıyla yaşadıkları hayata duyulan hayranlığın ifadesidir. Benefşe, tarihe altın harflerle yazılacak o büyük gayrete küçük bir selamdır.
Rahmi Erdem
Bediüzzaman'ın aynasında zamanı okumak kadar hayatı örseleyen bir tecrübe başka hayatlarda sanmam ki bulunsun. Bugün, geçmişe ait hayatları onun kronolojisinden bağımsız düşünmek mümkün değildir.
Onun mihengine vurulan aşklarınız, kişisel veya genel tarihiniz kaçınılmaz olarak bir ihanet ve solgunluk taşıyacaktır. Görünen o ki dönüp bakın ya da yürüyüp gidin O artık sizin parçanızdır, sizinle yürüyen.
Bu kitabı okuyunca sadece satırlarda değil satır aralarında da ikrar edeceksiniz: Zulmün karşısında en önce sözcükler "lal" kesilir. Kader belki de buradan doğar; İlahi murad. Yüreğinizi burkan şey dilinizin ihanetine uğradığında başka ne diyebilirsiniz, kader bütün gemilere yol gösteren fenerci.
çok gzüel bir yeni bitirdiklerim arasında
buradan bir anı paylaşmak istiyorum :
bir gün sıddık süleyman abi bayram yüksel abiye derki:''bir gün içimden geçirdim.bu eserleri biz yazıyoruz biz okuyoruz.üstad bu kadar zahmeti niye çekiyor?içinden geçiriyorken birde üsted o na''kardeşim göreceksin ben bu eserleri bütün dünyaya okutturacağım''diyerek kalbinden geçenleri cevaplandırmış!evet bütün dünya okuyor abd de bir ünv.dede şu anada kredili olarak rn dersleri veriyormuş!biz biliyoruz kiadını bile duymadığımız ülkelerde insanlar rn dersleri yapıyor çok şüküR!
paylaşmak istedim!
Ali İhsan, Bahadır, Furkan, Tarık ve Mert. Onlar, kazandıkları üniversitelerde okumak için
İstanbula gelen beş genç. Kader yollarını birleştiriyor ve üniversite hayatları boyunca aynı evde kalıyorlar. Bu gençler her akşam, okullarından ayrılıp bir vâhâya koşuyor gibi evlerine geliyor, oranın kendisine has büyüleyici atmosferini solukluyor, sağda-solda zihinlerine ilişen kötü duygu ve tutkulardan sıyrılıyor ve başları cennetlere ulaşmış gibi derin bir huzura eriyorlar.
Sadece bununla da kalmayıp okul derslerinin dışında kitap okuyarak kendilerini yetiştiriyorlar. Aynı zamanda akşamları dini, kültürel, sosyal ve aktüel konularla alakalı sohbetler yapıyorlar. İşte bu kitapta onların yapmış oldukları sohbetleri, başlarından geçen hadiseleri, hüzünlerini, sevinçlerini, ızdıraplarını okuyacaksınız. Yer yer onların şahsında kendinizi, yer yer aradığınız soruların cevaplarını, yer yer de hey gidi günlerinizden kesitler bulacaksınız.
Ali DEMİREL
bu evlerde günler, saatler,dakikalari,saniyeler,saliseler....bambaşka!buyrun sıcacık bir çayla sohbete buyurmaz mıydınız?
Efendimiz bizim Gül kokulu umudumuzdur, çünkü her bahar, Güllerin Efendisinin ayrı bir tebessümünde gizlidir. O Güzeller Güzeli'nin inci sözlerinden, yüzyıllar ötesine taşan ve kulaktan kulağa, dudaktan dudağa ulaşan muştu, güzelliklerin hayalini soluklatır bizlere. Ve sonra bizim yanaklarımızda Hürmüzî iklimlerin kokusu sinmiş peygamber çiçekleri açar.
Bu kitap Peygamber aşkı ile hayalen tarihte dolaşanlar için kaleme alınmıştır. Yüreklerin ümit neşeleriyle dolması, karanlık günlerimizin aydınlanması için&
bu kitapta gözlerinizi kapatın ve kutlu bir olculuk var!!şu kutlu doğum ayında okunacak gzüel kitaplardan biri....
RİSALE-İ NUR NEDİR VE NASIL BİR TEFSİRDİR?
Kur`ânın hakikatlarını müsbet ilim anlayışına uygun bir tarzda izah ve isbat eden Risale-i Nur Külliyatı, her insan için en mühim mesele olan "Ben neyim? Nereden geliyorum? Nereye gideceğim? Vazifem nedir? Bu mevcudat nereden gelip nereye gidiyorlar? Mahiyet ve hakikatları nedir?" gibi suallerin cevabını vâzıh ve kat`î bir şekilde, çekici bir üslûb ve güzel bir ifade ile beyan edip ruh ve akılları tenvir ve tatmin ediyor.
Yirminci asrın Kur`an Felsefesi olan bu eserler, bir taraftan teknik, fen ve san`at olarak maddiyatı, diğer taraftan iman ve ahlâk olarak mâneviyatı câmi ve havi olacak Türk medeniyetinin, sadece maddiyata dayanan sair medeniyetleri geride bırakacağını da isbat ve ilân etmektedir...
Bende MUHAMMET BOZDAĞ'ın "İSTEMENİN ESRARI" adlı kitabını tavsiye ediyorum,"DUA" nın gücünü,bilerek istemenin önemini anlatan oldukça doyurucu bir kitap......Ayrıca www.yetenek.com adresinden de yazarın başka eserleriyle de tanışabilirsiniz.....
Benefşe senin tavsiye kitapların da eminim çok güzeldir,okumak için önce kitabı elde etmek gerek,elde etmeye çalışacağım.....