ALLAH ü teala c.c. bir çok ayeti kerimelerinde tefekkürü emir buyurmuş ve tefekkür edenleri övmüştür.
Onlar ayakta iken,otururken,yanları üzerinde yatarken ALLAH ı zikrederler.Göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler.Ey RABBİMİZ sen bunu boşuna yaratmadın,seni tesbih ederiz,bizi cehennem azabından koru derler'(Ali imran 191)
Tefekkür şuradan başlayacak.Halik ı Azimuşan mahlukunu kerih bir sudan halketmiştir.
O kerih sudan kan pıhtısını,ondan da kemikleri yapıp et ile örtmüştür.Göz kulak,el-ayak gibi organları kemale erdirerek insan suretini teşekkül ettirmiş,ruh vererek onu canlandırmıştır.
Ağlamaktan başka hiçbirşeye gücü yetmeyen mini mini bir çocuğa ana-baba gibi müşfik hizmetçi tayin ederek;suya-ateşe,yağa-tuza,vakte-zamana muhtaç olmayan tatlı bir gıdayı ona yedirmiştir.
Ona akıl,fehim ve idark vermiş.Ona göz vermiş bakıyor.Göz bebeği denilen ufacık bir nokta ile dünyaları görüyor,semaları seyrediyor.
Duyma hassasını vermiş işitiyor.Kaşlar kirpikler hep birer önemli iş görüyor.Konuşma imkanı vermiş.
O uzuvlara o hassaları vermeseydi,ne kulak duyardı,ne göz görürdü,
ne de ağız konuşabilirdi.Kalp vermiş hayatını idame ettirmesi için nefes ihsan buyurmuş.Bir an kesiverse hayatımıza mal olacak.
Ona el,ayak vermiş.Parmağın ucundaki hassasiyete bir bakın,kör onunla görüyor.Bir parmak izi diğer hiç bir insanın parmak izine uymuyor.kİnsanlar hiçbir birine benzemiyor.Sesleri ayrı,mizaçları ayrı...
Sonra onu kendi mülkünde yaşatıyor.Her işini görüyor,her ihtiyacını gideriyor.
O bize ihsan ve ikram ederken hiçbir karşılık da talep etmedi.Sadece kendisini tanımamızı ve kulluk yapmamızı istedi.
İnsan her yerde ALLAH ü TEALA C.C nin eserlerini görecek,Bu tefekkürler sayesinde imanı kemalleşmiş olur.
Bir hadiste söyle buyruluyor.
CENAB-I HAK kın nimetlerini ve ahiretin durumunu tefekkür gibi bir ibadet olamaz.(Münavi)
RABBİM cümlemizi imanı kemalleştiren tefekkürü yapan kullardan etsin ..AMİN..
Onlar ayakta iken,otururken,yanları üzerinde yatarken ALLAH ı zikrederler.Göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler.Ey RABBİMİZ sen bunu boşuna yaratmadın,seni tesbih ederiz,bizi cehennem azabından koru derler'(Ali imran 191)
Tefekkür şuradan başlayacak.Halik ı Azimuşan mahlukunu kerih bir sudan halketmiştir.
O kerih sudan kan pıhtısını,ondan da kemikleri yapıp et ile örtmüştür.Göz kulak,el-ayak gibi organları kemale erdirerek insan suretini teşekkül ettirmiş,ruh vererek onu canlandırmıştır.
Ağlamaktan başka hiçbirşeye gücü yetmeyen mini mini bir çocuğa ana-baba gibi müşfik hizmetçi tayin ederek;suya-ateşe,yağa-tuza,vakte-zamana muhtaç olmayan tatlı bir gıdayı ona yedirmiştir.
Ona akıl,fehim ve idark vermiş.Ona göz vermiş bakıyor.Göz bebeği denilen ufacık bir nokta ile dünyaları görüyor,semaları seyrediyor.
Duyma hassasını vermiş işitiyor.Kaşlar kirpikler hep birer önemli iş görüyor.Konuşma imkanı vermiş.
O uzuvlara o hassaları vermeseydi,ne kulak duyardı,ne göz görürdü,
ne de ağız konuşabilirdi.Kalp vermiş hayatını idame ettirmesi için nefes ihsan buyurmuş.Bir an kesiverse hayatımıza mal olacak.
Ona el,ayak vermiş.Parmağın ucundaki hassasiyete bir bakın,kör onunla görüyor.Bir parmak izi diğer hiç bir insanın parmak izine uymuyor.kİnsanlar hiçbir birine benzemiyor.Sesleri ayrı,mizaçları ayrı...
Sonra onu kendi mülkünde yaşatıyor.Her işini görüyor,her ihtiyacını gideriyor.
O bize ihsan ve ikram ederken hiçbir karşılık da talep etmedi.Sadece kendisini tanımamızı ve kulluk yapmamızı istedi.
İnsan her yerde ALLAH ü TEALA C.C nin eserlerini görecek,Bu tefekkürler sayesinde imanı kemalleşmiş olur.
Bir hadiste söyle buyruluyor.
CENAB-I HAK kın nimetlerini ve ahiretin durumunu tefekkür gibi bir ibadet olamaz.(Münavi)
RABBİM cümlemizi imanı kemalleştiren tefekkürü yapan kullardan etsin ..AMİN..