vakit seher..
ufukta günün kızıl çiçeği açmak üzere şimdi,
zamanın rahmine sabahın nutfesi düştü az önce,
gecenin karasında saklı ışıktan tohumlar başlarını uzattı şimdi
hatırla ki sen de birzamanlar yokluğun karanlığında yitiktin..
unutulmuşluk toprağında gömülü bir tohumdun..
kimsenin adını bilmediği,hatrını saymadığı bir yetimdin..
senin de varlığının şafağı söktü yıllar önce..
unutulmuşluğun dipsiz kuyusundan çıkarıldın,
ana rahmine bir küçük damlacık olarak tutundun,
varlığından haberdar değildi sevdiklerin
hatırlanmaya değer bir şey bile değildin..
şimdi hatırla ki unutulmuşluğun toprağında Rabb'in seni unutmadı..
Rabb'in seni sahipsiz de bırakmadı..
Rabb'in seni yokluk gecesinden varlık ufkuna eriştirdi,
taze bir bahar gibi gün yüzüne çıkardı bedenini,
ete kemiğe büründü ruhun,
gülden tebessümler giydirdi yüzüne..
şimdi seher vakti..
göz kapaklarının ardından kaç!
sıyrıl göz kapaklarının ardından!!
gafletin gecesinden uyan!!
aç gözlerini sehere!
aç kalbini rabbine..
uyan.. uyan ve an seni hiç unutmayan Rabb'ini..
güneş ufukta yükselmeden,sen dualar ufkuna yüksel..
herkes unutsa bile seni unutmayan rabbini,
herkesin O'nu unuttuğu anda ananlardan ol,
haydi kalk..kalk ve miracına eşlik et En Sevgili'nin..
şimdi sabah..
şimdi sabah namazı vakti..
vakit öğle..
gün ortası,
dünya telaşındasın..
işler yoğun..
yarım kalmış ne kadar çok iş var..
sanki sensiz yürümüyor hiçbirşey..
sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak..
belki hiç başlamayacak ne kadar çok vazgeçilmezin var..
ne kadar da vazgeçilmezsin..
vakit öğle,
güneş göğün en yüksek yerinde,
tıpkı gençliğin gibi..
şimdi gün de bir delikanlı, heyecanlı ve telaşlı,
sanki hiç bitmeyecek gibi sanki hiç akşam olmayacakmış gibi..
vakit öğle..
okadar gürültü var ki ortalıkta,
kalbinin sesini duyamıyorsun bile..
ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör omak üzeresin..
telaşların arasından sıyrıl şimdi!
yer ayır ruhuna..
ebedi sukunete hazırla kendini..
sonsuzluğa bitiştir kalbini..
secdeye değdir alnını.. çünkü vakit öğle ve şimdi öğle namazı vakti...
vakit ikindi..
gün ihtiyarladı,
güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne,
zaman ırmağı ikindinin çağlayanından dökülüyor şimdi,.
ayrılığı söylüyor hece hece...
hüzün renkli bulutlar sardı göğü,
zevale doğru akıyor ışıklar,
devriliyor zaman,
hatırla ki sen de şimdi bir ömrün ikindisine doğru yürüyorsun,
tenin soluyor,gözlerinin feri çekiliyor,
yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlanıyorsun,
öbür kıyısındasın artık nehrin..
bundan sonra vaadi yok sana zamanın,
bundan sonra yeni bir vaadi yok sana hayatın..
yokuş aşağı akıyor kalbin,
şimdi vakit ikindi..
kalbini kanatıyor kuru gül yaprakları,
tutnacak dal arıyor gibisin zamana karşı,
zamanın hükmü ağırlaşıyor üzerinde,
gün daha kısa geliyor artık..
yemin olsun ki ikindi vaktine hüsrandadır insan şimdi anlıyorsun..
yokuş aşağı akıyorsun dalından kopuyorsun,
hoyrat bir rüzgar artık zaman..
geriye kalan ancak iman,şimdi ikindi vakti,secdeye koy alnını eğil zamanın sahibinin önünde,ona konuş..
onunla konuş..
fısılda dualarını
sonsuzluğa tutun hece hece..
şimdi vakit ikindi,
şimdi ikindi namazı vakti..
vakit akşam
gün ölmek üzere,
güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden,
kızılca kıyameti kopuyor dünyanın,
kara kefenini giyiniyor gün,
gülün rengi soluyor,
eşyanın cezbesi bitiveriyor,
hatırla ki senin de akşamın olacak bir gün,...
ömrünün ışıkları solacak, hayatının perdesi çekilecek,
senin de kıyametin kopucak..
dudaklarında donucak gülüşün güneşi,
zaman uçurumun olucak..
gelen günün güneşi sana doğmayacak..
unutulacaksın..
ve hatta unutulduğun bile unutulacak..
ismin anılmayacak orda burda..
kimse yolunu gözlemeyecek...
üzerinden bütün ışıklar çekilecek ve seninde akşamın olucak...
şimdi akşam,
gün akşamlıdır.. unutma!
ölmeden önce bil öleceğini ki yaşatıldığını farkedesin,
herkesin senden uzak duracağı ölüm anını hatırla ki ,
sen de şimdi herkesten ve herşeyden uzaklaşıp Rabbine yanaşasın,
seni sen yokken de bilen Rabbin sen öldükten sonra da bilecek elbet,
herkesin unuttuğu yerde seni bir o hatırlayacak..
ömrünün gecesinde güneşi sana yalnız o getirecek..
hatırını yalnız o bilecek..
şimdi akşam.. sen de onu an şimdi.. sen de onun hatırına var secdeye..
şimdi akşam ve şimdi akşam namazı vakti..
vakit yatsı..
gün çoktan öldü.,
güneş ışıklarını topladı
şimdi gece hükmediyor aleme
güneşin saltanatı bitti
ışıklar tükendi ufuklarda
renkler ellerini çekti eşyadan..
gül soldu..
gün soldu..
göğe yöneldi gözler, bakışlar karanlığa bulandı,
şimdi hatırla ki;sen de unutuşun o kara gecesine yuvarlanacaksın...
sadece adın kalacak geriye,
belki bir mezar taşı hatırlaycak seni..
belki o da unutacak...
düşün ki unutuşun koyu karanlığı çökmüş üzerine..
yokluğuna çoktan alışılmış..
unutuluşun hepten kanıksanmış..
kimsenin özlediği bile değilsin artık...
gece.. gece.. gece..
sabaha çok var..
ışık uzaklarda..
yokluğun gecesinde adın bile unutulmuşken,kimden medet umarsın sor kendine..
kim sana hiç yoktan hayat vermişse,
kurumuş kemikleri toplayıp dirilten de O elbette..
hiç akşamı olmayan bir sabaha uyanmak üzere girdin ölümün gecesine..
kendine söylesene,söyle kendine..
söyle kendine ki;çoklarının seni unuttuğu bu gece,
herkesi unutup sen de O'nu hatırla..
söyle kendine ki;çoklarının ışıklara kanıp,sahte renklerin kuyularına daldığı bu gece
Rabb'ini an.. Rabb'ine kan.. Rabb'ine uyan..
şimdi yatsı vakti ve şimdi yatsı namazı vakti..
ufukta günün kızıl çiçeği açmak üzere şimdi,
zamanın rahmine sabahın nutfesi düştü az önce,
gecenin karasında saklı ışıktan tohumlar başlarını uzattı şimdi
hatırla ki sen de birzamanlar yokluğun karanlığında yitiktin..
unutulmuşluk toprağında gömülü bir tohumdun..
kimsenin adını bilmediği,hatrını saymadığı bir yetimdin..
senin de varlığının şafağı söktü yıllar önce..
unutulmuşluğun dipsiz kuyusundan çıkarıldın,
ana rahmine bir küçük damlacık olarak tutundun,
varlığından haberdar değildi sevdiklerin
hatırlanmaya değer bir şey bile değildin..
şimdi hatırla ki unutulmuşluğun toprağında Rabb'in seni unutmadı..
Rabb'in seni sahipsiz de bırakmadı..
Rabb'in seni yokluk gecesinden varlık ufkuna eriştirdi,
taze bir bahar gibi gün yüzüne çıkardı bedenini,
ete kemiğe büründü ruhun,
gülden tebessümler giydirdi yüzüne..
şimdi seher vakti..
göz kapaklarının ardından kaç!
sıyrıl göz kapaklarının ardından!!
gafletin gecesinden uyan!!
aç gözlerini sehere!
aç kalbini rabbine..
uyan.. uyan ve an seni hiç unutmayan Rabb'ini..
güneş ufukta yükselmeden,sen dualar ufkuna yüksel..
herkes unutsa bile seni unutmayan rabbini,
herkesin O'nu unuttuğu anda ananlardan ol,
haydi kalk..kalk ve miracına eşlik et En Sevgili'nin..
şimdi sabah..
şimdi sabah namazı vakti..
vakit öğle..
gün ortası,
dünya telaşındasın..
işler yoğun..
yarım kalmış ne kadar çok iş var..
sanki sensiz yürümüyor hiçbirşey..
sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak..
belki hiç başlamayacak ne kadar çok vazgeçilmezin var..
ne kadar da vazgeçilmezsin..
vakit öğle,
güneş göğün en yüksek yerinde,
tıpkı gençliğin gibi..
şimdi gün de bir delikanlı, heyecanlı ve telaşlı,
sanki hiç bitmeyecek gibi sanki hiç akşam olmayacakmış gibi..
vakit öğle..
okadar gürültü var ki ortalıkta,
kalbinin sesini duyamıyorsun bile..
ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör omak üzeresin..
telaşların arasından sıyrıl şimdi!
yer ayır ruhuna..
ebedi sukunete hazırla kendini..
sonsuzluğa bitiştir kalbini..
secdeye değdir alnını.. çünkü vakit öğle ve şimdi öğle namazı vakti...
vakit ikindi..
gün ihtiyarladı,
güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne,
zaman ırmağı ikindinin çağlayanından dökülüyor şimdi,.
ayrılığı söylüyor hece hece...
hüzün renkli bulutlar sardı göğü,
zevale doğru akıyor ışıklar,
devriliyor zaman,
hatırla ki sen de şimdi bir ömrün ikindisine doğru yürüyorsun,
tenin soluyor,gözlerinin feri çekiliyor,
yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlanıyorsun,
öbür kıyısındasın artık nehrin..
bundan sonra vaadi yok sana zamanın,
bundan sonra yeni bir vaadi yok sana hayatın..
yokuş aşağı akıyor kalbin,
şimdi vakit ikindi..
kalbini kanatıyor kuru gül yaprakları,
tutnacak dal arıyor gibisin zamana karşı,
zamanın hükmü ağırlaşıyor üzerinde,
gün daha kısa geliyor artık..
yemin olsun ki ikindi vaktine hüsrandadır insan şimdi anlıyorsun..
yokuş aşağı akıyorsun dalından kopuyorsun,
hoyrat bir rüzgar artık zaman..
geriye kalan ancak iman,şimdi ikindi vakti,secdeye koy alnını eğil zamanın sahibinin önünde,ona konuş..
onunla konuş..
fısılda dualarını
sonsuzluğa tutun hece hece..
şimdi vakit ikindi,
şimdi ikindi namazı vakti..
vakit akşam
gün ölmek üzere,
güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden,
kızılca kıyameti kopuyor dünyanın,
kara kefenini giyiniyor gün,
gülün rengi soluyor,
eşyanın cezbesi bitiveriyor,
hatırla ki senin de akşamın olacak bir gün,...
ömrünün ışıkları solacak, hayatının perdesi çekilecek,
senin de kıyametin kopucak..
dudaklarında donucak gülüşün güneşi,
zaman uçurumun olucak..
gelen günün güneşi sana doğmayacak..
unutulacaksın..
ve hatta unutulduğun bile unutulacak..
ismin anılmayacak orda burda..
kimse yolunu gözlemeyecek...
üzerinden bütün ışıklar çekilecek ve seninde akşamın olucak...
şimdi akşam,
gün akşamlıdır.. unutma!
ölmeden önce bil öleceğini ki yaşatıldığını farkedesin,
herkesin senden uzak duracağı ölüm anını hatırla ki ,
sen de şimdi herkesten ve herşeyden uzaklaşıp Rabbine yanaşasın,
seni sen yokken de bilen Rabbin sen öldükten sonra da bilecek elbet,
herkesin unuttuğu yerde seni bir o hatırlayacak..
ömrünün gecesinde güneşi sana yalnız o getirecek..
hatırını yalnız o bilecek..
şimdi akşam.. sen de onu an şimdi.. sen de onun hatırına var secdeye..
şimdi akşam ve şimdi akşam namazı vakti..
vakit yatsı..
gün çoktan öldü.,
güneş ışıklarını topladı
şimdi gece hükmediyor aleme
güneşin saltanatı bitti
ışıklar tükendi ufuklarda
renkler ellerini çekti eşyadan..
gül soldu..
gün soldu..
göğe yöneldi gözler, bakışlar karanlığa bulandı,
şimdi hatırla ki;sen de unutuşun o kara gecesine yuvarlanacaksın...
sadece adın kalacak geriye,
belki bir mezar taşı hatırlaycak seni..
belki o da unutacak...
düşün ki unutuşun koyu karanlığı çökmüş üzerine..
yokluğuna çoktan alışılmış..
unutuluşun hepten kanıksanmış..
kimsenin özlediği bile değilsin artık...
gece.. gece.. gece..
sabaha çok var..
ışık uzaklarda..
yokluğun gecesinde adın bile unutulmuşken,kimden medet umarsın sor kendine..
kim sana hiç yoktan hayat vermişse,
kurumuş kemikleri toplayıp dirilten de O elbette..
hiç akşamı olmayan bir sabaha uyanmak üzere girdin ölümün gecesine..
kendine söylesene,söyle kendine..
söyle kendine ki;çoklarının seni unuttuğu bu gece,
herkesi unutup sen de O'nu hatırla..
söyle kendine ki;çoklarının ışıklara kanıp,sahte renklerin kuyularına daldığı bu gece
Rabb'ini an.. Rabb'ine kan.. Rabb'ine uyan..
şimdi yatsı vakti ve şimdi yatsı namazı vakti..