Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

zekaikc

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Şub 2011
Mesajlar
1,411
Aldığı Beğeniler
6
Takım
Beşiktaş
Hatice ÇALIŞ kaleme aldı, Semerkand Aile Dergisi ANNE BABA TUTUMLARI bölümünde yayınlandı.

1,5 yaşındaki Zeynep Pepee’ye bayılıyordu. Pepee başladığı zaman adeta evde hayat duruyor, annesi de ortalama yarım saatlik bir nefes alma şansına sahip oluyordu. Eğitici unsurlarla desteklenen çizgi filmin, Zeynep üzerinde olumlu etkisi olduğunu düşünüyordu annesi. Pepee’nin nakaratında “on” sayısını tekrar ettiği şarkısını dinlerken Zeynep’in de “on” diye bağırdığını duyan annesi bu düşüncesinde haklı olduğu kanaatine vardı. Zeynep’in annesi gibi pek çok anne baba çizgi filmler sayesinde çocuklarının çok sayıda kelime öğrendiğini düşünüyor. Ancak uzmanlar ne kadar eğitici, nitelikli ve faydalı ögeler barındırsa da televizyonun çocuğun dil gelişimine katkı sağlamadığını, hatta çocuğu pasif izleyici konumuna soktuğu için bu süreci baltaladığını düşünuüyor.

TELEVİZYONUN DİLE KATKISI ALDATICIDIR

Televizyonun çocuğa sağlayacağı katkının çok sınırlı ve aldatıcı olduğuna dikkat çeken Dil ve Konuşma Terapisti Ayşe Nezihe Yıldız’a göre “İlk 6 ay televizyon izlerken yeni şeyler öğrenen çocuğunuz adına sevinir ve eğitici kanalları izlemesi için teşvik dahi edebilirsiniz. Bu kısa sürenin ardından aslında televizyondaki malzemelerin hep kendini tekrarladığını, çocuğu etkisiz bir konumda sadece izleyen ve her verileni alan durumuna soktuğunu fark edebilirsiniz. Tv interaktif yani iletişimin olduğu bir araç değildir. Çocuğunuz ekranda gördüklerini işleme, üzerinde konuşma, aldığı malzemeden başka bir şey üretme imkanına sahip değildir.”

TELEVİZYONU KAPATIP ÇOCUĞUNUZU KARŞINIZA ALIN

Çocuğun televizyondan öğreneceği kelimelerin çok daha fazlasını aileler birlikte vakit geçirerek, çocukla bol bol sohbet ederek, ona nesneleri tanıtarak kazandırabilirler. Bunun için önce televizyonu kapatıp çocuğunuzu karşınıza almalısınız. İlk zamanlar çocuğunuzla konuşurken iş hep size düşer. Sürekli anlatan ama hiç karşılık almayan bir durumda bulabilirsiniz kendinizi.

Ancak bu süreçte çocuğunuzun sizi gözlemlediğini unutmamalısınız. Emeğinizin karşılığını zamanla alacaksınız. Çünkü çocuğunuz bu suskunluk aşamasında sizin davranışlarınızı kaydetmekle meşguldür. Kaydettiklerini ummadığınız bir anda size gösterecektir. Mesela her öğu¨nde söylediğiniz “Haydi yemek yiyelim, tamam mı?” cümlesi, çocuğunuzun “tamam” demeyi öğrenmesini ve bir gün size pat diye “Kamam” cevabını vermesini sağlar büyük olasılıkla. Memek/yemek, adi/haydi gibi kelimeleri de tercih edebilir tabii.

BIKMADAN USANMADAN KONUŞUN ÇOCUĞUNUZLA

Bunlar bebeklik dönemi için geçerli olan durumlar. Daha büyük yaştaki çocuklar da benzer şekilde anne babalarının ilgileri sayesinde hem düzgün konuşmaya alışır hem de farklı ve yeni kelimeler öğrenirler. Sağlıklı bir dil gelişimi için anne babaların çocukları boş bırakmaması ve sabırla konuşması gerektiğini belirten Ayşe Nezihe Yıldız, çocukların dil gelişimi süreci hakkında şu bilgileri veriyor: “Anne babalar bıkmadan usanmadan çocukla konuşmalı. Çocuklar tekrarı severler. Ebeveynler ise uzun süre geri dönüşüm alamadıkları çocukları ile konuşmayı azaltıp zaman zaman daha sessizleşebilirler. Oysa dil iki alanda kendine yer bulur; alıcı dil gelişimi ve ifade edici dil gelişimi. Alıcı dil çocuğun duyarak, tecrübe ederek zihninde biriktirdiği bir dil gelişim sürecidir. Yani bir bekleme ve hazırlık evresidir, tekrara dayanır ve çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Çocuk alıcı dil boyutunda belli bir seviyeye ulaşınca üretmeye, yani ifade edici dil becerilerini ortaya koymaya başlar. Bu yüzden aileler sabırla çocuğa her an, her fırsatta, hemen karşılık beklemeden, onun seviyesine göre izahat vermeli, nesneleri tanıtmalı, düzgün cümleler kurmalı ve iyi birer konuşma örneği sergilemelidirler.”

DİL GELİŞİMİ HANGİ FAKTÖRLERDEN ETKİLENİR?
AYŞE NEZİHE YILDIZ

Cinsiyet: Kız çocuklarının dil gelişimi daha hızlıdır ve dil ve konuşma bozukluklarının neredeyse tamamında erkek çocukların oranı kızlara göre yüksektir. Aile: Genel olarak ailenin yapısı, sosyo-ekonomik durumu, ebeveynlerin eğitim seviyesi ve kültürel birikimi çocuğun sadece dil değil, tüm gelişimini etkiler. Ailenin her bir bireyi, çocuk için ayrı bir rol modeldir. Ailenin sağlıklı bir yapıya sahip olması dil gelişimindeki sorunların da çözümünde büyük rol oynar.

Aile özelinde ise annenin birikimi çocuğa direkt etki eden bir faktördür. Anne kilit roldedir ve konuşma bozuklukları için yapılan seanslar boyunca en önemli muhataptır. Anne ile geçirilen zamanın niteliği, annenin çabası, çocuk ve annenin ilişkisi çok önemlidir.

Çevre: Çocuğun içinde bulunduğu ortam, yaşadığı mekan, imkanları, komşuluktan tutun dahil olduğu sosyal gruplara ve sülaleye kadar her şey büyümekte olan birey üzerinde etkilidir.

semerkand aile dergisine ulaşmak için size en yakın semerkand mağazası

http://www.serhaber.com/bolgeler.aspx
 
Üst Alt