Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Hz. İbrâhim'in (aleyhisselâm) rüyâsı üç gece tekrar etti.

Birincisi Terviye gecesi ki, bir ses ona:

Cenâb-ı Hak oğlunu (İsmâili) boğazlamanı emrediyor, demişti.

İbrâhim aleyhisselâm sabaha çıkınca bunun Allahtan mı, şeytandan mı geldiğinde tereddüt etti. Akşam oldu, yine aynı ses aynı emri verdi. O vakit anladı ki, bu rüya Haktandır.

Üçüncü akşam da bu tekerrür etmişti. Artık kanaati büsbütün sağlamlaştı. Bu üç güne sırasıyla, Terviye, Arefe, Nahr denilmesi bundandır. Terviye tereddüt demektir. Tereddüdün ardından ise, gelen emrin Cenâb-ı Haktan olduğunu bildi (Arefe) ve boğazlamaya (Nahr) karar verdi.

Bilindiği üzere kurban edilmek istenen zât, İsmâil aleyhisselâmdır. Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.), Enebnüzebîhayn yani, ben iki kurbanlık zâtın oğluyum, buyurmuşlardır. Bunlardan biri ceddi İsmâil aleyhisselâm, diğeri de babaları Hz. Abdullahtır. Peygamber Efendimizin dedeleri Abdülmuttalib, Zemzem kuyusunun kazılması tamamlanır yahut on oğula sahip olursa, bunlardan birini boğazlamayı nezretmişti.

Ne zaman ki her iki dileği de hâsıl oldu, kura çekti. Boğazlanma işi, oğlu Hz. Abdullâha isâbet etti. O zamanın eşraf ve ulemâsı kendisini bundan vaz geçirmeye çalıştılar. Nihâyet yüz deve kurban etmek suretiyle nezri yerine gelmiş oldu. İsmâil aleyhisselâmın kurban edilme keyfiyeti de Mekkede vâki olmuş, kesilen koçun boynuzları Kabede asılı iken, Haccac bin Zübeyr muhârebeleri esnasında yanmıştır.
***

TEŞRİK TEKBİRLERİNİ UNUTMAYALIM

Teşrik tekbiri, teşrik günlerinde alınan tekbir demektir. Mükellef olan her Müslümana vâciptir. Teşrik tekbirleri hakkında Kuran-ı Kerimde, Belli günlerde Allâhı zikrediniz (S. Bakara, 184) buyrulmuştur.

Zilhiccenin 9uncu günü arefedir. Arefe günü sabah namazından başlayarak beşinci günün ki, zilhiccenin 13üncü, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar her farzın arkasından Allâhü ekber, Allâhü ekber. Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber ve lillâhil-hamd denilerek tekbir alınır. Toplam 23 vakit eder.

Tekbir getirirken ara verilmemelidir. Sol tarafa selâm verildikten sonra, daha yerinden kalkmadan, mescidden çıkmadan ve dünya kelâmı konuşmadan tekbir getirmek lâzımdır.

Teşrik tekbirini almakta; münferid (namazını yalnız kılan), imam, cemaat, mukim, müsâfir, kadın, erkek, herkes aynıdır.

Namazın başından imama yetişemeyen kimse de, lâhık gibi yetişemediği rekatleri kazâ edip selâm verdikten sonra bu tekbiri alır. Şayet tekbiri imamla birlikte alıp, sonra namazdan yetişemediği kısmı kazâya kalksa, namazı bozulmaz.
***

N Ü K T E

SAADET VE SELAMETİN ESASI NEDİR?

Şâir Hersekli Ârif Hikmet Bey (1839-1903) şöyle demiştir:

Pek çok yere seyahat ettim. Birçok ülke gezdim. Her tarîkati-tasavvufu her mesleği tanıma fırsatı buldum. Çok para harcadım. Yedim içtim. Dünyanın acısına-tatlısına şâhit oldum. Saâdetin-mutluluğun esası olarak şu dört şeyi gördüm:

1. Sağlık ve âfiyet,

2. Hesâbını-kitâbını bilmek,

3. Güzel ahlâk,

4. Kalbi Allâhın zikriyle meşgul etmek...
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
ALLAH celle cealluhu razı olsun
RABBİM amil olmamızı nasip eylesin
 
Üst Alt