- Üyelik Tarihi
- 17 Eki 2008
- Mesajlar
- 88
- Aldığı Beğeniler
- 1
Hz. Dürre (r.anha)
Üzmüşlerdi Dürre’yi(r.anha).Zira o Ebu Leheb’in kızıydı.Oysa hangi toprakta biterse bitsin o günebakanlar gibi Rasulullah’a (s.a.v) dönerdi yüzünü.Uzaklardan, yaban ellerden anardı onu.Uçurum kıyısında da açsa gül güldü. Ve kardelenler kışın açardı.
*****
Kardelenler kışın açar. Üşüyorsan kendinden bil, niçin kışın açarsın diyeceğine. Üzmüşlerdi Dürre’yi (Allah ondan razı olsun) “Senin hicretin neye yarar ki?”
Allah Rasulü’ne (selamların en güzeli onun üzerine olsun)akrabayım. Lakin nasıl akrabalık Rabbim? Düşman evladına bu kadar zulmedilir. Utanırım. Sabahlara kadar diken taşırdı annem yollarına dökmek, onu incitmek için. Beni karnında taşıyan. Kapısının önünü kirletirdi babam. Baba yarısıyken ol Rasul’e (s.a.v).Sen kınadın onları kınamaların en büyüğüyle. Ben de kınarım. Gelmiş geçmiş tüm insanlar kınar. Zaman kınar. Allah Rasulü (s.a.v) insanlar arasında dolaşır da onları kötülükten iyiliğe, karanlıktan aydınlığa çıkarırdı. Zulümden adalete. Bizler çokta kaybolmuştuk da o bizi tek olana çağırırdı. Ardınca biri yürür; “inanmayın ona” derdi. “İnanmayın zira o bir büyücü. Babayla oğlun arasını açar, kardeşi kardeşe düşman eder.” O benim babamdır. O Ebu Leheb’tir. Bir gün Allah Rasulü (s.a.v) bir tepeye çıkmış ve “Şu tepenin ardında üzerimize gelmekte olan bir düşman ordusu var desem bana inanır mısınız?” diye sormuştu. “Evet, inanırız” dediler. Allah Rasulü (s.a.v) “ O halde ben sizi şiddetli bir azaba karşı uyarıyorum” deyince babam “ Bizi bunun için mi çağırdın? Elin kurusun senin” dedi. Sen de Rabbim “Senin elin kurusun” dedin. Şüphesiz ki onun dediği olmaz lakin senin dediğin olur. Ol dersin olur.
“Ebu Leheb’in iki eli kurusun! Kurudu da. Ona malı ve kazancı fayda vermedi. Alevli ateşe girecektir. Karısı da boynun da bükülmüş bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır.” (Tebbet Suresi)
Üzmüşlerdi Dürre’yi(r.anha).Zira o Ebu Leheb’in kızıydı.Oysa hangi toprakta biterse bitsin o günebakanlar gibi Rasulullah’a (s.a.v) dönerdi yüzünü.Uzaklardan, yaban ellerden anardı onu.Uçurum kıyısında da açsa gül güldü. Ve kardelenler kışın açardı.
*****
Kardelenler kışın açar. Üşüyorsan kendinden bil, niçin kışın açarsın diyeceğine. Üzmüşlerdi Dürre’yi (Allah ondan razı olsun) “Senin hicretin neye yarar ki?”
Allah Rasulü’ne (selamların en güzeli onun üzerine olsun)akrabayım. Lakin nasıl akrabalık Rabbim? Düşman evladına bu kadar zulmedilir. Utanırım. Sabahlara kadar diken taşırdı annem yollarına dökmek, onu incitmek için. Beni karnında taşıyan. Kapısının önünü kirletirdi babam. Baba yarısıyken ol Rasul’e (s.a.v).Sen kınadın onları kınamaların en büyüğüyle. Ben de kınarım. Gelmiş geçmiş tüm insanlar kınar. Zaman kınar. Allah Rasulü (s.a.v) insanlar arasında dolaşır da onları kötülükten iyiliğe, karanlıktan aydınlığa çıkarırdı. Zulümden adalete. Bizler çokta kaybolmuştuk da o bizi tek olana çağırırdı. Ardınca biri yürür; “inanmayın ona” derdi. “İnanmayın zira o bir büyücü. Babayla oğlun arasını açar, kardeşi kardeşe düşman eder.” O benim babamdır. O Ebu Leheb’tir. Bir gün Allah Rasulü (s.a.v) bir tepeye çıkmış ve “Şu tepenin ardında üzerimize gelmekte olan bir düşman ordusu var desem bana inanır mısınız?” diye sormuştu. “Evet, inanırız” dediler. Allah Rasulü (s.a.v) “ O halde ben sizi şiddetli bir azaba karşı uyarıyorum” deyince babam “ Bizi bunun için mi çağırdın? Elin kurusun senin” dedi. Sen de Rabbim “Senin elin kurusun” dedin. Şüphesiz ki onun dediği olmaz lakin senin dediğin olur. Ol dersin olur.
“Ebu Leheb’in iki eli kurusun! Kurudu da. Ona malı ve kazancı fayda vermedi. Alevli ateşe girecektir. Karısı da boynun da bükülmüş bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır.” (Tebbet Suresi)