Kıymetli Fzehra kardeşim, bir önceki sayfadaki verdiğiniz cevap ve konu eklentisine katkınızdan dolayı teşekkür ederim.:G: Rabbim bu konuda nefsine yenik düşen bacılarımıza şuur nasip eylesin..
_
_
_
Değerli Hazan Mevsimi Kardeşim, resimdeki bayana dikkat ederseniz yüz hattının belli olmadığını sadece konuyla alakalı olması hasebiyle konulduğunu anlarsınız. Bugün medyada binlerce konunun içerisine örnek resimler konulduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Konunun örneklem açısından desteklenmesi için bu resimin durmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Yalnız takdir yine forum yöneticilerinindir.
Ve bir hatırlatma olarak:
İnsanın güzelliği dışından ziyâde, ruh güzelliği iledir. Neticede dış güzellik, birgün yok olacak; ama hayâ, imân ve takvâ güzelliği ebediyyen bizimle kalacaktır. Bu yüzden sadece dış güzelliğe ihtimam göstererek, iç güzellik ihmal edilmemelidir. Hem müennes hem müzekkerler için.. bayan/erkek
Rabbim tüm bayan kardeşlerimin yardımcısı olsun. Üç günlük dünyanın fânî zevklerine aldanmayan, bu âlemdeki fânîlerin iltifatlarına kanmayıp, rızasını kazanan ve ebedî olarak cennet elbiseleri ile mükafatlanan kullarından eylesin. aminn..
Acısını her geçen gün hissettiğim bir iç sızısını yazmışsınız. Bu yazınızdan dolayı teşekkür ediyorum.
Şu hususu da hatırlatmakta fayda görüyorum, müslüman kadınların modern dünya kadınlarına dönüştüğü gerçeği yadsınamaz.. Lakin şunu unutmamak lazım, kadın erkeğin, erkek kadının örtüsü ve koruyucusudur. Ben de kadınlarımız dışında ya da kadınlarımızla beraber erkeklerimizin de şuurunu yitirdiği gibi bir düşünce ağır basıyor.
İslam der ki erkek yaratılış itibariyle kadından farklıdır, üstündür.. üstünlüğünün sebebi, onun Allah katındaki üstünlüğü değildir.. yaratılış itibari ile güçlüdür, otoriterdir, bu yüzden de kadından üstünlüğü vardır. (Takva yönü ile de kim daha çok takvalı ise o üstündür.) Kadınlarımızın örtüsüne ya da giyinişine bir erkek (eş ya da baba) müdahale edemiyorsa, kadın bu alanının neresinde durmak isterse orasında durur. Tesettürün bu kadar basitleşmesine sebep erkeklerimizin, "ben yanımda geniş kıyafetli, uzun başörtülü biri istemiyorum, eşim şık olmalı" düşüncesidir. Zira çokca karşılaşıyoruz ki, erkeklerimiz artık (takva ehli diye bildiğimiz) çalışan, başını açıp açmaması önemli olmayan, fiziği güzel v.s. kadınlar arıyor. Bunu da geçim derdi gibi bir sebebe bağlamaktan çekinmiyor.
Bu konu gerçekten iç yarası. Müslüman kadınların varolamadığı kendini benimsetemediği bir alan başörtüsü. Eee, benimsemiyorlarsa ne yapmak lazım, tabi ki biraz da onlar gibi olmak. Birilerinden farklı olmak bizi zorluyor, onlara öykünmekse bize kolay geliyor ve bu durumdan dolayı hoşnut oluyoruz. Bu yüzden pardösülü bir annenin yanında mini etekli bir kız görmeniz münkün oluyor. Ya da daha neler neler. Kendi iç dinamiklerimizi farkedemediğimiz sürece.. başörtüsü alanı genişleyecek ve yanlış yollara saptırılacak bir araç olarak duracak karşımızda.
Eğer batının yüz kızartıcı açıklığından, doğunun gizemli dünyasına geçebilirsek, örtünmenin (başörtüsü değil sadece) amaç, güzelliğin ise asıl olarak içte olduğunu bilirsek, o zaman modern dünya kadınlarına uymaktansa kendi tesettür algımızı oluştururuz. Modacılardan ve onların tasarladığı (sanki onlar bizim efendimiz ve biz onların "kul"uyuz) ucube şeylerden kurtuluruz. Bu konuda başı açıklarda en az başörtülüler kadar zor durumdadır eminim.