Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Bu bayan kardeşimizin resminin kaldırılmasını rica ediyorum
Evet giyim tarzı yanlış olabilir ama hepimizin yanlışları yokmu ?
bu yanlışları söylerken kişileri rencide etmeyelim
 

BirKuL

¤ LamElif ¤
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
37
Aldığı Beğeniler
0
Kıymetli Fzehra kardeşim, bir önceki sayfadaki verdiğiniz cevap ve konu eklentisine katkınızdan dolayı teşekkür ederim.:G: Rabbim bu konuda nefsine yenik düşen bacılarımıza şuur nasip eylesin..
_
_
_

Bu bayan kardeşimizin resminin kaldırılmasını rica ediyorum
Evet giyim tarzı yanlış olabilir ama hepimizin yanlışları yokmu ?
bu yanlışları söylerken kişileri rencide etmeyelim

Değerli Hazan Mevsimi Kardeşim, resimdeki bayana dikkat ederseniz yüz hattının belli olmadığını sadece konuyla alakalı olması hasebiyle konulduğunu anlarsınız. Bugün medyada binlerce konunun içerisine örnek resimler konulduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Konunun örneklem açısından desteklenmesi için bu resimin durmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Yalnız takdir yine forum yöneticilerinindir.

Ve bir hatırlatma olarak:

İnsanın güzelliği dışından ziyâde, ruh güzelliği iledir. Neticede dış güzellik, birgün yok olacak; ama hayâ, imân ve takvâ güzelliği ebediyyen bizimle kalacaktır. Bu yüzden sadece dış güzelliğe ihtimam göstererek, iç güzellik ihmal edilmemelidir. Hem müennes hem müzekkerler için.. bayan/erkek

Rabbim tüm bayan kardeşlerimin yardımcısı olsun. Üç günlük dünyanın fânî zevklerine aldanmayan, bu âlemdeki fânîlerin iltifatlarına kanmayıp, rızasını kazanan ve ebedî olarak cennet elbiseleri ile mükafatlanan kullarından eylesin. aminn..
 

Infanta

Mim
 
Üyelik Tarihi
26 Ara 2008
Mesajlar
43
Aldığı Beğeniler
0
Kıymetli Fzehra kardeşim, bir önceki sayfadaki verdiğiniz cevap ve konu eklentisine katkınızdan dolayı teşekkür ederim.:G: Rabbim bu konuda nefsine yenik düşen bacılarımıza şuur nasip eylesin..
_
_
_


Değerli Hazan Mevsimi Kardeşim, resimdeki bayana dikkat ederseniz yüz hattının belli olmadığını sadece konuyla alakalı olması hasebiyle konulduğunu anlarsınız. Bugün medyada binlerce konunun içerisine örnek resimler konulduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Konunun örneklem açısından desteklenmesi için bu resimin durmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Yalnız takdir yine forum yöneticilerinindir.

Ve bir hatırlatma olarak:

İnsanın güzelliği dışından ziyâde, ruh güzelliği iledir. Neticede dış güzellik, birgün yok olacak; ama hayâ, imân ve takvâ güzelliği ebediyyen bizimle kalacaktır. Bu yüzden sadece dış güzelliğe ihtimam göstererek, iç güzellik ihmal edilmemelidir. Hem müennes hem müzekkerler için.. bayan/erkek

Rabbim tüm bayan kardeşlerimin yardımcısı olsun. Üç günlük dünyanın fânî zevklerine aldanmayan, bu âlemdeki fânîlerin iltifatlarına kanmayıp, rızasını kazanan ve ebedî olarak cennet elbiseleri ile mükafatlanan kullarından eylesin. aminn..


Acısını her geçen gün hissettiğim bir iç sızısını yazmışsınız. Bu yazınızdan dolayı teşekkür ediyorum.

Şu hususu da hatırlatmakta fayda görüyorum, müslüman kadınların modern dünya kadınlarına dönüştüğü gerçeği yadsınamaz.. Lakin şunu unutmamak lazım, kadın erkeğin, erkek kadının örtüsü ve koruyucusudur. Ben de kadınlarımız dışında ya da kadınlarımızla beraber erkeklerimizin de şuurunu yitirdiği gibi bir düşünce ağır basıyor.

İslam der ki erkek yaratılış itibariyle kadından farklıdır, üstündür.. üstünlüğünün sebebi, onun Allah katındaki üstünlüğü değildir.. yaratılış itibari ile güçlüdür, otoriterdir, bu yüzden de kadından üstünlüğü vardır. (Takva yönü ile de kim daha çok takvalı ise o üstündür.) Kadınlarımızın örtüsüne ya da giyinişine bir erkek (eş ya da baba) müdahale edemiyorsa, kadın bu alanının neresinde durmak isterse orasında durur. Tesettürün bu kadar basitleşmesine sebep erkeklerimizin, "ben yanımda geniş kıyafetli, uzun başörtülü biri istemiyorum, eşim şık olmalı" düşüncesidir. Zira çokca karşılaşıyoruz ki, erkeklerimiz artık (takva ehli diye bildiğimiz) çalışan, başını açıp açmaması önemli olmayan, fiziği güzel v.s. kadınlar arıyor. Bunu da geçim derdi gibi bir sebebe bağlamaktan çekinmiyor.

Bu konu gerçekten iç yarası. Müslüman kadınların varolamadığı kendini benimsetemediği bir alan başörtüsü. Eee, benimsemiyorlarsa ne yapmak lazım, tabi ki biraz da onlar gibi olmak. Birilerinden farklı olmak bizi zorluyor, onlara öykünmekse bize kolay geliyor ve bu durumdan dolayı hoşnut oluyoruz. Bu yüzden pardösülü bir annenin yanında mini etekli bir kız görmeniz münkün oluyor. Ya da daha neler neler. Kendi iç dinamiklerimizi farkedemediğimiz sürece.. başörtüsü alanı genişleyecek ve yanlış yollara saptırılacak bir araç olarak duracak karşımızda.

Eğer batının yüz kızartıcı açıklığından, doğunun gizemli dünyasına geçebilirsek, örtünmenin (başörtüsü değil sadece) amaç, güzelliğin ise asıl olarak içte olduğunu bilirsek, o zaman modern dünya kadınlarına uymaktansa kendi tesettür algımızı oluştururuz. Modacılardan ve onların tasarladığı (sanki onlar bizim efendimiz ve biz onların "kul"uyuz) ucube şeylerden kurtuluruz. Bu konuda başı açıklarda en az başörtülüler kadar zor durumdadır eminim.
 

engin.

... Bir_Katre ...
 
Üyelik Tarihi
18 May 2008
Mesajlar
2,384
Aldığı Beğeniler
67
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
ALLAH (C.C) 'ın ayetlerinden birini bile inkar etmek ALLAH korusun dinden çıkmaya sebep olabilir. Kapalı olmayan kardeşlerimizde en azından yaptıklarının yanlış olduğunu kabul etmeleri ve doğruya yaklaşmaları için dua etmeleri gerektiğini anlamalılar. Kapalı kardeşlerimizde başlarının üstünde ALLAH'ın emrini taşıdıklarını unutmamalılar. Sahtekar kaynıyo ortalık ALLAH bize gerçeği görüp anlamayı nasip etsin inşaallah.
 

gayeretli_42

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Kas 2007
Mesajlar
28
Aldığı Beğeniler
1
Günümüz İslam Alimlerinden ve ayrıca İlahiyat Fakültesi mezunu ve Hafız olan Mustafa Sağ'ın İslam'da Baş Örtmek var mıdır?adlı kitabını okusaydınız herhalde böyle düşünmezdiniz.Bu kitapta ayetlerde geçen başörtüsü diye iddia edilen şeylerin aslında başörtüsü değil,göğüs örtüsü anlamında zikredildiğini ve başörtüsünün 20.yy.ın başlarına kadar islam toplumunda mevcut olmadığını Osmanlı'da 2.Abdülhamid dönemlerinde yeni yeni zuhur ettiğini,hatta bu durumun toplumun can ve mal emniyetine zarar verdiği yönünde Abdülhamid'e şikayet ve ihbarlarda bulunulduğu,dini bir kıyafet süsü verilerek bazı insanların bu kisve altında hırsızlıklar yaptığı ve şahitlerin bunların yüzleri kapalı olduğu için onların şeklini şemailini tarif edemediklerini bu durumların da onların yakalanmaları konusunda zaptiyelerin işlerini güçleştirdiği ve toplumun asayişinin tehlikeye girdiği yönünde ihbarlar geldiği bunları gerekçe göstererek Sultan 2.Abdülhamid'in yüzlerin ve başın,cinsiyeti ve şekli belli olmayacak şekilde kapatılmasını ve o şekilde sokağa çıkmayı 2 nisan 1892 tarihinde bir fermanla(İradei Dâhiliye, Nu. 99887,Yıldız Saray-ı Hümâyûnu Başkitâbet Dâiresi 5894 numaralı ferman)yasakladığı tarihçilerce de zikredilmektedir.Şimdi dindar bir padişah olarak bilinen Abdülhamid bu çarşafı yasakladığına göre bu dini bir kıyafet nasıl oluyor?.Zaten alimlerden önemli bir bölümü de örtünmeyle ilgili iddia edilen hadislerin kiminin mevzu hadis kiminin de zayıf hadis olduğu zikredilmektedir.Zaten hanefi mezhebine göre sünnet bağlayıcı değildir,sünneti terkeden günahkar bile sayılmaz.Peygamberi inkar etmek ayrı şeydir,hadisi inkar etmek veya sahih olduğunu kabul etmemek ayrı bir şeydir,onun için islam alimleri peygamberi inkar eden küfre girer,fakat hadisin sahih olduğunu kabul etmeyen ve bu yüzden o hadisle amel etmeyen günahkar bile olmaz demişlerdir.Yukarıda sayılan hadislere göre amel etmeyen veya bunun sahih olduğunu kabul etmeyip bunu bağlayıcı olarak görmeyip başını ve saçını açan müslüman kadınların günahkar olduğu nasıl iddia edilebilir.Evet sünnetin sünnet olduğunu kabul edip bunu işleyene sevap kazandırabilir,ancak sünneti terkeden günahkar bile olmaz.namazdaki sünnetlerin terkinde bile iadesinin gerekmemesi belki de bu yüzdendir.Çeşitli ayetlerde Hüküm yanızca Allah'a aittir,Allah'tan daha iyi kim hüküm verebilir gibi ayetler mevcut olduğuna göre,o halde sünnetle ayetlerin koymadığı hükümlerin üstüne hadisle hüküm konmuş olmuyor mu?Peygamberi Allah'ın tasarruf ve hükümlerine ortak etmek te bir nevi şirkten sayılmaz mı?Kur'an haşa yetersiz bir Kitap mıdır ki,yedek hükümlere ihtiyaç hasıl olsun.Bu din üstüne yeni bir hadis dini ilave etmek değil midir?Tevhid konusuna büyük önem veren bazı islam alimleri,Peygamberlerin bile hüküm koyamayacağını,hükmün yalnızca Allah'a ait olduğunu bunun aksinin ise şirk hastalıklarını doğuracağını belirtmişlerdir.Çağımızda da ayetlerin saflığından ve sadeliğinden uzaklaşılıp hatta unutulup hadislerle bir şekil islamcılığının yaygınlaşmasının Kur'an islamının değil hadis islamının egemen olduğunu bununda islam alemindeki tevhide bu yollada en büyük darbeler vurulduğunu bizim gibi müctehid alimler artık dile getirmeye başladılar.Allah o ufku geniş alimlerden razı olsun.Bu yeni ufku geniş alimler artık hadisleri yeni bir yere oturtmanın elzem hale geldiğini aksi halde islam alemindeki bu parçalanmışlığın devam edeceğini dile getiriyorlar,artık o ufku geniş alimlere göre hadislerin dindeki yeri,açıklama özelliğidir.yani Hadisler gerçekten sahih ise,sadece ayetleri açıklama aracıdırlar,yoksa yeni hüküm koyma aracı sayılamazlar.(Sahih olmayan hadislerden açıklamalar yapılması bile sakıncalıdır)herhalde bu durum büyük islam alimi imamı azam'ında ta o zaman dikkatini çekmiş olmalıki ta asırlar önce bu durumları dile getirmiş ve hadisi inkar eden küfre bile girmez,günahkar bile olmaz demiştir.Tabiki hadisleri derin anlamda deşifre edememiş bazı hocalar ayetlere hadisleri hemen yama yapmakta ve ondan da bazen onlarca hüküm çıkartmakta ve ihtilafları artırmaktadırlar(mezheplerin ve tarikatların çıkışı da bu şekilde olmuştur)haşa 40 yerinden yamalı bir pantolonmuş gibi bu şekilde davranan hocalarımızın sayısı çok fazladır,ancak onların metotları çok yanlış ve toplumu getirdikleri yer bellidir ve 400 yıldır islamın yeryüzündeki egemenliğinin elden gidip tevhidin değil,şirkin egemen olmasının aslında en büyük müsebbibidirler ki islamın egemen olması da bize göre tekrar tevhide ve Kur'ana dönmekle olacaktır.Bazıları bizi bu inanç ve fikirlerimizden dolayı harici gibi vahhabi gibi suçlasalarda gerçek kurtuluş önceliği Kur'ana vermekten geçiyor..Selam ve saygılarımla.
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
Peygamberi Allah'ın tasarruf ve hükümlerine ortak etmek te bir nevi şirkten sayılmaz mı?Kur'an haşa yetersiz bir Kitap mıdır ki,yedek hükümlere ihtiyaç hasıl olsun.

Site site dolaşıp sünnetleri gereksiz diye ilan eden belki yüzlerce kişiden biri daha..
Biz Hz. Peygamberi Allah'ın tasarruf ve hükümlerine ortak değil elçi biliriz. Asıl Peygamberi saymazsak bu şirkdir,
Kur'an her konuda yeterli bir kitap elbette, demiyor mu ki "peygamberlere iman"
bu iman "iman ettim" demeklemi kalıcak.

Andolsun ki, sizin için ve Allah'a ve ahiret gününe (Allah'a ulaşma gününe) ulaşmayı dileyen ve Allah'ı çok zikredenler için, Allah'ın Resûl'ünde güzel bir örnek vardır. (Azhab 21)

O, bizler için örnekse, bu örneklerede Sünnet denirse Kur'an-ı Kerim'le zıt düşen yeri neresi?
 

gayeretli_42

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Kas 2007
Mesajlar
28
Aldığı Beğeniler
1
nur_41 kardeşim,mevzu veya zayıf hadisleri kullanarak dine en büyük darbeyi vuranların yeterince ve fazlasıyla vurduğu halde dinde(ayetlerde) olmayan bir şeyi dinselleştirip insanları ve hatta ülkeleri bu başörtüsü problemleriyle karşı karşıya getirip bir ülkenin enerjisinin yıllarca bu dinde olmayan şeylerle meşgul edilip insanlarımıza ve ülkemize büyük zararlar verildiğini hala göremediğin için diyorsunki Kuranla zıt düşen yeri neresi diyorsun.
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
Dine çok büyük darbeler vuran mevzu ve hadisler nelerdir?
Hangi ülkeler başörtüsü yüzünden karşı karşıya gelmiştir, -ki bir ülkenin enerjisini bu yönde harcayıp meşgul edecek kadar?
Yıllardır körmüşümde haberim yok, gözlerimi açılacak :)
 

gayeretli_42

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Kas 2007
Mesajlar
28
Aldığı Beğeniler
1
Ayetlerde olmayan bir şeyi,dini bir şeymiş gibi insanlara hap gibi yutturmaya çalışmak(örneğin başörtüsü) Kur'ana da saygısızlık sayılmaz mı?Ne yani ülkemizde bu yüzden üniversitelerde başörtülü kızların lüzumsuz eylemlerini ve lüzumsuzca bazılarının okumayı bırakmalarını inkar mı ediyorsun?Onlar bu hadislere inanarak yıllarca emek verdikleri okullarını yarıda bırakıp kendilerine de zarar vermediler mi?Bu başörtüsünü problem yapmayıp okullarını tamamlamış olsalardı belki bir doktor olarak,belki bir öğretmen olarak ülkelerine hizmet etmiş olacaklardı,nice gençlerin aydınlanmalarına katkıda bulunacaklardı,ama sırf bu tür hadislere inandıkları ve bunu dinin bir emriymiş gibi algıladıkları için kendi emek verdikleri tahsillerini bile yarıda bıraktılar.Ne diyeyim Allah onlara nur versinde,kör gözlerini açsın isterim.
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
İnsanlar bu kadar mı cahil ki doğruluklarını bilmedikleri bir hadis yüzünden eğitimlerini yarıda bıraksınlar, başörtüleri yüzünden kariyerlerinden vazgeçsinler,
peki siz hiç düşünmez misiniz İnsan körü körüne iki seçenek arasında kalıp başörtüsünü seçmesinde boş bir sebep mi var
Asıl insanlar bıraksada ileride ülkelerine nice hizmetler verecek, ama başörtüleri yüzünden buna imkan verilmeyen bayanlar için sebepler ortadan kalksada,
Niye "bacımın örtüsü batmakta birilerinin gözüne"?
 
Üst Alt