- Üyelik Tarihi
- 28 Mar 2010
- Mesajlar
- 3,714
- Aldığı Beğeniler
- 44
- Takım
- Galatasaray
dizlerim titriyor ey ölüm!
sana yakın olduğumu hissettim diye..hani bağlanmıştım ya yakın olduğum toprağa -sahiplenircesine mülkümü kurmak için-
işte şimdi toprağa yapışıyor diz kapaklarım..acziyetle…mülk(üm) sanarak değil; mülk(üm)den geçerek! gerçeklerle yüz yüze gelerek! var'ımı toprak bilerek! gözlerimi toprak doyurarak....
yüreğim evcilik bitmiş! artık oyundaki sahte paralar geçmez olmuş. komşunun kızı annem değil artık; komşunun oğlu bana sakızlar alan abim değil! dizimin üzeride salladığım bez bebek yok artık. dilediğimi nazlanarak da olsa yapan merhametimi bekleyen bir kardeşçiğim de yok!
yüreğim!
oyun bitmiş! seni bir seven de yok; o da gitmiş!
senin sevdiğini iddia ettiğin yar da yok;
toprak yar'in olmayı dilermiş...
tek kalan yalnızlığın olmuş dünyada; onu sevsene…onu kaybetmesene…
yüreğim!
tek dostun yalnızlığını hatırlatan ” toprak” kalmış;
onu mekanın bilsene!
....
toprak!
sana sığınacağımı hayal ederek yaşamamıştım ben. hayallerim sana karıştı kumlarının arasında bir şeyleri arar dururum ayın ışığında. bazen bir rüzgar yardım eder bazen -farkına varmadan- insanlar. yüreğimin sana karışıp gideceğini hiç düşün(e)memiştim. içinde kaybolmayı dilediğim yeşil sende kaybolurken; ben yüreğime ektim umutlarımı -kaybetmeyeyim diye-
toprak!
umutlarım için bereketli ol!
yüreğimin arzı olduğunu anladığım an geç kalanlardan olmayayım!
toprak!
edeple dokunuyorum şimdi sana
-sevgimin mezarısın diyedir saygım-
sen de edeple iste yağmur'u veren'den; hadi çatlasana "su" diye diye.../
“yâr!” diyorum; "senin yakınlığın yar’i dokudu yüreğime" diyorum.
boynumu büküp
ellerimi bağlıyorum göğsümün üzerine ve "kıyam(et)ımı kabul et" diyorum…
kıyam-et!
kıdemimi yücelt!
sana yakın olduğumu hissettim diye..hani bağlanmıştım ya yakın olduğum toprağa -sahiplenircesine mülkümü kurmak için-
işte şimdi toprağa yapışıyor diz kapaklarım..acziyetle…mülk(üm) sanarak değil; mülk(üm)den geçerek! gerçeklerle yüz yüze gelerek! var'ımı toprak bilerek! gözlerimi toprak doyurarak....
yüreğim evcilik bitmiş! artık oyundaki sahte paralar geçmez olmuş. komşunun kızı annem değil artık; komşunun oğlu bana sakızlar alan abim değil! dizimin üzeride salladığım bez bebek yok artık. dilediğimi nazlanarak da olsa yapan merhametimi bekleyen bir kardeşçiğim de yok!
yüreğim!
oyun bitmiş! seni bir seven de yok; o da gitmiş!
senin sevdiğini iddia ettiğin yar da yok;
toprak yar'in olmayı dilermiş...
tek kalan yalnızlığın olmuş dünyada; onu sevsene…onu kaybetmesene…
yüreğim!
tek dostun yalnızlığını hatırlatan ” toprak” kalmış;
onu mekanın bilsene!
....
toprak!
sana sığınacağımı hayal ederek yaşamamıştım ben. hayallerim sana karıştı kumlarının arasında bir şeyleri arar dururum ayın ışığında. bazen bir rüzgar yardım eder bazen -farkına varmadan- insanlar. yüreğimin sana karışıp gideceğini hiç düşün(e)memiştim. içinde kaybolmayı dilediğim yeşil sende kaybolurken; ben yüreğime ektim umutlarımı -kaybetmeyeyim diye-
toprak!
umutlarım için bereketli ol!
yüreğimin arzı olduğunu anladığım an geç kalanlardan olmayayım!
toprak!
edeple dokunuyorum şimdi sana
-sevgimin mezarısın diyedir saygım-
sen de edeple iste yağmur'u veren'den; hadi çatlasana "su" diye diye.../
“yâr!” diyorum; "senin yakınlığın yar’i dokudu yüreğime" diyorum.
boynumu büküp
ellerimi bağlıyorum göğsümün üzerine ve "kıyam(et)ımı kabul et" diyorum…
kıyam-et!
kıdemimi yücelt!