Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Zikrin kazandırdıkları



Allah-u Zülcelal’i kalbiyle zikreden kimse zâkirdir. Kalbiyle zikretmeyen ise zâkir değildir. Dil kalbin çocuğudur ve ona tabidir. Hiç zikretmemektense gafletle de olsa zikretmek iyidir. Ama hem dil ile hem de kalbi ile zikretmenin tadı bambaşkadır.

İnsan zikir meclislerine devam ettiği müddetçe, oradaki salih kişilerin ahlaklarıyla ahlaklanmaya başlar. Ancak bu konuda da anlatılan edeplere uyma koşulu vardır elbette.

Mutabaat (tabi olma) konusunda Abdülkadir Geylani Hazretlerinin çok değerli izahları var. “Fehhu’r Rabbani” (Alemlerin Anahtarı) adlı eserinde şöyle açıklar:

“Kimin Hz. Peygamber (sav)’e uyması sağlam olursa Hz. Peygamber zırhını, miğferini ona giydirir, kılıcını kuşandırır, edebiyle ve güzel huylarıyla onu bezendirir, ona hilat giydirir. Ümmetinden böyle biri çıktığı için sevinir ve Rabbine şükreder. Sonra da onu ümmeti için sözcü, yol gösterici ve Hak yolunun davetçisi yapar. Davetçi ve yol gösterici oydu. Allah-u Zülcelâl, onun ruhunu alınca, ümmeti içinde onun yerini tutacak kimseler belirledi. Bunlar da onbin kişi içinde birkaç tanedir. İnsanlara yol gösterir, öğüt vermeye devam eder ve onlardan gelecek sıkıntılara katlanırlar. İkiyüzlü ve fasık kimselerin yüzüne gülerler ve onları içinde bulundukları bu kötü durumdan kurtarmak ve Rablerinin kapısına götürmek için her yola başvururlar.”

“Bundan dolayı sufilerden biri ‘fasık kimsenin yüzüne arif kuldan başkası gülmez’ demiştir. Yüzüne güler, o da arifin, kendinin ne durumda olduğunu bilmediğini sanır. Hâlbuki o, onun din evinin harabeye döndüğünü, kalp yüzünün karardığını ve bulandığını çok iyi bilmektedir. Fasık ve ikiyüzlü kimse ise ondan gizli kaldığını ve onun, kendinin ne durumda olduğunu bilmediğini sanırlar. Hayır! Onların hiçbir değeri yoktur, o haller o kimseden saklı değildir. Bir bakışta ve harekette onların ne olduğunu anlar. Hiç şüphesiz onların içini de dışını da Allah bildirirse bilebilir.”

Biz, nefsimizin bütün münafıklıklarıyla birlikte; sıddık, arif ve âlimlerden saklandığımızı sanıyoruz. Ne zamana kadar ömrümüzü yok yere geçireceğiz! Bize ahiret yolunu gösterecek birini arayıp bulmamız gerek. “Aramakla bulunmaz ama bulanlar ancak arayanlardır” demiş büyükler. Samimiyetle ve gayretle biz arayalım, Allah büyüktür! Bize de nasip edip bulduracaktır, inşaallah.

Ahiret yolunu bulamamış olanlar, Allah’tan perdelidir. Faydayı ve zararı, Allahu Zülcelâl’in dışındakilerden bilenler, Allahu Zülcelâl’in kulu değildir. Fayda ve zararı kimin verdiğini düşünüyorsa o kişi, onun kuludur. Böyleleri, bugün gazap ve perdelenme ateşindedir, yarın ise cehennem ateşinde olacaktır, Allah muhafaza!

Allahu Zülcelâl’in ateşinden ancak; takva sahibi, O’nun birliğini kabul eden, ihlâslı ve tövbe etmiş olanlar kurtulur. Gerçek tövbe, bütün durumlarda Allahu Zülcelâl’in buyruğuna saygı göstermek ve yarattıklarına şefkatli davranmaktır.

Allahu Zülcelâl’in buyruğuna saygı gösterip yarattıklarına şefkatli davranmayan kimseler, Allahu Zülcelal’den uzaktır. Allahu Zülcelâl, Musa (as)’a “Sen acı ki ben de sana acıyayım. Ben çok merhametliyim. Acıyana acır ve onu cennetime koyarım” diye vahyetmiştir. Sadece Allah için bütün mahlukata acıyabilenlere ne mutlu!

Tövbe yönetim değişikliğidir

Önce kalplerimizle sonra dillerimizle tövbe edelim. Tövbe yönetim değişikliğidir. Nefis, heva, şeytan ve kötü arkadaşların yönetimini kaldıralım. Tövbe ettiğimiz zaman, kulağımızı, gözümüzü, dilimizi kalbimizi ve bütün organlarımızı yenilemiş; yiyeceğimizi, içeceğimizi haram ve şüphe bulanıklığından arındırmış; geçimimizde, alışverişimizde ihtiyatlı davranmış ve bütün kaygımızı Allah-u Zülcelal’e yöneltmiş oluruz.

Alışkanlığı kaldırıp yerine ibadeti koymuş, günahı kaldırıp yerine itaati koymuş oluruz, sora da dinin sağlamlığı ve şahitliği ile birlikte gerçeğe ulaşmış oluruz. Çünkü dinin şahitlik etmediği her şey, zındıklıktır.

Bu gerçekleşince, insanları fayda ve zararda etken olarak görmekten kaynaklanan kötü huylar yok olur. Bu durumda da dışımız korunur, içimiz de Rabbimizle meşgul olur. Bunu başardığımızda, dünya büsbütün bize yönelip gelse ve kendini bize sunsa önceki ve sonraki bütün insanlar peşimize düşse hiçbir zararları olmaz ve bizi Allah-u Zülcelal’in kapısından alamazlar. Çünkü biz bu durumda, O’nunla birlikteyiz, O’na yönelmişiz, O’nunla meşgulüz ve O’nun cemaline ve celaline bakmaktayız.

O’nun celaline baktığımız zaman darmadağın oluruz, cemaline baktığımızda ise yeniden toplanırız. Celalini gördüğümüzde korkar, cemalini gördüğümüzde ümitleniriz. Celalini gördüğümüzde yok olur, cemalini gördüğümüzde yeniden diriliriz.

Gerçek kulluğun tadını alabilenlere ne mutlu!...

Allah’ım! Bize, Sana yakınlık yemeğini yedir ve sıcaklığının içeceğini içir, âmin.

SIDDIKA SADIKOĞLU
 
Son düzenleme:

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Aminnnn Ya Rabbel Alemin
Cenab-i Hak razi ve memmun olsun insaAllah agbi paylasimin icin tesekkürler
Selam ve Dualarimla........
 

hamza_66

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Mar 2010
Mesajlar
6
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
biliyorumki her şey ALLAHIN SÖYLETMESİ VE YAZDIRMASINDAN vesile olup paylaşanlardan ALLAH RAZI OLSUN
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
Amiinnn

ALlah c. herdaim razi olsn abi:gul:
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Allah de Kalbim..Allah razi olsun insAllah...
 
Üst Alt