Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

cayci

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Ağu 2009
Mesajlar
13
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
Muhammed Râşid –kaddesallâhu sırrâhil aliyye- Hazretleri zamânı idi. Köydeydim. Bir yatsı namazı öncesi, Çay Ocağı’nda çay içiyordum. Ezan okundu. Çayım bitince kalktım; Câmi’ye doğru yürümeye başladım. Önümde; Rahmet – i Rahman’a kavuştu; Medrese’nin Aşcısı Hüsnü Ağabey yürüyordu. O zaman Câmi böyle değildi. Câmi’nin köşesinde, bahçe duvarının önünde inşaat tahtaları yığılı idi. İnşaat tahtalarının üzerinde bir genç oturuyordu. Hüsnü Ağabey gence;

-Namaza gelmiyor musun?

diye sordu.

Ben durmadım; devam ettim. Namazdan sonra, Muhammed Râşid Hazretleri Câmi’nin kapısından çıkarken; Köy’den birisi, mübâreğe bir şey söyledi. Mübârek, hemen eşiğe çömeldi. Baktım; namaza girerken inşaat tahtalarının üzerinde oturan genci getirdiler. Mübârek gencin elinden tuttu; tövbe vermeye başladı;

-Yâ Rabbî.

dedi.

Gençde ses yok.

Muhammed Râşid Hazretleri gence bir baktı, yeniden;

-Yâ Rabbî.

dedi.

Bu sefer, genç de söyledi.

Ben, insanın sevincini gözleri nasıl ifâde edermiş; ilk defâ orada gördüm. Genç, yıllardır konuşamazmış ve oracıkta dili açılmıştı.(bilvanis.netten alıntıdır.)
 
Üst Alt