- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
Ben ne zaman Hakk’a muhalif oldum ki tevbe edeceğim. Onun içindir ki tevbeyi terkeyledim
Zira terk-i tevbe Hakk’ı müşahedeye delildir
Sen tevbe edenlere de ki; siz mahcup oldunuz
Vürûdla olan hakayıkın idrakinden.
Ey Talip olan kimse, şunu iyi bil ki; salik olan kimse “Nerede olursanız olun, o sizinle beraberdir” hükmünce ve “Allah herşeyi kudretiyle ihata eder” takdir-i ilahisince, her an Allah’la beraber olduğunu hissetmeli ve bilmelidir.
“Biz ona sizden daha yakınızdır. Fakat siz görmezsiniz” (Vakıa; 85.) âyet-i kerimesindeki sırrı anlamalı ve idrak etmelidir. Bunu idrak eden tevbe eylemez. Ancak ve ancak bu yakınlığı idrak edemeyenler tevbe eylerler. Bir isteği veya ihtiyacı için söz tasarrufunda bulunmaz. Zira sarf eden de, edilen de mevcut olan Haktadırlar.
İşte salik olan bu sıfatlarla muttasıf olarak Allah’a rücu ederse hakikati müşahede eder. Yoksa tevbe nevinden gayretkeşliğini bir cemaate isbat etmek için gayret sarfederse onun tevbesi riyadan başka birşey değildir. Ve vücud-u isbat içindir. Hakikatte en güzel tevbe müşahedeye erer ermez tevbeyi terketmektir. Bu mertebe ehl-i şuhud mertebesidir. Ehl-i vücûd’un mertebesi değildir.
Beşeriyet menzilesinde ve tabiat makamında kalanlara ruhsat olsun diye bu mevzuu izah etmiş değiliz. Zira bu gibi hasletler (tövbeyi terkederek tevbe etmek) kemâl ehline aittir./İbn Arabi-Fütuhat, Tövbenin Terki
Zira terk-i tevbe Hakk’ı müşahedeye delildir
Sen tevbe edenlere de ki; siz mahcup oldunuz
Vürûdla olan hakayıkın idrakinden.
Ey Talip olan kimse, şunu iyi bil ki; salik olan kimse “Nerede olursanız olun, o sizinle beraberdir” hükmünce ve “Allah herşeyi kudretiyle ihata eder” takdir-i ilahisince, her an Allah’la beraber olduğunu hissetmeli ve bilmelidir.
“Biz ona sizden daha yakınızdır. Fakat siz görmezsiniz” (Vakıa; 85.) âyet-i kerimesindeki sırrı anlamalı ve idrak etmelidir. Bunu idrak eden tevbe eylemez. Ancak ve ancak bu yakınlığı idrak edemeyenler tevbe eylerler. Bir isteği veya ihtiyacı için söz tasarrufunda bulunmaz. Zira sarf eden de, edilen de mevcut olan Haktadırlar.
İşte salik olan bu sıfatlarla muttasıf olarak Allah’a rücu ederse hakikati müşahede eder. Yoksa tevbe nevinden gayretkeşliğini bir cemaate isbat etmek için gayret sarfederse onun tevbesi riyadan başka birşey değildir. Ve vücud-u isbat içindir. Hakikatte en güzel tevbe müşahedeye erer ermez tevbeyi terketmektir. Bu mertebe ehl-i şuhud mertebesidir. Ehl-i vücûd’un mertebesi değildir.
Beşeriyet menzilesinde ve tabiat makamında kalanlara ruhsat olsun diye bu mevzuu izah etmiş değiliz. Zira bu gibi hasletler (tövbeyi terkederek tevbe etmek) kemâl ehline aittir./İbn Arabi-Fütuhat, Tövbenin Terki