Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

ofaruk12

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2015
Mesajlar
3
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Fenerbahçe
TUTUNAMAYANLAR
Dağlık bir arazinin derinliklerine saklanmış , küçük bir kasabada yaşıyoruz . Dağın tepelerinden başlayıp yamaçlarına kadar olan , sıklıkla çam ağaçlarıyla donatılmış ormanlık bir alandayım . Ahişap işlemeli , mütevazi evimi çetin kış soğuğunda biraz olsun ısıtmak adına ormanın derinliklerinden kestiğim ağaçları sırtımdaki hamala yükledim . Kasabaya doğru inen yol yılan edasıyla kıvrılmış ve kenar kesimlerinde tüllenmiş beyazlar var . Kasabanın girişindeyim , güzelin Sultan kasabasının Bekçisi Bekir Abiyle karşılaştım . Kasabanın boşboğazı da diyebiliriz . Şivesiyle ;
- Bre Oğuz nereden gelirsen böyle ?
- Odunum bitmiş Bekir Abi , ormanlık alandan geliyorum .
- Eyi bakem , bana bak bizim evin döşemeleri çürümüş müsait olunca uğrayıver hele .
- Tamam Bekir Abi bakarım , kal sağlıcakla .
- ‘’ He bakale.. ‘’ sözünü kestim Bekir Abi’nin ‘’ işim var kusura bakma ‘’ diyerek yoluma devam ettim .
Evime varmıştım artık . Hiç alışık olmadığım kadar soğuktu evim . Kapıdan girdiğim ankı sıcaklık , daha doğrusu o sıcak karşılama yoktu . Getirdiğim odunları şöminede yaktım , hemen hemen hepsini yaktım , fakat yetmedi , üşüyordum hala yokluğunu kat kat hissediyordum . Soğuk , buz kesmiş toprağın altında yatarken Sultan’ım hamgi ateş ısıtırdı bedenimi . Belki de bundandı , birbirimize bağlıydık . Onun hissettiği boşluk ve hiçlikti midemi üzerindeki bu acı , bundandı . Üzerinden 3 ay geçti , hemen şurada şöminenin önünde bulmuştum onu . Oldukça huzurlu olmuştu vedası belli ki , hemen yanında Oğuz ATAY’ın TUTUNAMAYANLAR kitabı vardı . Öyle olmalı ki yazarın hayatı fazlasıyla derinden etkilemişti sultanımı , yoksa fazla mı ağır gelmişti kalbine yükü de , kriz geçirmişti . O günden sonra hep şömine başında okudum o kitabı , efkarı sarsın diye yaktım hep bir sigara , ahşap sandalyemin üzerinde uyuya kalıyorum . Uyanıyorum , şöminemdeki ateş sönmüş her yanım buz kesmiş . Kafamı pencereden dışarı uzattım . Kar bütün esaretiyle üzerimize yağıyor fırtınanın eşliğiyle . Kahvaltımı yaptıktan sonra Bekçi Bekir’in evine doğru çıktım yola . Çürüyen döşemelerin yerine uygun keresteyi bulmak adına o uzun şehvetli orman yoluna gidiyorum . Sultanımın ölümü geliyor aklıma, tekrar gözlerim doluyor . Sonra kasabanın muhtarı Hasan Bey geldi aklıma eşimin kasaba halkı tarafından çokca tanınmasının üzerine ‘Dağ’ kasabası ismini Sultan olarak almıştı . Bu her ne kadar güzel bir şeymiş gibi gözükse de adeta benim acımı her gün tazelercesine deşiyor . Çaresizim artık dayanmaksızın gitmek istiyorum Sultan kasabasından , Sultanımın bulunduğu diyara göç etmek istiyorum .
Gözlerimi açamıyorum , fırtına içime işliyor . Bir gürültü çöktü fakat sesin odak noktasını kestiremedim . Adeta köreldim kaldım . Pek bir hayra alamet değildi , anladım . Birden aklım çattı fotoğrafına bakayım dedim Sultan Hanımın . Sonra bir an gözüm karardı . Bedenim buz kesti , çığın altında kaldığımı fark ettim . Mutluyum şuan , isteğim üzerine ölüyorum göz göre göre . Bu herkesin başına öyle kolay kolay gelmez . Elimdeki fotoğraf düşmedi , sımsıkı sarılmışım ona , artık bir şey hissetmeksizin sonsuz mutluluğa gidiyorum . Bu bir veda türküsüdür Sultan Kasabasına …
‘’Sevdalığı olmadan hayata tutunamayanların hikayesi …’’
Ömer Faruk Baş
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
Okunması gereken kitalardan biri..
tuttu
tutmadı derken konunun sizin elinizden
aynı anda açılması da bir tevafuk olsundu.

Ellerinize sağlık
:hoşgeldin:
 
Üst Alt