Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
TV'de - sır' programları
Son yıllarda görsel medyamızın islâmî cenahında pek revaçta olan, tebliğ gayesi ile manevi sırları ifşa eden programlar var. Beni bağışlasınlar, ne zaman rastgeldi de izlediysem, filmin sonunda iyiye kızar, kötülük yapıp sonunda rüsvay olana da acırım.

Genellike isimlerinde kalp, sır gibi kelimeler bulunan bu mesaj yüklü programların, toplumun büyük kısmı ve özellikle çocuklar tarafından ilgiyle izlendiğini bilmekteyim. Sizler nasıl yorumluyorsunuz bilemiyorum, çoğu zaman bu türden sırlı bir şovun bende uyandırdığı rahatsızlık öyle artıyor ki, temel dinî kaynaklarda bu his ve düşüncelerime kaynak aramaya giriştiğim dahi oluyor.

Geçenlerde ailecek izliyorduk: Köylük bir yerde kocası gurbete ekmek parası kazanmaya gitmiş taze bir gelinceğiz, tıpkı Türk filmlerindeki gibi, köyün para babası ve köyde görevli bir memurun işbirliğiyle ağır bir namus iftirasına uğruyor. Haliyle zor durumda kalan gelinceğiz, can havliyle en acı bedduaları peşpeşe bir solukta sıralayıveriyor: Sizler beni yaktınız, Allah'da sizin ciğerinizi yaksın!..

Sonra, filmin devamında, nur topu gibi iki erkek yavrucak peydah oluyor. Bu çocuklar, çocukça bir merakla yavru kuşlara musallat oluyorlar. Yani yuvalarına ulaşıp, yavru kuşları ellemek gibi masum bir merak. Bunun için ailelerinden gizlice bir merdiven alarak çatıya tırmanıyorlar. Kuş yuvasına ha ulaştı ha ulaşıyor derken, çocuklardan biri dengesini kaybedip diğerinin üzerine düşüyor, ikisi birden merdivenden yuvarlanıyor, cansız bedenleri kanlar içerisinde yere seriliyor. Meğerse bu cezaya müstehak olan sevimli yumurcaklar, o namuslu geline iftira atan adamların çocuklarıymış !..

Nihayetinde kara haber tez ulaşıyor, çocukların ana-babaları acıyla feryat ederken, o esnada tesadüfen olay mahallinden geçmekte olan namuslu gelin, onların bu haline öyle bir acı tebessümle bakıyor ki, anlayan anlar... Gözlerinde çakmak çakmak kin, dudaklarında alaycı bir gülümseme, kaşlar hafif çatık ama biri kalkık vaziyette, neredeyse çocukların başına gelenlere sevinçten göbek atacak !..

Bir deli kuyuya taş atmış...

Tertemiz, ak-pak dinim adına nasıl da hicap duyulacak bir manzara, düşünebiliyor musunuz? Toplumun din anlayışının da bencilleşmeye bu kadar yenik düştüğüne tanıklık etmek, ne dehşetli bir rahatsızlık! Bir ara çocuklarımın yüz ifadelerine baktım. İnanın hislerini okuyamadım. Çünkü onlar filmi izlerken kendilerini kuş seven çocuklarla özdeşleşmişlerdi. Fakat maalesef bu çocuklar filmin sonunda kötü nün tarafında yer alıyordu.

Onların zihinlerinde nasıl bir islâmî mesaj şekillendi, vicdanlarında ne tür dinî hisler filizlendi, tanımlayabilir misiniz? Çocuklara ve hatta kendinize filmde anlatılan bu olaylar zincirini nasıl izah edersiniz? Gelin iftiraya uğradı, ALLAH onun bedduasını kabul etti, sonra ?.. Allah neden çocukları cezalandırdı? sorusuna hangi izahı yapacaksınız? Bir gayri müslim bu filmi anlayarak izleyecek olsa, İslâmiyet'e ısınır mı?

Bu tür filmlerde neredeyse Hesap Günü'ne bir şey kalmıyor, iyiler mükâfatını, kötüler de cezasını bu dünyada, tez zamanda görüyordu. Küçük bir sadakaya büyük bir servetle verilen ilâhi karşılık, her dua ve bedduaya tam da kulunun istediği tarzda icabet eden bir ilâh... Abarttığımız düşünülmesin, en hafifi, sinelerde gizli kalması gerekenler film olarak tüketiliyor.

Cemiyetin dinî hassasiyetlerinin eksik, yalan-dolan mesajlarla işlenerek ucuz malzeme gibi çar- çur edilmesine dindarlar olarak alkış tutuyoruz vesselam. Etkileyici müzik eşliğinde mezarlıklarda çekilen ürkütücü sahneler, hayvanlara işkence sahneleri, çarpılan insanlar, bulutlar sisler içinde temsil edilen ALLAH dostları, gaipten gelen sesler ve daha neler neler ... Korku filmi izler gibi insanın tüyleri diken diken oluyor.

ALLAH aşkına, Kur'an-ı Kerim'in tüm insanlığa şamil mesajı bu mudur: Buram buram nefs, benlik, kendini yüceltme, gücünü ispatlama!..
Seçilmişlik kuruntusu

Ancak, televizyonlardaki bu türden yapımlar hiçbir sınır tanımıyor. Hatta biraz dikkatle bakınca, birçok kişinin tevekkül ve kader itikadını zorlayıcı nitelikte olduğunu anlarsınız. Sürekli izleyenlerin dinî hislerinin dumura uğramaması mümkün değil. Kısasa kısas! Düşmanımızdan intikam almaya gücümüz yetmediğinde veya vicdanımız buna elvermediğinde, hemen bedduamızı tez zamanda Rabbimiz'e gönderip bekleyişe geçiyoruz. Bakalım hasmımızın başına ne felaketler gelecek! Lâkin bu felaketler kendi başımıza gelse, musibetlerle imtihan edildiğimizi düşünerek kendimizi ferah tutmaya çabalıyoruz!
AYŞE İZCİ
Semerkand Dergisi

 
Üst Alt