- Üyelik Tarihi
- 29 Ara 2009
- Mesajlar
- 857
- Aldığı Beğeniler
- 2
- Takım
- Galatasaray
İnsan Mizan'ın başında öyle bir heyecan, öyle bir korku içinde olacaktır ki, gözlerini Terazi'nin uçlarına dikecek, hiç kimseden haberi olmayacaktır. Tek düşüncesi sevaplarının mı, yoksa günahlarının mı ağır geleceğidir...
Hasan-ı Basri (R.A) şöyle rivayet etmiştir:
"Peygamber Efendimiz (S.A.V), başı Hz. Aişe (R Anha)'nın kucağında olduğu halde, uykuya daldığı sırada; Hz.Aişe ahireti hatırlayarak ağlamaya başladı. Göz yaşları Resul-ü Ekrem’in mübarek yanaklarına döküldü. Resul-ü Ekrem uyandı ve Hz.Aişe'ye: "Niçin ağlıyorsun?" diye sordu. Hz. Aişe: "Ahiret aklıma geldi de ondan ağlıyorum. Acaba o gün Ehl-i Beyt'inizi hatırlayacak mısınız?" diye sordu. Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurdu: "Nefsimi kudret elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki, üç yerde kimse kendisinden başkasını hatırlayamaz; Mizan başında, ameller tartılırken sevabı mı günahı mı ağır geldiğini anlayıncaya kadar. Amel defterleri dağılırken defterini sağından mı solundan mı aldığını anlayıncaya kadar. Bir de Sırat Köprüsü'nü geçinceye kadar." (Ebu Davud)
Ey nefsim!
Sana söylüyorum; orada sevaplar sana ne kadar da çok lazım olacaktır. Eğer dünyadayken sevaplarını çoğaltırsan orada sevaplarını ağır gelecek, günahların hafıf olacaktır. Senin gözlerin terazinin ucuna dikilecektir. Orada kimsenin kimseden haberi olmayacaktır. Öyleyse daha buradayken sevaplarını çoğalt. Daha önce tarif edilen programa uy!
Burada sevap işlediğinde bu sevabın terazinin sevap kefesine, günah işlediğinde de bu günahın te-razinin günah kefesine giriyor. Buna gözünle görüyor gibi inanman lazımdır. Bir günah yaptığın zaman o günahının günah kefeni ağır bastırdığını sanki görüyormuşsun gibi ol! Sevap işlediğin zaman da bu sevabının sevap kefeni ağır bastırdığını sanki görüyormuşsun gibi ol!
Böyle olursan hiç günah işlemez, devamlı sevap işlersin...
alıntı
Hasan-ı Basri (R.A) şöyle rivayet etmiştir:
"Peygamber Efendimiz (S.A.V), başı Hz. Aişe (R Anha)'nın kucağında olduğu halde, uykuya daldığı sırada; Hz.Aişe ahireti hatırlayarak ağlamaya başladı. Göz yaşları Resul-ü Ekrem’in mübarek yanaklarına döküldü. Resul-ü Ekrem uyandı ve Hz.Aişe'ye: "Niçin ağlıyorsun?" diye sordu. Hz. Aişe: "Ahiret aklıma geldi de ondan ağlıyorum. Acaba o gün Ehl-i Beyt'inizi hatırlayacak mısınız?" diye sordu. Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurdu: "Nefsimi kudret elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki, üç yerde kimse kendisinden başkasını hatırlayamaz; Mizan başında, ameller tartılırken sevabı mı günahı mı ağır geldiğini anlayıncaya kadar. Amel defterleri dağılırken defterini sağından mı solundan mı aldığını anlayıncaya kadar. Bir de Sırat Köprüsü'nü geçinceye kadar." (Ebu Davud)
Ey nefsim!
Sana söylüyorum; orada sevaplar sana ne kadar da çok lazım olacaktır. Eğer dünyadayken sevaplarını çoğaltırsan orada sevaplarını ağır gelecek, günahların hafıf olacaktır. Senin gözlerin terazinin ucuna dikilecektir. Orada kimsenin kimseden haberi olmayacaktır. Öyleyse daha buradayken sevaplarını çoğalt. Daha önce tarif edilen programa uy!
Burada sevap işlediğinde bu sevabın terazinin sevap kefesine, günah işlediğinde de bu günahın te-razinin günah kefesine giriyor. Buna gözünle görüyor gibi inanman lazımdır. Bir günah yaptığın zaman o günahının günah kefeni ağır bastırdığını sanki görüyormuşsun gibi ol! Sevap işlediğin zaman da bu sevabının sevap kefeni ağır bastırdığını sanki görüyormuşsun gibi ol!
Böyle olursan hiç günah işlemez, devamlı sevap işlersin...
alıntı
