Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Ufkumuza Doğan Müjde ...


Müjdelenendin; müjdeleyerek gittin.
Dillerde Faraklit, gönüllerde Gerçeğin Ruhu ve beklenen bir başka yardımcı, dünyaya gelecek egemendin.

Elinde müjde, dilinde de sürekli muştu vardı. Dünyanın zimamı bir gün sana verilecekti, biliyordun. Bütün sistemlerin üzerinde hakim ve hakkı temsil etmek için gönderilmiştin zira.
Kula kullukta hürriyetlerini kaybedenler hoşlanmasalar bile, seninle gelen nur yarım kalmayacak ve bir gün tamam olacaktı. İlahi mesaj, bilmem kaç yerinde ifade ediyor bunu.

Bütün genişliğine rağmen yer yaşanmaz hale gelince yanına gelen Bilal'in başını sıvazlayacak, Habbab'ı teselli edecektin: 'Vallahi, Allah nurunu tamamlayacak, ancak siz acele ediyorsunuz.'

Gazveden dönmüştün.
Mutad olduğu vechile mescidine gidecek ve Rabbine hamd edecektin.
Hane-i saadetine dönmeden önce kızın Fatıma'nın kapısını çaldın.

Açtı kapıyı ve görünce seni karşısında, heyecanlandı.

Mübarek ellerini öptü, boynuna sarıldı ve ağlamaya başladı.

Niye ağladığını sordun.
'Dayanamadım ya Rasulallah!' dedi.
'Zira görüyorum ki, çok çile çekmişsin; saçın başın karışmış, rengin solmuş ve üzerindeki libas da, lime lime. Dayanamadım.'

Hem onu teselli etmiş hem de bütün mü'minlere müjdeni vermiştin:
'Ağlama kızım! Zira Allah, senin babanı öyle bir dava ile gönderdi ki, gün gelecek bu dava, gece ve gündüzün yeryüzünü sardığı gibi saracak onu.

Ne kerpiç-tuğladan inşa edilmiş ev, ne de tüy ve kıldan örülmüş çadır kalmayacak ki, içine girmiş olmasın.'

Şafak sökmeye yüz tuttu ey Nebi! Bugün içlerimiz daha aydınlık ve buyurduğun gibi, karanlık gönüllerde aydınlık dünyan doğuyor artık.
Işık kovaladıkça karanlığı, rengarenk bir insan manzarasıdır bugün görünen.
Renklerin kesretinde davanın vahdetine şahit oluyor yaşlı dünyamız.

Risalete mühürdün; ancak her asrın minaresinde sesini, asrın idrakine göre akort edip davetini tekrarlayanlardan da mahrumiyet söz konusu değildi.

Önceki ümmetlere peş peşe nebiler gönderilip inayetle ellerinden tutulduğu gibi insanların, art arda ihsanlarla şenlenmedi mi dünyamız?
Başka dünyalarda kuraktan dudaklar çatlarken, rahmet sağnak olup yağmadı mı üstümüze?

Memleket hapishanelerinde sürgün yaşarken, biliyordun; üstü toprakla örtülen tohum gibi bir gün sürgünler verecek, filizlerle hür dünyaya renk üstüne renk katacaktın.

Erek dağı bahar solukluyor bugün.
Kastamonu kalesi eskimiş yüzüyle sana tebessümler gönderiyor.

Çam dağında hatırana kıyılsa da yalnız değil çobanların.
Emir, dağdan geliyor eskiyen şehirlerin çehresine ve yeni bir restorasyon yaşanıyor insanlık pazarında bugün.

Volga'da dolaşmıştın ya, rengi değişmiş, kızıl akmıyor artık.
San'an tepesinde bülbüller name yarışında.
Dediğin gibi nurlar peş peşe doğuyor, Asya steplerinde. Perde-i müstebidane takallüs mü ediyor, yırtılıyor mu ne? Her kışın bir baharı, her gecenin de bir neharı var.
Günler bahara kaymış ve dünya mektebinde görülen tahsil, semere müjdeleriyle yüklü bugün.

Bizler, mekan itibariyle meçhul mezarına gelip şükranlarımızı arz edemesek de, dört bir diyardan minnetlerimizi gönderiyor, asrına tatlı tebessümle gülenlerinin yanında, elimizdeki güllerle muştuna müjdeyle mukabele etmek istiyoruz.

Bugün evlatlarımız yetim, babaları da boynu bükük ve öksüz dolaşsa da yütm ü gurbetin küsuf gibi kalıcı olmayacağını biliyoruz.

Bir de aklının erip ulaştığı yere yetiştirebilseydik ellerimizi...
Kalbindeki heyecanı, uyarılmış heyecan tufanı kılcallara ulaştırmada damarlarına oturmuş bir tortu olmaktan kurtarabilsek kendimizi...
Kardeşleriyle muamelesinde Yusuf, zorluklar karşısında da Yunus u Mesih olabilseydik, bedeninin tadını kaçırmayacak, üç günde üç dakikalık güneşten bile mahrum etmeyecektik seni.

İşte,EY NEBİ!
Her şey, gelip mü'minlerinde düğümleniyor. Dünya esbapla muhat ve müjden de bunun üstünde yükselecek.
Atılan her adıma, dünya koşarak mukabelede bulunuyor.
Dökülen alın terlerinin zemininde hayal edilmedik filizler yeşeriyor.
Kalpler O'nun elinde.
Evirip çeviren de O. Kalplerimiz de...
Bir de sıyrılabilsek kalıplarımızdan...

Yeniden köyüne döndüğün gibi bir gün, bekliyoruz bizler de bugün.
Emniyet ve güven içinde huzur soluklayarak, ümit dolu yarınlara.

BİNLERCE SALAVAT BİNLERCE SELAM SANA EY NEBİ (s.a.v)

(alıntı)
 

nurnesli

Hayat üç noktadan ibaret...
 
Üyelik Tarihi
15 Ağu 2008
Mesajlar
3,752
Aldığı Beğeniler
124
Konum
gönül ikliminden...
BİNLERCE SALAVAT BİNLERCE SELAM SANA EY NEBİ (s.a.v)

gül yüzlü gül sözlü efendimize layık ümmet oluruz inşaAllah
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed

Yazanin yüregine seninde emegine saglik can mükemmel bir paylasimdi kalbi tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun sefaatine cümlemizi mazhar eylesin insaAllah
Layikiyla ümmet olabilmek duasiyla
Selam ve Dualarimla.......
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed
 
Üst Alt