PEYGAMBER EFENDİMİZİN KRONOLOJİK OLARAK HAYATI
On dört asır evvel yeryüzü;bugün olduğu gibi manevi bir karanlığın esiriydi. Bütün varlıklar adeta mateme bürünmüştü. İnsanlar ,cehalet bataklığında boğulmaya yüz tutmuşlardı. İşte bütün kötülüklerin zirveleştiği bir vakitte aleme ebedi saadetin yolunu gösterecek insanların en şerefli olanı Hz. Muhammed geliyordu.
Tarih miladi 571..Nisan ayının 20 si..Pazartesi günü..Mekkede muazzam bir hadise vuku buldu; Uğruna alemin yaratıldığı Efendimiz Hazret-i Muhammed (sav) dünyaya gözlerini açtı...
Yepyeni bir yıldız doğdu öyle ki Kisra Sarayının burçları yıkıldı.. Save Gölü bir anda kurudu.. Mecusilerin bin senelik ateşi bir lahzada söndü.. Kainat eşsiz bir nura gark oldu.. Kabedeki üç yüz altmış put yüzüstü yere serildi.. Efendimiz, Hazret-i Muhammed doğdu..
Peygamber Efendimizin babası Hz. Abdullah kendisi doğmadan altı ay evvel vefat etti.Doğumundan bir hafta sonra sütanneye verildi. Sütannesi Hz. Halime nin ailesi oldukça yoksuldu.Efendimizin evlerine gelmesiyle hanelerinde bereket hüküm sürer oldu.
Bir yetim olarak dünyaya gelen Efendimiz, aldı yaşına geldiğinde annesi Amine yi Medine den Mekkeye dönerken Ebva isimli beldede kaybetti.Annesinin vefâtı üzerine dedesi Abdulmüttalib onu himayesi altına aldı.İki yıl sonra dedesini de kaybeden Peygamberimiz amcası Ebu Talib yanında kalmaya başladı. Ebu Talib in varlıklı değildi ve ailesi de kalabalıktı.Peygamberimizi yanına aldıktan sonra bolluğa ve berekete kavuştu. Bir defasında amcası Ebu Talib Şam a ticaret için giderken on iki yaşında olan Efendimizi de beraberinde götürdü.Yolculuk ettikleri kervan bir manastırın yanında konakladı.Bu manastırda Bahira adında bir rahip Peygamber Efendimizi gördüğünde O nun son peygamber olduğunu anladı.Kervandakileri yemeğe davet ederek Ebu Talib e Efendimiz in son peygamber olduğunu söyleyerek,Şama götürmemesi konusunda uyardı.Zira Şamdaki yahudilerin onun son peygamber olduğunu anlarlarsa öldürebileceğini düşünüyordu.
Peygamber Efendimiz güvenililiği, dürüstlüğü, adil kararlarıyla Mekkelilerin saygısını kazanmıştı.Mekkeliler Efendimize El-Emin ( Güvenilir ) diye hitab ediyorlardı.Efendimiz 25 yaşında bulunduğu sıralarda Mekkeliler Şam a göndermek üzere büyük bir ticaret kervanı hazırlamıştı.Peygamberimiz Hz.Hatice nin mallarını satmak üzere bu kervana katıldı.Ve herkesinkinin aksine oldukça iyi kar etti.Bu vesileyle Efendimizi daha yakından tanıyan Hz.Hatice bizzat kendisinin ettiği teklifle Efendimizle evlendi.Hz.Hatice varlıklı bir hanımdı ve evlenince bütün ticaret işlerini Efendimizin idaresine bırakmıştı.Kainatın Efendisi Kasım,Zeynep, Rukiyye , Ümmü Gülsüm , Fâtıma , Abdullah adında altı evlat sahibi oldu ve Hz.Hatice hayatta olduğu müddetçe hiç evlenmedi.
Peygamber Efendimiz otuz sekiz yaşlarında olduğu sırada Mekkeliler Kabe nin yıkılıp yeniden yapılmasını kararlaştırdılar.Her kabile kendisini düşen tarafın tamirini üslendi.Sıra Hz. İbrahim e indirilen semavi bir taş olan Hacerü l-Esved in yerleştirilmesine geldiğinde kabileler arasında anlaşmazlık çıktı. Peygamber Efendimizin hakemliğinde kabileler arasında muhtemel bir kargaşa giderildi.Bütün kabileler Efendimizin hakemliğinden, adil kararından memnun olarak taşı bugünkü yerine koydular.
Peygamberimiz otuz sekiz yaşına girince nurlar görmeye , gaibden Ya Muhammed diye sesler işitmeye başladı.Bütün bu halleri Efendimizi yalnızlık arayışına yöneltti.Zamanının çoğunu Nur Dağındaki Hira Mağrasında geçirmeye başladı..610 yılı,Ramazan ayının on yedinci gecesi Kainatın Efendisi kırk yaşında..Yine Hira mağrasında bulunduğu bir vakit; Oku emriyle peygamberliği müjdelendi. Allah ın son peygamberi, bu vahiyle İlahi memuriyetini idrak etmiş ve kudsi vazifesini yüklenmişti..
Peygamberimiz yaşadıklarını ilk önce eşi Hz.Hatice ye anlattı ve Efendimize tereddütsüz inanan Hz. Hatice böylece ilk müslüman olma şerefine kavuştu..Efendimizin İslama davet ettiği ikinci insan,henüz on yaşında olan Hz.Ali idi.Hz.Ali Efendimizin çağrısına icabet ederek müslüman olan ilk çocuk şerefini kazandı.
Müslüman olmakla şereflenen üçüncü kişi ise Efendimizin azad ettiği ve daha sonra evlat edindiği köle Zeyd oldu. Peygamberimiz en yakın dostu olan Hz.Ebu Bekir e müslüman olma çağrısında bulunduğunda Mekke de itibar sahibi olan Hz.Ebu Bekir bir an bile duraksamadan müslüman oldu.İslama davete en yakın akrabalarından başlayan Efendimizin çağrısı gün geçtikçe daha çok insana ulaşıyordu.Mekkelilere Safa Tepesi nden açıkça yaptığı ilk çağrıyla birlikte müslümanların sayısı artmaya başladı.Bununla birlikte Mekkelilerin müslümanlara baskı ve işkenceleri de baş gösterdi.Mekke de müslümanlar için şartların her geçen gün daha da zorlaşması ilk hicreti zorunlı kıldı.615 senesinde Allah ın emriyle on beş kişilik kafile adil bir hükümdarın ülkesi olması sebebiyle Habeşistan a hicret etti. Burada müslümanlar çok iyi karşılandı.Bu durumu haber alan Efendimiz 616 yılında ikinci kafileyi Habeşistan a gönderdi.
Efendimizin Peygamberliğinin onuncu yılı acı olaylarla geçti. Efendimizin en büyük oğlu Kasım ı, amcası Ebu Talibi, eşi Hz.Hatice kaybetti.Müslümanlar bu yıla Hüzün Yılı adını verdi.
Ebu Talib in de vefatıyla Mekkeliler Efendimize ve müslümanlara karşı baskılarını arttırdılar.Peygamberimiz İslam a davet etmek ve Mekkelilere karşı desteklerini almak için Taifin ileri gelenleriyle görüşmeye gitti. Fakat Efendimiz burada taşlanarak ağır hakaretlere maruz kaldı.Peygamberimiz bu duruma çok üzüldü.Ancak Taiflilerin Allah'ın hidayetine ermeleri için Onlar bilmiyorlar.Onları affet Diye duada bulundu.
Bu sıkıntılı günlerde Allah-u Teala'nın izniyle miraç mücizesi vuku buldu.Vahiy meleği Cebrail (a.s.) geldi ve Resulallah'ı Mekke den alıp Burak adlı bir vasıta ile Kudüs e götürdü.Oradan da semavata çıkardı. Efendimiz mekansız, zamansız,cihetsiz, sıfatsız olarak Allah Teala'yı gördü.O nunla konuştu. Bu mübarek gecede Efendimiz, ümmetine beş vakit namazı, Allah a ortak koşmayanların bağışlanabileceği müjdesini ve Bakara suresinin son üç ayetini hediye olarak geitirdi.
Efendimizin peygamberliğinin onuncu yılında ilk Akabe Biatı gerçekleşti.Hac mevsiminde Mekke nin yakınlarındaki Akabe de Medine den gelen altı kişiyi İslama davet etti.Bu altı kişi hemen iman edip Efendimizin buyurduğu emirlere uyacaklarına söz verdiler.Medineli ilk müslümanlar olan bu altı kişi sayesinde Medine de İslamiyet yayıldı ve iki yıl sonra yine hac mevsimin de bu kez yetmiş beş kişi Efendimizle Akabe de görüştü.Bu da ikinci Akabe biatı oldu.Akabe Biatlarıyla, Medine, müslümanların sığınabileceği bir şehir haline geldi.
Mekkelilerin hakaret ve işkencelerinin devam etmesi üzerine Allah'ın emriyle müslümanlar Medine ye hicrete başladı ve 622 yılı Rebiulevvel ayının sekizinci Pazartesi günü Efendimiz de Mekke den en yakın dostu Ebu Bekir ile yola çıktı. Sevr Mağarası nda kaldıktan sonra Medine ye ulaştılar.Mekke de geçen on yılın üstüne Medine de geçecek on üç yıl böylece başlamış oldu.
Öncelikle Medine de güvenlik ve huzuru sağlamak adına Medineli kabilelerle bir sözleşme yapıldı.Sözleşmeye göre yahudiler kendi dinlerinde serbest kalacak ancak Medineye dışardan yapılacak her saldırına karşı Müslümanlarla ülkelerini savunacaklar, müslümanlarla bir anlaşmazlık çıktığında Efendimizin hakemliğini kabul edeceklerdi.Bundan başka Mekke civarındaki kabilelerle de sözleşmeler yapıldı.
Bu tedbirlerin ardından müslümanlar olası saldırılara hazırlıklı olmak için güçlenmeye başladılar.Mekkeliler son ve en mükemmel dinin giderek yayılmasını kabul edemiyordu. Bu kaygıları nedeniyle Mekkeliler Medine ye üç saldırı da bulundu. İlk olarak müslümanların zaferiyle sonuçlanan Bedir Savaşı nı, Efendimizin de yaralandığı ve kayıplarla sonuçlanan Uhud Savaşı takip etti.Hicretin beşinci yılında Hendek Savaşı yapıldı.Müşriklerin Medine üzerine yaptıkları üçüncü ve son saldırı olan Hendek Savaşı yine müslümanların zaferiyle sonuçlandı. Hicretin sekizinci yılında ise Hudeybiye Barışının maddelerini ihlal eden Mekkelilere karşı Efendimiz bir sefer düzenledi.Sefer neticesinde Arap Yarımadasında puta tapıcılığın merkezi olan Mekke fethedildi. Yirmi yıldan beri Müslümanlara amansız düşmanlık yapan müşriklerin gücü tamamen kırıldı.
Hicretin dokuzuncu yılında islamın beş şartından biri olan hac farz kılındı. Peygamberimiz bunun üzerine üç yüz kadar müslümanı Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ali ile Mekkeye gönderdi. Burada Kabe yi hiçbir müşriğin tavaf edemeyeceğine dair Enfal suresinin ilgili ayetleri okundu.Bu günden sonra müşrikler Kabe yi hiç tavaf etmedi.
Hicretin onuncu yılında Sevgili Peygamberimiz yüz yirmi dört bin kadar müslümanla Veda Haccı nı yerine getirmek için Mekke ye vardı. Arafat Vadisi nin ortasında Veda Hutbesini okudu.Mekke de on gün kalıp Medine ye dönen Efendimiz hastalandı.Bu hastalık on üç gün sürdü. Ve 632 senesi Rebiülevvel ayının on ikisinde Pazartesi günü Kainatın Efendisi, son peygamber Hz. Muhammed (SAV) altmış bir yaşında Darül ukbaya irtikal eyledi.