Adavet etmek istersen, kalbindeki adâvete adâvet et; onun ref'ine çalış. Hem en ziyade sana zarar veren nefs-i emmarene ve heva-i nefsine adâvet et, ıslahına çalış. O muzır nefsin hatırı için, mü'minlere adâvet etme. Eğer düşmanlık etmek istersen; kâfirler, zındıklar çoktur; onlara adâvet et. Evet nasıl ki muhabbet sıfatı, muhabbete layıktır; öyle de adâvet hasleti, her şeyden evvel kendisi adâvete layıktır. Eğer hasmını mağlub etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et. Çünkü eğer fenalıkla mukabele edersen, husumet tezayüd eder. Zâhiren mağlub bile olsa, kalben kin bağlar, adâveti idame eder. Eğer iyilikle mukabele etsen, nedamet eder; sana dost olur.
Evet fena bir adama "İyisin iyisin" desen, iyileşmesi ve iyi adama "Fenasın fenasın" desen, fenalaşması çok vuku bulur.
Uhuvvet Risalesi
Lügatçe:
Adavet: Düşmanlık.
ref: Kaldırma, geçersiz bırakma.
muzır: Zararlı, zarar veren.
tezayüd: Artma, çoğalma.
nedamet: Pişmanlık.
Evet fena bir adama "İyisin iyisin" desen, iyileşmesi ve iyi adama "Fenasın fenasın" desen, fenalaşması çok vuku bulur.
Uhuvvet Risalesi
Lügatçe:
Adavet: Düşmanlık.
ref: Kaldırma, geçersiz bırakma.
muzır: Zararlı, zarar veren.
tezayüd: Artma, çoğalma.
nedamet: Pişmanlık.