Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Bir haç mevsimi hacca gitmeye niyet eden Ebul Leys yola çıkarken yanına bir miktar para alır ve konu komşu huzurunda da şöyle yemin eder:

"Eğer Mekke'ye gidip gelirken bir tek gıybet edersem Allah'a and olsun ki, bu paraları Hak yolda harcayacağım."

Ebul Leys gerçekten Allah'a verdiği sözü tutar ve öteki berike hakkında bir tek söz etmeden hacdan sıcak aile yuvasına döner. Parası da yanında cebindedir.

Durum bilenlerden biri, "Nasıl olur da bir tek gıybet etmeden hacca gidip geldiniz?" diye sorar. Ebul Leys de şöyle cevap verir:

"Bence herhangi birinin ardından konuşmak (gıybet), zinadan daha ağır bir günahtır. Bilgili bir kimse gıybet ederse, iyi bilsin ki kıyamet günü o, alnında "Bu kimse, Allah'ın rahmetinden mahrumdur" diye yazan bir damgayla Allah'ın huzuruna çıkacaktır.

Dedikodusu yapılan da kendisine yetiştirilen kişi bu sözler karşısında sabredip dayandığında ufak tefek günahlarının yarısı bağışlanır. Bu durum karşısında ötekini berikin çekiştiren kimseler hemen Allah'tan günahlarının bağışlanmasını ve bulundukları yerden kalkmazdan önce derhal Allah'a yönelip tövbe etmeleri gerekir. Ola ki yüce Allah )c.c.) kendilerini bağışlar. Nitekim Peygamber (s.a.v.) şöyle buyuruyor:

"İçinizden biriniz bir müslüman kardeşiniz hakkında kötü söz söylediğinizde hemen Allah'a sığının. Çünkü bu şekilde hareket etmek, günahın keffaretidir."

Ey saadet yolunun yılmaz yolcusu! Şunu iyi bil ki şu beş yerde gıybet etmek caizdir.

Hâkim huzurunda haksızlığa uğrayan bir kimsenin kendisine haksızlık edenin aleyhinde konuşması caizdir. Çünkü burada bir zulmü, bir haksızlığı ortadan kaldırmak söz konusudur. Fakat mahkeme ve hâkimden başkasına bir başkasının aleyhinde konuşmak aslâ doğru değildir.

Savcı ve tahkikat memurlarına: Herhangi biri hakkında bilgi soran savcı ve tahkikat memurlarına o kimsenin kötülüğüne konuşmak caizdir. Nitekim Ebu Süfyanın karısı bir gün Peygamber'e gelerek kocası aleyhinde, "Ey Allah'ın elçisi!... Ebu Süfyan hain bir insan. Çünkü bana yetecek kadar nafaka vermiyor" diye şikâyette bulunur.

Aşırı günahkâr ve ahlâksızlar hakkında tanınan kötü kimselerin aleyhinde konuşmak caizdir. Çünkü bu şekilde hareket etmek, bir müslaman kardeşini onların kötülüğünden korumak demektir.

Görünür sakatlık ve kusurlarında. Topallık, körlük gibi sakatlıklarla tanınan kimseleri böylesine lakaplarıyla çağırmak dinimize aykırı değildir. Fakat yine de daha güzel isim ve lakaplarla çağırmak daha iyidir.

Nefret çekmiyen hususlarda. Kişinin ardından nefret etmeyeceği bir kusurunu duygularını üzerinden atan kimselerin gıybetini yapmakta bir mahzur yoktur" demişler.
-Zübdetül Vaizin-
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
ORiJiNAL YAZARI : Necmeddin

Dedikodusu yapılan da kendisine yetiştirilen kişi bu sözler karşısında sabredip dayandığında ufak tefek günahlarının yarısı bağışlanır.


Gıybet malesef çağın vebası gibi,sarmış tüm yürekleri,yapmıyoruz desek yalan olur,o değerli vakitlerimizi gıybet zehriyle zehirlememek ümidiyle....
 
Üst Alt