Hepimiz birşeyleri unutabiliriz, özellikle de yo un stresli kent yaşamında. Ancak unutkanlık yaşam ritmini bozacak, günlük aktiviteleri engelleyecek düzeydeyse, bir doktora başvurmakta fayda var.
Unutmak, gündelik yaşantımızın bir parçası. Hemen her şeyi unutabiliyoruz, bazen randevuları, ö rendiklerimizi, telefon numaralarını, bazen de isimleri, yüzleri ya da anahtarımızı koydu umuz yeri... Bu durum aslında insan karakterinin bir parçası. Bazılarımız hafızamızda daha fazla bilgi barındırabilir ve bunları çok daha kolay hatırlarken, bazılarımız bu kadar becerikli de ildir ve "unutkan" sıfatı alıverir.
Bu nedenle yaşam koşuşturması içinde tek başına bazı olayları unutmak ciddi bir sorun ya da hastalık anlamına gelmiyor. Ancak, günlük aktivitelerimizi yerine getiremeyecek kadar çok unutur, artık iş yapamaz ve sorumluluklarımızı gideremez hale geldiysek harekete geçme zamanı gelmiş demektir.
Unutkanlı ın sorun olarak kabul edilebilmesi için belli bir sıklıktan söz etmek mümkün de il. E er yaşadı ı unutkanlık kişinin yaşam standardını düşürüyor ve günlük aktivitesini bozuyorsa önlem alınıp tedavi edilmesi gerekiyor.
HER YAŞTA OLABİLİR
Unutkanlık aslında büyük oranda psikolojik sorunlardan kaynaklanıyor. Ancak, organik nedenlere ba lı olarak ortaya çıkan unutkanlıklar da kişinin hayat standardını etkiliyor. Bir problem olarak unutkanlı ın, gençlerde ve yaşlılarda ortaya çıkmasına göre farklı anlamlar taşıdı ını söyleyen Acıbadem Hastanesi Bakırköy, Nöroloji Uzmanı Dr. Elif Ilgaz, unutkanlı ın her yaş grubunda yaşanmasına karşın, belirgin yaşlarda ortaya çıkan hastalıkların unutkanlı a daha fazla neden oldu unu söylüyor.
Dr. Ilgaz, gençlerde ortaya çıkan unutkanlı ın en büyük nedenini günlük yaşam stresine ba lıyor. Yo un iş temposunda çalışan ve beynine sürekli yeni bilgi kaydetmek durumunda kalan ve gergin olan kişiler daha unutkan olabiliyor. Bu nedenle unutkanlık şikayetiyle hekime başvuran gençlerde unutkanlı ın psikolojik kökeni ile birlikte organik nedene ba lı olup olmadı ı da araştırılıyor.
Gençlerde ortaya çıkan unutkanlı ın organik nedenlerine bakıldı ında, ilk sıralarda troidin iyi çalışmaması ve B12 eksikli i geliyor. Dr. Ilgaz, unutkanlık nedeniyle gençleri hekime getiren korkuların başında "Alzheimer mıyım" endişesinin yattı ını anlatıyor.
Özellikle son dönemlerde toplumda alzheimer konusundaki bilgi düzeyinin yükselmesine paralel olarak böyle bir yanılgının da ortaya çıktı ını belirten Ilgaz, bu sonucu unutkanlıkla alzheimer'in aynı şey olarak algılanmasına ba lıyor ve şöyle konuşuyor:
"Unutkanlı ın organik nedene ba lı olarak ortaya çıktı ı durumların başında elbette alzheimer geliyor. Ancak alzheimer 60 yaş ve üzeri kişilerde ortaya çıkan bir durum. Bu yaşlardaki unutkanlı ın da alzheimer olarak tanımlanabilmesi için, kişinin yakın hafızası etkilenmiş, söylediklerini tekrarlıyor, kişilik de işikleri ortaya çıkmış, hayal görmeye başlamış, uyku uyanıklık döngüsünün bozulmuş olması gerekiyor. Yani alzheimer yaşla birlikte ortaya çıkmakla birlikte yaşlılı ın do al sonucu de ildir. Bu nedenle yaşlılıkta ortaya çıkan her unutkanlı ı alzheimer olarak tanımlamak da yanlış olur."
Hafif kognitif bozuklu u olan kişilerin alzheimer'e dönüşüp dönüşmeyece i tam olarak bilinmiyor. Ancak diyabet, hipertansiyon gibi damar sa lı ını bozan kronik hastalıkların etkin kontrol edilmesi unutkanlık gelişiminin önüne geçilmesi için önemli. Dr. Elif Ilgaz, kalp damar sa lı ını koruma ve sa lıklı yaşam adına yapılacak her türlü çalışmanın unutkanlık üzerine pozitif etki yarattı ını anlatıyor ve yüksek kolesterol, obezite, sigara içmek gibi yaşam stili de işikli i gerektiren durumlarda düzenli egzersiz yapmak, sigarayı bırakmak, sebze ve meyve a ırlıklı beslenmenin etkili olabilece ini belirtiyor.
KİŞİLİK ÖZELLİĞİ
Unutkanlı ın aslında insana ait bir kişilik özelli i oldu unu ve her unutkanlıkta patolojik bir sonuç aramanın do ru olmadı ını anlatan Acıbadem Etiler Poliklini i Psikiyatri Uzmanı Dr. Özay Özdemir ise, a ırlıklı nedeni psikolojik olan unutkanlı ı "a rı"ya benzetiyor. A rının ço u kez bir sorunun bulgusu olabildi i gibi, unutkanlı ın da bazı durumlarda psikolojik bir semptom olabilece ine dikkat çeken Dr. Özdemir, kişinin unutmasının ruhsal sa lı ını koruyucu bir işlev gösterebildi ini de vurguluyor. Bir kişinin ne kadar unutup unutmayaca ını, o kişinin do umundan itibaren geçirdi i psikoseksüel evreler ve bunun sonucunda ortaya çıkan ruhsal ve kişilik yapısı etkiliyor.
Sosyal hayatını etkiler boyutta bir unutkanlık yaşayan kişinin kendisine geldi inde öncelikle de erlendirme sürecine tabi tutularak sorunun nedenini bulmaya çalıştıklarını söyleyen Dr. Özdemir, gerçekleştirdikleri süreçle ilgili şunları anlatıyor:
PSİKOLOJİK Mİ, ORGANİK Mİ?
"Buradaki ilk ayrım, sorunun psikolojik ya da organik bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadı ı oluyor. Herhangi bir organik nedene ba lı oldu una dair bir şüphe de olsa kişi nörolojik de erlendirilmeye alınıyor. Bazen hem psikolojik hem de organik nedenler unutkanlı a kaynak olabiliyor. Bu ayrımı hastayla konuşarak da tespit etmek mümkün olabiliyor.
Ancak bu noktada hastanın yaşı, yaşadı ı kültür, ortam, bulundu u durum, bu sürecin içinde oldu u durum gibi farklı parametreler de erlendirilerek sonuca varılmaya çalışılır. Örne in gelen kişi 60 yaşın altındaysa organik nedenlerden uzaklaşılıyor."
Özellikle büyük şehirlerde yo un stres altında yaşayan kişilerde, hemen her yaş grubunda unutkanlık gözlenme ihtimali yüksek oluyor. Ancak burada göreceli bir durum ortaya çıkıyor. Çünkü büyük şehirlerde ve daha sistematik bir yaşam tarzı olan kişilerin yaşayaca ı unutkanlıklar onların yaşamlarını birebir etkiledi i için bu grup hekime daha çabuk geliyor.
Ancak hayatı bu kadar sistematik olmayan, örne in köyde yaşayan bir kişinin yaşayaca ı bir unutkanlık onun gündelik yaşantısı üzerinde çok büyük olumsuzluklar yaratmayaca ı için farkında olmadan bu durumu yaşıyor olabilir.
Bu nedenle unutkanlı ın yo un olarak görüldü ü kesimleri sıralarken burada bir görecelilik söz konusu.
Unutkanlı ın psikolojik altyapısı de erlendirildi inde ortaya öncelikle depresyon ve anksiyete çıkıyor. Yani unutkanlık nevrotik bir semtom olarak ortaya çıkmamışsa büyük oranda altta yatan neden depresyon oluyor.
Psikiyatride en sık görülen bozukluklar olan anksiyete bozuklukları, psikolojik gerilim, kaygı, nedensiz korku olarak tanımlanıyor ve anksiyete bozukluklarının altına çeşitli hastalıklar giriyor. Bunların başında da panik bozuklu u geliyor. Bu nedenle panik yaşayan kişilerde de unutkanlık gözlenebiliyor.
ANKSİYETE VE DEPRESYON
Dr. Özdemir, unutkanlı ın anksiyete bozukluklarında ve depresyonda ortaya çıkış nedenlerini şöyle anlatıyor: "Unutkanlık her iki durumda da ya, temel bir psikolojik mekanizmayla birlikte sonradan bir semptom olarak ortaya çıkar, ya da di er belirtiler unutkanlı a neden olur. Her iki hastalıkta da kişinin dikkatini bir noktaya toplaması güçtür, konsantrasyon güçlü ü yaşar. Beyninde birçok şey dolaşır ve karmaşa halindedir, bunun sonucunda kişide unutkanlık ortaya çıkar. Bazı ruhsal yapılar unutkanlık semptomunun ortaya çıkmasına e ilimlidirler. Ancak hangi kişilik yapısında olursa olsun anksiyete ve depresyon yaşıyorsa büyük oranda unutkanlık sorunuyla karşı karşıya kalacak demektir."
RAHATSIZLIĞIN TEDAVİSİ
Unutkanlıkta tedaviye geçmeden önceki tanı de erlendirme aşaması en güç aşamayı oluşturuyor. Çünkü neden do ru tespit edildikten sonra hastalı a ilişkin bir tedavi uygulanabiliyor. Yani ayrıca unutkanlı a yönelik "unutkanlık tedavisi" diye bir tedavi bulunmuyor.
Dr. Özay Özdemir'in verdi i bilgiye gere, unutkanlık şikayeti ile gelen kişilerin büyük ço unlu unda neden, depresyon ve anksiyete bozuklu u oldu u için tedavi de buna göre şekilleniyor. Yani ilaç tedavisi ve psikoterapi uygulanarak çözüm buluyor. Unutkanlık yaşayan kişilerde sorun ne olursa olsun kendileri için ayıracakları zamanın son derece önemli oldu unu söyleyen Dr. Özdemir, bu anlamda tatil yapmanın faydalı olabilece ini söylüyor.
Gün içinde de sadece kendinizle kalabilece iniz herhangi bir farklı aktiviteyle düşüncelerden bir nebze de olsa uzaklaşmak ve dikkat ve konsantrasyonu farklı noktalara odaklamak, arkadaş grupları oluşturarak paylaşımda bulunmak da yarar sa layan basit çözüm önerileri olarak sıralanıyor.
Unutkanlara öneriler...
-Aklınıza çok şey tutmaya çalışmayın, notlar almaya çalışın, bunu alışkınlık haline getirin,
-Stresinizi azaltıcı aktiviteler geliştirin,
-Düzenli spor yapmaya çalışın,
-Beslenmenize dikkat edin,
-Sevdi iniz insanlarla bir araya gelip, sizi mutlu edecek şeylerle u raşın,
-Günlük yaşantınızda çok yo un stres içindeyseniz, uykusuzluk, yorgunluk, sık a lama, hayattan zevk almama gibi şikayetleriniz varsa psikiyatrla mutlaka görüşün.
Unutmak, gündelik yaşantımızın bir parçası. Hemen her şeyi unutabiliyoruz, bazen randevuları, ö rendiklerimizi, telefon numaralarını, bazen de isimleri, yüzleri ya da anahtarımızı koydu umuz yeri... Bu durum aslında insan karakterinin bir parçası. Bazılarımız hafızamızda daha fazla bilgi barındırabilir ve bunları çok daha kolay hatırlarken, bazılarımız bu kadar becerikli de ildir ve "unutkan" sıfatı alıverir.
Bu nedenle yaşam koşuşturması içinde tek başına bazı olayları unutmak ciddi bir sorun ya da hastalık anlamına gelmiyor. Ancak, günlük aktivitelerimizi yerine getiremeyecek kadar çok unutur, artık iş yapamaz ve sorumluluklarımızı gideremez hale geldiysek harekete geçme zamanı gelmiş demektir.
Unutkanlı ın sorun olarak kabul edilebilmesi için belli bir sıklıktan söz etmek mümkün de il. E er yaşadı ı unutkanlık kişinin yaşam standardını düşürüyor ve günlük aktivitesini bozuyorsa önlem alınıp tedavi edilmesi gerekiyor.
HER YAŞTA OLABİLİR
Unutkanlık aslında büyük oranda psikolojik sorunlardan kaynaklanıyor. Ancak, organik nedenlere ba lı olarak ortaya çıkan unutkanlıklar da kişinin hayat standardını etkiliyor. Bir problem olarak unutkanlı ın, gençlerde ve yaşlılarda ortaya çıkmasına göre farklı anlamlar taşıdı ını söyleyen Acıbadem Hastanesi Bakırköy, Nöroloji Uzmanı Dr. Elif Ilgaz, unutkanlı ın her yaş grubunda yaşanmasına karşın, belirgin yaşlarda ortaya çıkan hastalıkların unutkanlı a daha fazla neden oldu unu söylüyor.
Dr. Ilgaz, gençlerde ortaya çıkan unutkanlı ın en büyük nedenini günlük yaşam stresine ba lıyor. Yo un iş temposunda çalışan ve beynine sürekli yeni bilgi kaydetmek durumunda kalan ve gergin olan kişiler daha unutkan olabiliyor. Bu nedenle unutkanlık şikayetiyle hekime başvuran gençlerde unutkanlı ın psikolojik kökeni ile birlikte organik nedene ba lı olup olmadı ı da araştırılıyor.
Gençlerde ortaya çıkan unutkanlı ın organik nedenlerine bakıldı ında, ilk sıralarda troidin iyi çalışmaması ve B12 eksikli i geliyor. Dr. Ilgaz, unutkanlık nedeniyle gençleri hekime getiren korkuların başında "Alzheimer mıyım" endişesinin yattı ını anlatıyor.
Özellikle son dönemlerde toplumda alzheimer konusundaki bilgi düzeyinin yükselmesine paralel olarak böyle bir yanılgının da ortaya çıktı ını belirten Ilgaz, bu sonucu unutkanlıkla alzheimer'in aynı şey olarak algılanmasına ba lıyor ve şöyle konuşuyor:
"Unutkanlı ın organik nedene ba lı olarak ortaya çıktı ı durumların başında elbette alzheimer geliyor. Ancak alzheimer 60 yaş ve üzeri kişilerde ortaya çıkan bir durum. Bu yaşlardaki unutkanlı ın da alzheimer olarak tanımlanabilmesi için, kişinin yakın hafızası etkilenmiş, söylediklerini tekrarlıyor, kişilik de işikleri ortaya çıkmış, hayal görmeye başlamış, uyku uyanıklık döngüsünün bozulmuş olması gerekiyor. Yani alzheimer yaşla birlikte ortaya çıkmakla birlikte yaşlılı ın do al sonucu de ildir. Bu nedenle yaşlılıkta ortaya çıkan her unutkanlı ı alzheimer olarak tanımlamak da yanlış olur."
Hafif kognitif bozuklu u olan kişilerin alzheimer'e dönüşüp dönüşmeyece i tam olarak bilinmiyor. Ancak diyabet, hipertansiyon gibi damar sa lı ını bozan kronik hastalıkların etkin kontrol edilmesi unutkanlık gelişiminin önüne geçilmesi için önemli. Dr. Elif Ilgaz, kalp damar sa lı ını koruma ve sa lıklı yaşam adına yapılacak her türlü çalışmanın unutkanlık üzerine pozitif etki yarattı ını anlatıyor ve yüksek kolesterol, obezite, sigara içmek gibi yaşam stili de işikli i gerektiren durumlarda düzenli egzersiz yapmak, sigarayı bırakmak, sebze ve meyve a ırlıklı beslenmenin etkili olabilece ini belirtiyor.
KİŞİLİK ÖZELLİĞİ
Unutkanlı ın aslında insana ait bir kişilik özelli i oldu unu ve her unutkanlıkta patolojik bir sonuç aramanın do ru olmadı ını anlatan Acıbadem Etiler Poliklini i Psikiyatri Uzmanı Dr. Özay Özdemir ise, a ırlıklı nedeni psikolojik olan unutkanlı ı "a rı"ya benzetiyor. A rının ço u kez bir sorunun bulgusu olabildi i gibi, unutkanlı ın da bazı durumlarda psikolojik bir semptom olabilece ine dikkat çeken Dr. Özdemir, kişinin unutmasının ruhsal sa lı ını koruyucu bir işlev gösterebildi ini de vurguluyor. Bir kişinin ne kadar unutup unutmayaca ını, o kişinin do umundan itibaren geçirdi i psikoseksüel evreler ve bunun sonucunda ortaya çıkan ruhsal ve kişilik yapısı etkiliyor.
Sosyal hayatını etkiler boyutta bir unutkanlık yaşayan kişinin kendisine geldi inde öncelikle de erlendirme sürecine tabi tutularak sorunun nedenini bulmaya çalıştıklarını söyleyen Dr. Özdemir, gerçekleştirdikleri süreçle ilgili şunları anlatıyor:
PSİKOLOJİK Mİ, ORGANİK Mİ?
"Buradaki ilk ayrım, sorunun psikolojik ya da organik bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadı ı oluyor. Herhangi bir organik nedene ba lı oldu una dair bir şüphe de olsa kişi nörolojik de erlendirilmeye alınıyor. Bazen hem psikolojik hem de organik nedenler unutkanlı a kaynak olabiliyor. Bu ayrımı hastayla konuşarak da tespit etmek mümkün olabiliyor.
Ancak bu noktada hastanın yaşı, yaşadı ı kültür, ortam, bulundu u durum, bu sürecin içinde oldu u durum gibi farklı parametreler de erlendirilerek sonuca varılmaya çalışılır. Örne in gelen kişi 60 yaşın altındaysa organik nedenlerden uzaklaşılıyor."
Özellikle büyük şehirlerde yo un stres altında yaşayan kişilerde, hemen her yaş grubunda unutkanlık gözlenme ihtimali yüksek oluyor. Ancak burada göreceli bir durum ortaya çıkıyor. Çünkü büyük şehirlerde ve daha sistematik bir yaşam tarzı olan kişilerin yaşayaca ı unutkanlıklar onların yaşamlarını birebir etkiledi i için bu grup hekime daha çabuk geliyor.
Ancak hayatı bu kadar sistematik olmayan, örne in köyde yaşayan bir kişinin yaşayaca ı bir unutkanlık onun gündelik yaşantısı üzerinde çok büyük olumsuzluklar yaratmayaca ı için farkında olmadan bu durumu yaşıyor olabilir.
Bu nedenle unutkanlı ın yo un olarak görüldü ü kesimleri sıralarken burada bir görecelilik söz konusu.
Unutkanlı ın psikolojik altyapısı de erlendirildi inde ortaya öncelikle depresyon ve anksiyete çıkıyor. Yani unutkanlık nevrotik bir semtom olarak ortaya çıkmamışsa büyük oranda altta yatan neden depresyon oluyor.
Psikiyatride en sık görülen bozukluklar olan anksiyete bozuklukları, psikolojik gerilim, kaygı, nedensiz korku olarak tanımlanıyor ve anksiyete bozukluklarının altına çeşitli hastalıklar giriyor. Bunların başında da panik bozuklu u geliyor. Bu nedenle panik yaşayan kişilerde de unutkanlık gözlenebiliyor.
ANKSİYETE VE DEPRESYON
Dr. Özdemir, unutkanlı ın anksiyete bozukluklarında ve depresyonda ortaya çıkış nedenlerini şöyle anlatıyor: "Unutkanlık her iki durumda da ya, temel bir psikolojik mekanizmayla birlikte sonradan bir semptom olarak ortaya çıkar, ya da di er belirtiler unutkanlı a neden olur. Her iki hastalıkta da kişinin dikkatini bir noktaya toplaması güçtür, konsantrasyon güçlü ü yaşar. Beyninde birçok şey dolaşır ve karmaşa halindedir, bunun sonucunda kişide unutkanlık ortaya çıkar. Bazı ruhsal yapılar unutkanlık semptomunun ortaya çıkmasına e ilimlidirler. Ancak hangi kişilik yapısında olursa olsun anksiyete ve depresyon yaşıyorsa büyük oranda unutkanlık sorunuyla karşı karşıya kalacak demektir."
RAHATSIZLIĞIN TEDAVİSİ
Unutkanlıkta tedaviye geçmeden önceki tanı de erlendirme aşaması en güç aşamayı oluşturuyor. Çünkü neden do ru tespit edildikten sonra hastalı a ilişkin bir tedavi uygulanabiliyor. Yani ayrıca unutkanlı a yönelik "unutkanlık tedavisi" diye bir tedavi bulunmuyor.
Dr. Özay Özdemir'in verdi i bilgiye gere, unutkanlık şikayeti ile gelen kişilerin büyük ço unlu unda neden, depresyon ve anksiyete bozuklu u oldu u için tedavi de buna göre şekilleniyor. Yani ilaç tedavisi ve psikoterapi uygulanarak çözüm buluyor. Unutkanlık yaşayan kişilerde sorun ne olursa olsun kendileri için ayıracakları zamanın son derece önemli oldu unu söyleyen Dr. Özdemir, bu anlamda tatil yapmanın faydalı olabilece ini söylüyor.
Gün içinde de sadece kendinizle kalabilece iniz herhangi bir farklı aktiviteyle düşüncelerden bir nebze de olsa uzaklaşmak ve dikkat ve konsantrasyonu farklı noktalara odaklamak, arkadaş grupları oluşturarak paylaşımda bulunmak da yarar sa layan basit çözüm önerileri olarak sıralanıyor.
Unutkanlara öneriler...
-Aklınıza çok şey tutmaya çalışmayın, notlar almaya çalışın, bunu alışkınlık haline getirin,
-Stresinizi azaltıcı aktiviteler geliştirin,
-Düzenli spor yapmaya çalışın,
-Beslenmenize dikkat edin,
-Sevdi iniz insanlarla bir araya gelip, sizi mutlu edecek şeylerle u raşın,
-Günlük yaşantınızda çok yo un stres içindeyseniz, uykusuzluk, yorgunluk, sık a lama, hayattan zevk almama gibi şikayetleriniz varsa psikiyatrla mutlaka görüşün.