Necmettin Şahiner "Son Şahitler" adlı kitabında,Bediüzzaman Said Nursi'nin Eskişehir Cezaevi'nde geçen günlerini şu şekilde anlatır:
"...Zaten bize idam mahkumu gözüyle bakıyorlardı.Hiçbir ziyaretçi bırakmıyorlardı."Siz de idam olacaksınız bunlarla konuşursanız." diyorlardı.Geceleri pislikten,tahta kurularından,hamam böceklerinden uyumak kabil değildi."
Bediüzzaman'a karşı masonların uyguladığı zulüm Eskişehir'den sonra da devam etmiştir.Eskişehir hapishanesinden tahliye olan Bediüzzaman,Kastamonu'da karakol karşısında bir evde oda hapsine alınmıştır.8 sene sonra Denizli Mahkemesi 20 ay ceza vermiş,daha sonra Bediüzzaman Emirdağ'a mecburi ikamete yollanmıştır.Üstad hapishane günlerini şöyle anlatır:
"Pek basit bahanelerle kışın en şiddetli soğuk günlerinde beni tutuklayarak büyük,gayet soğuk ve sobasız bir koğuşta 2 gün tecrid için hapsettiler.Halbuki ben küçük odamda günde birkaç defa soba yakarken ve daima mangalımda ateş tutarken,zafiyet ve hastalığımdan zor dayanabilirdim."
(Lem'alar,s.224)
Bediüzzaman sözlerinin devamında,çektiği bu sıkıntıları hafifleten tesellinin mahkumların İslam'a girmeleri olduğunu ifade etmektedir.Masonlar Bediüzzaman'a olan kinlerini bazen şahsen de ortaya koymuşlardır.Bunun örneklerinden biri,Bediüzzaman'a Ankara hükümet binasındaki odasında hakaret eden Ankara'nın mason valisi Nevzat Tandoğan'dır.Bediüzzaman'ın kıyafet tarzına müdahale etmek isteyen vali 1956 yılında,içinde buluınduğu ruh hastalığı nedeniyel intihar eder.Ayrıca dönemin mason İçişleri Bakanı Şükrü Kaya da üstadla bayağı uğraşmıştır.
Bediüzzaman,Nevzat Tandoğan'la ilgili olarak Risale-i Nur'da şunları yazmıştır:
"20 senede kaç vilayetin zabıtları kıyafetime ilişmedi.Yalnız 25 sene evvel Ankara Valisi Nevzat Bey,cebren kıyafetime ilişmek istedi;ama muvaffak olamadı,hem de kendi kendini öldürmekle tokat yedi."
Emirdağ Lahikası,s.281
"...Zaten bize idam mahkumu gözüyle bakıyorlardı.Hiçbir ziyaretçi bırakmıyorlardı."Siz de idam olacaksınız bunlarla konuşursanız." diyorlardı.Geceleri pislikten,tahta kurularından,hamam böceklerinden uyumak kabil değildi."
Bediüzzaman'a karşı masonların uyguladığı zulüm Eskişehir'den sonra da devam etmiştir.Eskişehir hapishanesinden tahliye olan Bediüzzaman,Kastamonu'da karakol karşısında bir evde oda hapsine alınmıştır.8 sene sonra Denizli Mahkemesi 20 ay ceza vermiş,daha sonra Bediüzzaman Emirdağ'a mecburi ikamete yollanmıştır.Üstad hapishane günlerini şöyle anlatır:
"Pek basit bahanelerle kışın en şiddetli soğuk günlerinde beni tutuklayarak büyük,gayet soğuk ve sobasız bir koğuşta 2 gün tecrid için hapsettiler.Halbuki ben küçük odamda günde birkaç defa soba yakarken ve daima mangalımda ateş tutarken,zafiyet ve hastalığımdan zor dayanabilirdim."
(Lem'alar,s.224)
Bediüzzaman sözlerinin devamında,çektiği bu sıkıntıları hafifleten tesellinin mahkumların İslam'a girmeleri olduğunu ifade etmektedir.Masonlar Bediüzzaman'a olan kinlerini bazen şahsen de ortaya koymuşlardır.Bunun örneklerinden biri,Bediüzzaman'a Ankara hükümet binasındaki odasında hakaret eden Ankara'nın mason valisi Nevzat Tandoğan'dır.Bediüzzaman'ın kıyafet tarzına müdahale etmek isteyen vali 1956 yılında,içinde buluınduğu ruh hastalığı nedeniyel intihar eder.Ayrıca dönemin mason İçişleri Bakanı Şükrü Kaya da üstadla bayağı uğraşmıştır.
Bediüzzaman,Nevzat Tandoğan'la ilgili olarak Risale-i Nur'da şunları yazmıştır:
"20 senede kaç vilayetin zabıtları kıyafetime ilişmedi.Yalnız 25 sene evvel Ankara Valisi Nevzat Bey,cebren kıyafetime ilişmek istedi;ama muvaffak olamadı,hem de kendi kendini öldürmekle tokat yedi."
Emirdağ Lahikası,s.281