Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Vefatının 8. Yılında BayramYüksel A abeyimizi

rahmetle yâd ediyoruz...

Bayram YÜKSEL(r.h.) A abeyimizden Hatıralar 1931 - 1997

1- Üstad Hazretleri, (Mevlid-i Nebevi gecesi hâriç) di er leyâli-i Mübâreki ihyâ ettirir, uyutmazdı. Uyuyanları ibrikle su dökerek uyandırırdı. Ayrıca Ramazan'ın 15'inden sonra uyutmazdı. Üstad Hazretleri, kendi de mübarek gecelerde ve Ramazan'ın son 15 gününde uyumazdı.

2- Bir ders esnasında 17. Lem'a'daki Nota'lar bahsi okunurken Üstad Hazretlerinin hazır oldu u bir derste A abeylerden biri, "Ey gafil Said" ibâresini okuyunca, Üstad Hazretleri, "Keçeli, beni itham etmeye hakkınız yok!" dedi. O ibâre yerine "Ey gafil nefsim veya Ey gafil filan!" (Okuyan kendi ismini söylesin) ma'nasında sözler söyledi.

3- Bir gün, Üstad Hazretleri, "Kardeşim, bu zaman çok acâib olmuş, elini versen kolunu alır, kolunu versen vücûdunu alır. Zarûrî rızkı bulsanız, kifayet ediniz." diyerek A abeylere ve bizlere buyurdular ki, "Size, hayat-ı içtimâiyeye girmeye mecbur kalırsanız, ancak çobanlı a izin veriyorum!" dedi.

4- Bingöl Milletvekili (Said), Üstad Hazretlerinin yanına geliyor ve Ankara'dan çok sıkıldı ını söylüyor. Üstad Hazretleri, "Yok, yok! Ankara'nın her mahallesinde, her semtinde bir dershane olacak!" diyor. "Ankara'da, en kara bir hâlet hissettim, fakat sonra Ankara nurlandı!" diyor.

5- Mustafa Birlik A abey, Üstad Hazretlerine, "Zekât yerine Risale-i Nur kitablarından da ıtabilir miyim?" diye sorunca, Üstad Hazretleri, "Olur!" dedi.

6- Üstad Hazretleri, "Tenbellik, hastalık ve yorgunluk nefsin desisesidir!" diyor ve hiç sevmiyordu!

7- Üstad Hazretleri, "Gavs-ı A'zam, Allah'tan hizmet için ömür rica etmiş. Ben de, Risale-i Nur, matbaalarda basılıp bitinceye kadar Allah'tan ömür istiyorum." dedi.

8- Ö lene kadar ders yaptı ımız oldu. Fakat bu, Arabça Mesnevi'yi okuma zamanına mahsus idi.Sâir zamanlarda, birer ikişer sahife olarak, sabah dersinde okurduk.

9- Üstad Hazretleri, "Evladlarım, evladlarım, Risale-i Nur dinsizlerin, Komünistlerin, Masonların belini kırmıştır., merak etmeyiniz! Risale-i Nur dâima galiptir. Yeter ki, siz Risale-i Nur!a sadık kalın!" diyordu.



10- Üstad Hazretleri, "E er mümkün olsaydı, Risale-i Nur'un bir sahifesinin yazılması için on altın verecektim." dedi.

11- Yine Üstad Hazretleri, "Acaba Risale-i Nur dâiresine girip de, bütün bütün dâireden atılan var mı?" diyor, sonra "Ben hiç hatırlamıyorum." diyordu.

12- Üstad Hazretleri, birbirinize haksız yere seksen sopa vursanız buradaki netice-i azîme için burayı bırakıp bir yere gitmeyeceksiniz!" diyordu.

13- Üstad Hazretleri, "Dünyanın şaşaalı bir devri gelecek, İnşâallah. Ben görmeyece im, ben kabrimde seyredece im, Mustafa Sungur da bana ders okuyacak" diyordu.

14- Üstad Hazretleri, Emirda 'ında iken Ziya Arun A abey ayrılıyor. Üstad Hazretleri, Keşki ben gelinceye kadar tutsaydınız!" (Ziya A abeyinin mezcubâne hareketinden, Bayram A abey de onun gitmesini arzu ediyor. Bayram A abey bavulunu taşıyor, o kolu bir hafta a rıyor.) Üstad Hazretleri, "Ziya duamda, birinci tabakada iken şimdi yedinci tabakada zor kabul ediyorum." dedi. Yine, Üstad Hazretleri "Ziya hayat-ı içtimâiyenin boşlu unu bildi, tımarhaneye kapandı. Şimdi orada imamlık yaparak hizmet ediyor." dedi. Hâşiye: Ziya A abeyde ırsî bir meczûbiyet hâli varmış!

15- Üstad Hazretleri, "Ben kızdı ım zaman kalben de il sûreten hiddetleniyorum." derdi.

16- Bir gün Ceylan, Tahiri, Sungur A abeyler, Bayram A abeyin bulundu u bir derste "Üstad Hazretleri, "Siz zannediyor musunuz ki, biz beş altı kişilik bir dersyapıyoruz. Biz bu dersimizde Anadolu'daki binler cemaatlerin arasına girip ders yapıyoruz." dedi.

17- Üstad Hazretleri "Nasıl ki, Cuma akşamları camilerde tecdid-i iman yapılıyor. Biz de, Risale-i Nur okuyarak tecdid-i iman yapıyoruz." diyordu.

18- Üstad Hazretlerinin en çok kızdı ı İslâmiyete zarar veren İngiliz ve Fransızlar idi. A abeylere diyordu ki, "Fransız ve İngiliz, Sidre'ye uçaklarını gönderip bombardıman yapsalar beş para ehemmiyet vermeyece im.Siz de ehemmiyet vermeyin. "Zübeyir, yap bir kahve !" diyece im."

19- Üstad Hazretleri,"Târihçe-i Hayat, on ordu, yirmi mecmua kadar hizmet edecek!" diyordu.

20-Üstad Hazretleri, beş saat geçmeyince yemek yemez, iki saat geçmeyince de su içmezdi. Çamaşırını sık sık de iştirirdi. Yıkamak için aldı ımızda gül gibi kokunca, ancak kirli oldu unu anlıyorduk!
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
21-Üstad Hazretleri, ben Kore'ye giderken: "Tam, tam. İnkâr-ı Ulûhiyete karşı gitmek lâzımdı. Ben ya seni, ya Ceylan'ı düşünüyordum. Orada kafana göre bir arkadaş edin. Nefis ve Şeytan'ın seni sıkıştırdı ında beni hatırla! Korktu un zaman da beni hatırla! Senin lisan-ı hâlin, lisan-ı kâlinden daha ziyâde te'sir edecektir." diyordu.

22-Kore'de bir gün, Bayram A abeye de radyo yayını için "Türkiye'deki vatandaşlarına bir diyece in var mı?" diye soruyorlar. O da, "Üstadım Bediüzzaman Hazretlerine selâm ederim, ellerinden öperim." demiş. Bu sırada, Üstad Hazretleri mahkemeden çıkınca, radyoyu açtırır ve o anda yayında olan Bayram A abeyin konuşmasını dinler.

23- Üstad Hazretleri, Isparta için, "Bu mübârek şehri ihya etmek için, her gün Cennet'ten altı damla bu göle, (Gölcük'e) damlıyor." demiş. (Terzi Mehmed'den)

24- Hava assubayları Üstad Hazretlerini ziyarete gelirken jip devriliyor! Üstad, onlara "Ziyaretinizin makbuliyetine işarettir." buyurdular.

25- Üstad Hazretleri, birbirine edilen gıyâbî dualara ehemmiyet veriyordu.Sabah namazından bir saat evvel başladı ı duada beş metre uzunlu unda (ve bir metre genişli inde) kâ ıda yazılı şecerede bulunan isimlere ba ışlıyordu. Üstad Hazretleri, mübârek zatların hepsine dua ediyordu. Buyururlardı ki, "Nasıl zarfın üzerine isim yazılınca adrese kolay gider; aynen öyle de, birbirinize ismen dua ederseniz, o zarfdaki gibi olur ve yerine gider." derdi.

26- Üstad Hazretleri, uça ı gördü ü zaman, onu göstererek, "Nev'imle iftihar ediyorum!" dedi.

27- Üstad Hazretleri, sabah namazını Şafii mezhebine göre, yâni biraz erken kılardı. A abeyler o zaman namazlarını ayrı kılarlar ve sonra zile basılınca Üstad Hazretlerinin yanına giderlerdi. O zaman, Üstad Hazretleri "Tesbihatı yapıp yapmadıklarını" sorar, yapmamışlarsa "yapmalarını" söylerdi. E er namazı beraber kılmışlarsa Lâ İlâhe İllallah çekilinceye kadar, kimseyi bırakmazdı.

28- Üstad Hazretleri, "Yirmi milletvekili "vatan, Kur'an için çalışaca ız." deseler, maaş almazlarsa bomba gibi te'sir edecek!" dedi.

29- Üstad Hazretleri, gömle inin önüne bazan reyhan ve gül takıyordu.

30- Üstad Hazretleri, "Benim hizmetkârlarımı gıybet edenin âkıbetinden korkarım." buyurdu.

31- Üstad Hazretleri, "Menderes gelse, "Bayramı bana şoför olarak ver!" dese, bunun neticesi olarak "Risale-i Nur da ıtaca ım, neşredece im" dese, ben Bayramı vermeyece im." dedi.

32-- Abdullah A abey Urfada hizmette iken, vâlidesi Üstad Hazretlerine mektub yazarak diyor ki: "Abdullah'a müsaade edin, iki aylı ına yanıma gelsin! Yoksa hakkımı helâl etmeyece im." Üstad Hazretleri,o sırada Emirda ı'nda imiş. Bu mektubdan evvelâ haberdar olan olan Zekeriyya Kitabçı A abey, Üstad Hazretlerinden habersiz olarak Abdullah A abeye mektub yazarak demiş ki, "Annenden böyle böyle mektub geld.Üstad Hazretleri iki aylı ına de il de iki günlü üne memlekete gitmenize izin verdi. Çabuk gelin" Abdullah A abey, hemen yola çıkarak evvelâ Üstad Hazretlerini ziyaret ederek, memlekete gitmek niyetiyle Emirda 'a geliyor.Üstad Hazretleri, Abdullah A abeye o zaman şöyle demiş: "Sıla-i rahim mektubla da olur. Hemen Urfa'ya geri dön. E er önceden tedbir alıp eve ara sıra mektub yazsa idin bunlar başına gelmezdi. E er seni özlemişlerse onlar senin yanına gelsinler." Abdullah A abeyin anlattı ına göre, Üstad Hazretleri sa elini göstererek demiş ki:"Baş parmak hukukullah; İşaret parma ı hukuk-u Resulullah: Orta parmak hukuk-u Üstad; Yüzük parma ı hukuk-u vâlide; Küçük parmak hukuk-u peder." demiş. Sonra Üstad Hazretleri, baş parma ını işaret ederek, "hepsine mukabildir ve hepsinden önce gelir." demiş. Abdullah A abey, hemen Urfa'ya dönmüş.

33- Üstad Hazretleri, A abeylere nâfile oruç tutturmuyormuş ve tutarlarsa bozduruyormuş. (Bayram A abey, "Za'fiyet geçirip, hizmetten geri kalmamak için" diyor.) Bayram A abey diyor ki: "Ben de, bunu için Üstad Hazretleri Isparta'dan ayrıldı ı zaman nâfile oruç tutardım." E er Ramazan ise, Üstad Hazretleri A abeyleri oruç tuttukları için zahmet olur diye suya göndermiyormuş.

34- Abdülmecid A abey, Üstad Hazretlerini ziyarete gelince, Isparta'daki A abeylerin hepsi yemekte toplanıyor. (Üstad Hazretleri, dışardan lokantadan yemek getirtiyor.) Üstad Hazretleri, yemekten sonra şöyle dua ediyor: "Yâ Rab! Bu cemaatla beraber, Cennet'te de yemek nasib eyle!" diyor.

35- Üstad Hazretleri, fırtınalı bir havada E ridir'den Barla'ya motorlu bir kayık ile gidiyor. Üstad o fırtınada kayık içinde bir delikanlı gibi duruyor. Kayık içinde korkmayan bir Üstad Hazretleri ile bir çocuk varmış. Üstad Hazretleri, kayıktaki korkaklara diyor: "Hey ahmaklar, ne korkuyorsunuz? Şehid olacaksınız!" Karaya çıktı ında Üstad Hazretlerinin üzerinde bir damla ya mur ve deniz suyu yokmuş. Üstad Hazretleri, orada bulunan ihtiyare bir kadına: "Çayınız var mı?" diye soruyor. Kadın: "Hiç çay âdetimiz yoktur!" diyor. Üstad Hazretleri bir yerden çay alıyor. Oba sahibi ise: "Şekeri de benden olsun diyor." Üstad Hazretleri ise: "Ben seksen senelik kâidemi bozamam!" deyip şekerin parasını veriyor. (Emirda .2:198-199'a bakınız.)

36- Üstad Hazretleri, "Van'daki ada içinde yetiştirece im on adam, dünyayı idare eder!" diye buyurmuştur. Sebebi sorulunca: "Çünki, âfâkî meşguliyet yok!" demiş.

37- (Sırr-ıı İnnâ A'tayna), ay ışı ında ve Çam da ında te'lif ediliyor.

38- Üstad Hazretleri, "Bast-ı zaman, Risale-i Nur'un te'lifinde vuku' bulmuştur." demiştir.

39- Üstad Hazretleri, "Demokrat Parti parmak kesiyor. Halk Partisi el kesiyor. Onun için Demokrat Partiye ehven-üş şer nazariyle bakıyorum!" diyordu.

40- Üstad Hazretleri, "Tevfik Tı lı, Hüseyin Câhid ve Ahmet Emin Yalman gibiler kırk yıl bana karşı mücadele ettiler." (Bunlar Üstad Hazretlerinin aleyhinde yazı yazıyorlardı.) deyince, Zübeyir A abey Bayram A abey birlikte, "Onları öldürelim, Üstadım!" diyorlar. Üstad Hazretleri ise: "Hiç ehemmiyet vermeyin. Risale-i Nur onların temellerini yıkmıştır. Cevab dahi vermeyin!" dedi.

41- Bayram A abeyin kalbine birgün "Bir avuç Nur Talebeleri olan bizler yazıyoruz, bizler okuyoruz." diye geliyor. Üstad Hazretleri, birden "Bu Nurları bütün kâinata okutturaca ım!" diye buyurdular.

42- Üstad Hazretleri, (Sarıklı genç) için "Bir zaman Ceylan'ı düşünmüştüm." demişti.

43- Üstad Hazretleri, "fıtrî uyku beş saattir." diyordu. Kendi de erken yatıp saat ikide kalkıyordu.

44- Üstad Hazretleri, Emirda ı'na üç Km. kalsa bile namaz vakti girince arabayı durdurup, hemen evvel vaktinde namazını eda ediyordu.

45- Üstad Hazretlerinden âfâkî hiç bir şey duymadık. Beş dakika boş durdu unu da görmedik. Ya yazıyor veya okuyordu.

46- Üstad Hazretleri, "Benden sonra sizin vazifeniz, Tevafuklu Kur'an, Risale*i Nur'un ta'limi, Lâhika mektublarının neşri (Kastamonu ve Emirda Lâhikaları neşredilmemişti) olacak" diyordu. (A abeylere hitaben)

47- Üstad Hazretleri, "Risale-i Nur'u bir yerden bir yere götürmek, on kâfiri öldürmekten daha ehemmiyetlidir." buyurmuştu.

48- Üstad Hazretleri, bazan bizleri ça ırır ve "Siz mi çalışkansınız, ben mi çalışkanım?" diye sayfaları gösteriyor ve kendisinin ikiyüz sahife okudu unu tek tek sayıyordu.

49- Üstad Hazretleri, "Risale-i Nur'u evrâd makamında da okuyabilirsiniz!" diyordu.

50- Üstad Hazretleri ile birgün yolda giderken, yolda gördü ümüz yeni do muş on günlük bir bebe in Üstad Hazretlerine gitmek ister gibi hareketlendi ini gördük.
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
51- Üstad Hazretleri Arabça Mesneviyi ders verdi i zamanlarda dersi çok uzatıyor ve sabah namazından ö le namazına kadar ders yapıyordu. Zübeyir A abey, uyumamak için vücuduna i ne batırıyordu. Üstad Hazretleri, Arabça Mesneviyi okurken izah ediyordu.

52- Üstad Hazretleri, Bayram A abeye soruyor: "Anladın mı?" Bayram A abey, "Anlamadım!" diyor. Üstad Hazretleri, tekrar anlatmaya başlıyor. Bayram A abey diyor: "O zaman bendeki kafa gitti ve her söyleneni anlayan bir kafa geldi. "Ben artık oldum!" diye kapıdan çıkınca kafamda bir şey kalmadı. Sonra yine "Anladın mı?" diye soruyor. Bu def'a "Anlamadım!" deyince Üstad Hazretleri bir tokat vuruyor ve diyor: "Mükemmel anladın! E er tam anlasa idin istihdam olunmayacaktın, "Ben oldum" deyip, gidecektin!" dedi.

53- Üstad Hazretleri: "Ben bu zamanda dindar bir muallime, eski zaman velisi nazarı ile bakıyorum.. Bir muallim çocu a ne verse ne anlatırsa çocuk onu mıknatıs gibi çeker, menfi ise menfi, müsbet ise müsbet alır. Ben bu zamanda mümkün olsa her muallime on altın verip, "Kardeşim, benim çocu umu iyi yetiştir." diyece im. Üstad Hazretleri, yanına gelen muallimlere, "Bu zamanda terbiye ana babadan alımnış, muallimlere verilmiş. Siz olmasanız ben yanımdakilerden birini sizin yerinize vazife için gönderece im. Muallimli in ortası yoktur. Ya minare başındadır veya kuyu dibindedir." dedi.

54- Üstad Hazretleri, "Eşe e işlek deyin, yoksa hakaret olur." diyordu.

55- Üstad Hazretleri, "İhtiyaç anında 400 Âyet-i Kerime imdâdıma geliyor!" derdi.

56- Bir Cum'a günü Üstad Hazretleri, Tâhiri, Zübeyir, Bayram, Ceylan A abeylerle beraber Isparta'da Sidre'nin eteklerindeki Öküz Battı mevkiine kıra gidiyorlar. Üstad Hazretleri, Cumı'a vakti gelince, Tâhiri ve Ceylan A abeylere: "Sizler medenisiniz, cum'aya şehre gidin. Bunlar (Zübeyir, Bayram) vahşîdir, burada kalsın!" diyor. Üstad Hazretleri, kalanlarla beraber ö le namazını eda etmişler. Sonra Zübeyir ve Bayram A abeyleri de, 500 metre ileriden su doldurmaya gönderiyor. A abeyler oyalanmadan hemen dönüyorlar. Fakat Üstad Hazretleri, "Geç kaldınız!" diye hiddetleniyor. A abeylerin üzerine taş atmaya başlıyor. Zübeyir A abey bir ara, "Yok Üstadım geç kalmadık, istersen saat tutalım." diyor. Üstad Hazretleri, "Avukat gibi kendini müdafaa ediyor." diye daha da çok hiddetleniyor. Cum'adan gelen Tâhiri ve Ceylan A abeylerle beraber dershaneye dönüyorlar. Üstad Hazretleri, o gece A abeyleri topluyor. Tâhiri A abey'e diyor ki : "Ben bu ikisi için kaidemi bozdum.(Zübeyir, Bayram A abeyler için) Ama, ben bunlarla yapamıyorum. Başkası ile de yapamam! Ben eski hayatıma geri dönece im! "Tâhiri Sen ananın evine git! Zübeyir Sen de, ananın evine git!", Bayram, Ceylan sizler de Dıyar-ı Bekire gidin!" deyince Tâhiri A abey, şefaatçi olarak. "Aman Efendim Hazretleri, affet!" diyor. O zaman Üstad Hazretleri," Benim mesle im sahabe mesle i, yokluk var, eziyet var, hapis var, var var .. E er Abdül Kadiri Geylani Hazretleri gelse, "Ya Said! Şu mesle i terket, benim mesle ime gir! Sana günde bir milyon mürid ve her imkân sa lanacak ve bu tazyikatlardan kurtulacaksın!" dese, ben elini öpüp bu dersimi, bu mesle imi Üstad-ı Hakikimden ders aldı ımı söyleyip, bu mesle imden geri dönmeyece im. Getirin Kur'anı! Benim mesle imden geri dönmeyece inize yemin edin!" diyor ve A abeylere Kur'ana el bastırarak sabaha kadar, belki on def'adan fazla yemin ettiriyor.

57- Üstad Hazretleri, bazan "Siz kime hizmet etti inizi bilmiyorsunuz!" derdi.

58- Üstad Hazretleri, 1926 senesinde bir gazetede haşre dâir iman aleyhinde bulunduklarını duyunca, Cenab-ı Hakk'tan niyaz ediyor. 40 def'a haşre dâir âyeti okuyor. Daha sonra Cenab-ı Hak, 10 Söz olan haşir Risalesini ikram ediyor. Onuncu Söz ilk neşredildi inde hâşiyesizdi. Hâşiyeleri sonra koydurdu.

59- Üstad Hazretleri, "Gerçi milyonlar var, fakat hizmeti yürüten 50-60 kişidir. Siz bu fedakârlar dâiresini genişleteceksiniz." dedi.

60- Üstad Hazretleri, "Her zamanın fedakârlı ı , o zamanın altında olursa, fedakârlık devam eder!" dedi.

61- Üstad Hazretleri, "Kalbime nasıl geldiyse öyle yazdım." diyor, tashih etti i zaman titriyordu.

62- Üstad Hazretleri, Re'fet A abeye, Yahudiler için: "Elleme! Toplansınlar, imhaları kolay olur!" dedi.

63- Üstad Hazretleri zamanında Kastamonu ve Emirda Lahikaları Said Özdemir A abeye gönderiliyor, fakat basılamıyor. Çünki, o zaman eksik olarak gönderilmiş. Zübeyir A abey sonra daktilo ederek hepsini topluyor, fakat Üstad Hazretlerinin bazı a abeylere hususi mektublarını içinden çıkarıyordu.

64- Risaleler ilk def'a Latinceye Üstad Hazretleri zamanında çevrildi. Sözler, Mektubat ve Lem'alar basıldı ında Üstad Hazretleri yerinde duramaz oldu, bir hareket başladı. Basılan eserler eline geldikçe nezdinde bizzat tashih ediyordu. Üstad Hazretleri, her risale basılıp geldikçe. "Bunu da görsem gidece im! Abdülkadiri Geylani Hazretleri hizmet için ömrünün uzamasını dua ile istemiş. Ben de, risaleler tab' oluncaya kadar ömür istiyorum." dedi.

65- Üstad Hazretleri yanına gelenlere: "Risale-i Nur okuyor musunuz? Dersaneniz var mı?" diye sorardı.

66- Üstad Hazretleri, sakal tıraşını ustura ile olurdu.

67- Üstad Hazretleri, son zamanlarında çayın içine şekeri atıp, limon da sıkarak ve karıştırarak içiyordu.

68- Üstad Hazretleri, bir gün ders esnasında, "İnsan olan bir insan diyebilir ki: Güneş bir lambam ..ilââhir" yeri gelince, buyurdular ki: "Tâhiri, sen böyle diyebilirsin!" O anda kapıdan Hasan Âtıf A abey geçiyor. Üstad Hazretleri onu işaret ederek: "Bu da diyebilir!" dedi.

69- Üstad Hazretleri, abdest aldıktan sonra yaş ayakla yere basmazlar, hemen çorab giyerlerdi. Namaza duraca ı esnada da çorablarını çıkararak (Şafii Mezhebine göre) çıplak ayakla namaz kılarlardı.

70-Üstad Hazretleri,iki rekat teheccüt ve duha namazlarını kar kış demez, asla terketmezlerdi.

71- Üstad Hazretleri, bir dersane açılışı oldu mu, mutlaka kendi giderdi. Gidemezse bizleri gönderirdi. O dersaneyi açanlara, "O benim evim!" derdi. Civardan dersane açıp Üstad Hazretlerinin ziyaretine gelenleri, evvelâ mutlaka kabul ederdi. Bunlar açılan dersanelerin anahtarlarını getirip Üstad Hazretlerine verirlerdi. Böyle, birçok dershane anahtarı yanımızda birikmişti.

72- Üstad Hazretlerinin yanına gelen bazı me'murlar, "Biz fazla para alıyoruz. Bize haram de il mi?" dediler. Üstad Hazretleri, "Çalışmamızın ücretidir!" demeyin. Allah'ın lûtf-u ihsanı olarak alın!" buyurdu.

73- Üstad Hazretleri, "Sadakatta Zübeyir, İhlâsda Bayram, Zekâda Ceylan, Takvada Tâhiri başda gelir" diye sıralıyordu. Mustafa Sungur A abey

74- Üstad Hazretleri, bir gün Tâhiri A abeye: "Tâhiri, kendini bilmek mi istersin, yoksa istihdam mı olmak istersin?" deyince, Tâhiri A abey. "Aman efendim, istihdam olmak isterim!" dedi.

75- Üstad Hazretleri, dişi olmadı ı halde misvak kullanırdı, damaklarına sürerdi. Elmayı da rendelenmiş olarak yerdi.

76- Üstad Hazretleri ine in sütünü, yo urdunu, koyunun da etini yer içerdi.

77- Üstad Hazretlerinin yıkanmış ıslak çamaşırlarına birinin eli veya başı de se onları tekrar yıkatıyordu. Evlerde yıkanan Üstad Hazretlerinin çamaşırları gelince, tekrar üç def'a sudan geçirip sıktırıyordu. (52. Paragrafa da bakınız.)

78- Üstad Hazretleri, dışarıya çıkarken sarı ının üzerine atkısını sarıyordu.

79- Üstad Hazretleri, yemeklerden sonra az da olsa mutlaka tatlı bir şey yerdi.

80- Üstad Hazretleri Barla'daki çınar a acı için: "Bu a aç da, - Cennet'teki şecere-tün mübârekedeki a açlara dahildir." buyurdular.

81- Üstad Hazretleri, Menderes'e ezanıı asliyetine çevirmesinden dolayı ehemmiyet verirdi ve "İslâm Kahramanı" derdi. Çınar a acı için de, "Menderes gelse, çınar a acını ver, buna mukabil Risale-i Nur'u bastırıp dünyaya da ıtaca ım." Bir dalını dahi vermeyece im." dedi.

82- Üstad Hazretleri: "Kardeşim, evlilikteki lezzet, insanın tuvalet ihtiyacı için tuvalete girer, çıkar, işte o kadardır." dedi.

83- Üstad Hazretleri ile Urfa'ya giderken, benimle Zübeyir A abeyi arkaya alarak. "Kardeşlerim, kardeşlerim! Risale-i Nur, dinsizlerin, Komünistlerin ve Masonların belini kırmıştır. Merak etmeyin! " diye müteaddit def'a tekrar etti. (Avuçlarını aşa ı döndürerek) Ben gidersem böyle olacaklar! (Ellerini döndürerek) Beni anlayamadılar. Benim gibi adamı siyasete bulaştırmak istediler." buyurdular.

84- Üstad Hazretleri, bir sayfaya yazdırdı ı (Sekine)yi çay içerken, yüzüne bakarak okurdu..

85- Üstad Hazretleri bir gün uça ı göstererek: "Ben buna parasız binece im!" demiştir. (Hakikaten vefatından sonra kabrinden çıkarılıp askeri bir uçakla nakledilmiştir.)

86- Ahmed Feyzi A abey, Emirda ı'na Üstad Hazretlerini ziyaret için gelmişti. Ziyaretten sonra, Üstad Hazretlerinin tenbihine ra men dönemeyip, Mehmed Çalışkan A abeyin evinde, da'vet edilen yüksek zevatla geç vakitlere kadar sorulara (Mehdilik dahil) cevab verip sohbet ediyor. Sabah olunca , Gece kaldı ını bilmemesi gereken Üstad Hazretleri tarafından Zübeyir A abey ile yanına ça rılıyor. Korkarak, Mehmed Çalışkanla beraber giderler. Kapıdan girince, Üstad Hazretleri :"Kardeşim aynen söylediklerini tasdik ediyorum." diyor.Sonra Ahmed Feyzi çıkınca, A abeylere hitaben: "Ahmed Feyzi mi, Mehmed Feyzi mi? (Fazilet nıoktasında) Kardeşim, Ahmed Feyzi'ye yetişilmiyor." diyor.

87- Osman Çalışkan A abey, kalbinden diyor ki: "Ahmed Feyzi A abey Üstadımızın mehdili inden bahsediyor. Fakat, Mehdi-i A'zam ehl-i beytten olacak. Üstadımız ise Kürddür. Acaba Kürdden Mehdi olur mu?" diyor. Sonra, Demirci Ali A abeyle beraber Üstad Hazretlerinin yanına gidiyorlar. Üstadımız buyuruyor ki: "Kardeşim Ali Efendi! Elinde dövdü ün demir gibi emin ol ki, benim annem Hasanî, babam ise Hüseynîdir. Yâni, annem Hazret-i Hasan (r.a.) ve babam Hazret-i Hüseyin (r.a.)'dendir."



 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
88- Barla'da Üstad Hazretlerinin oturdu u üstteki evde idik. Ben çay bardaklarını ve bulaşıkları yıkarken: "Bu Barla'ya her zaman geliyoruz. Mahrumiyet yeridir, bazan aç kalıyoruz. Kıymeti nedir?" diye hatırımdan geçer geçmez (Ki, Üstad Hazretleri arkada evradla meşgul oluyordu) birden beni ça ırdı ve :" Evladım Bayram! Bu Barla'yı kerih görme. Hakikaten ehemmiyetlidir, hakikaten ehemmiyetlidir." ve yüksek sesle: "Hakikaten ehemmiyetlidir. İnşâallah, ileride nurlanacak!" dedi.

89- Yine birgün mutfakta çalışırken aklıma geliyor ki: "İçeride A abeyler ve kardeşler okumak ve yazmak ile meşguldürler." Birden Üstad Hazretleri gelerek: "Evlâdım senin aklına böyle şeyler gelebilir. Sen bu hizmetin ile içeridekilerinin hepsinin yaptı ı hizmetten hisse alıyorsun!" dedi.

90- Ceylan A abey bana lâtife tarzında takılırken, Üstad Hazretleri buyurdu ki: "Bayram'ı kerih görme! İleride büyük hizmet görecek!" dedi.

91- Bir gün Üstad Hazretlerine cemaat olaca ım zaman: "Niyet ettim Mehdiye!" diye uydum. Üstad Hazretleri de namaza niyet etti, fakat tekbir alıp namaza başlamıyordu. Sonra yine niyet etti. Ben de içimden niyet ettim: "Üydum Mehdiye" diye. Üçüncüde de niyetimi aynen böyle tekrarlayınca, Üstad Hazretleri dönerek kafama vurdu: "Keçeli, niyetini de iştir!" dedi. Ben de normal niyet ettim, sonra namaza başladı.

92- Birgün Üstad Hazretlerine, "Amerikalılar 150 metreden tarladaki kara karıncayı vuran bir âlet bulmuşlar. Ruslar da onu vuracak bir âlet bulmuşlar." dedi imde,Üstad Hazretleri: "Ben onları geçmişim. Afyon hap- sindeyken Ceylan ile Bayram'ın alın yazısını okumuşum." dedi.

93- Üstad Hazretleri, Ramazan davulcusuna şeâir-i İslâm nazarı ile bakar ve para verirdi.

94- Bayram Yüksel A abey, 1953'den 1960 da yanında vefat edinceye kadar, Üstad Hazretlerinin yanında kaldı ı zaman zarfında evinde bir gece dahi geçirmedi ini söylüyor. Çünki, Üstad Hazretleri talebelerini evlerine hiç göndermiyormuş. Yalnız, Üstad Hazretleri Bayram A abeyin köyü olan Ço ol'un yanından geçerken "Git, ananın elini öp , gel!" dermiş. Onun için Bayram A abey de kendi yanındaki vakıfları evlerine izine göndermeye taraftar olmuyor. Fakat yine de Bayram A abey vakıfları memleketlerine senedesadece üç günlü üne gönderdi ini söylüyor. Hattâ Abdullah Ye in A abeyin Urfa'dan Emirda ı'na Üstaddan memleketine gitmek için izin almaya gelmişken, Üstad Hazretleri derhal Urfa'ya geri dönmesini söylemiş.Sılah-i rahimin mektubla da olabilece ini anlatmış. (32. Paragrafa bakınız.) 95- Mustafa Sungur, Hüsnü Bayramo lu, Bayram Yüksel, Abdullah Ye in, Ahmed Aytimur, Salih Özcan beraber oldu u bir derste, Bayram A abeye soruldu: "Üstad Hazretleri Delâil-in Nur okurken bir kısmında durup, orada Evrâd-ı Kudsiyeyi okuyup sonra da Delâil-in Nur'u bitirirmiş. Öyle mi Bayram a abey?" Bayram A abey "Evet" dedi. Yalnız nerede durup, evrâdı okudu unu kimse sormadı, ö renemedik.Şafii olan Said Nursi Hazretlerinin tatbikatından hatıraları:

1- Üstad Hazretleri,intikal tekbirlerinde ellerini kaldırmıyormuş.

2- Üstad Hazretleri, oturuşlarda işaret parma ını kaldırıyormuş.

3- Üstad Hazretleri, dört olan sünnetleri iki rekat kılarmış.

4- Üstad Hazretleri, hususî havlusunu kullanırmış. (76. Paragrafa bakınız.)

5- Abdestten hemen sonra çoraplarını giyer, namazı çıplak ayakla kılarmış. (76. Paragrafa bakınız.)

6- Sabah namazlarını vakt-i evvelinde tek kılar, kunut duasını da okurmuş. Talebeler ise, Tahirî A abeyin imametli inde Üstaddan bir saat sonra kılarlarmış.

7- İmam arkasında Fatihayı okur ve A abeylere de "okumalarını (Husûsi dâirede), imamlara i'timad olmadı ını" söylermiş. Bayram A abey de buna göre, "Nur Talebesi imamların de il de, başka imamların arkasında Fatiha okudu unu "söylüyor.

8-Bayram A abey, Üstad Hazretlerinin vefat etmezden evvel son bir iki senesinin Ramazan aylarında önce iftar edip, yeme ini yedikten sonra namaz kıldıklarını, tesbihatı ise aynen yaptıklarını söylüyor.



www.ispartanur.net
 
Üst Alt