- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
Resul-i Ekremin aşkıyla yanan gönüller, ziyaret esnasında, Onun selamına karşılık verme ve gül yüzünü görme şerefine ererek, hayatlarının en güzel anlarını yaşamışlardır.
Onlardan birisi de Seyyid Ahmed er-Rıfai (ks) Hazretleridir. Bu güzen insan hacca gider. Hac vazifesini yerine getirdikten sonra Medineye, Varlığın Baş Tacının şehrine yönelir. Uzaktan şehir gözükünce devesinden inip, bir ömür boyu hasretiyle gözyaşı döktüğü Sevgilinin huzuruna büyük bir edep ve aşkla yürümeye başlar. Dünyanın en güzel sohbetine katılmak için, muhabbet ve coşkuyla gelen sahabe gibi Ravza-yı Mutahharaya girer.
Başı önünde& Baktığı an, sanki o nur fışkıran Cemal-i Nebiyi görecek gibi kabr-i saadete doğru yürür. Kabrin önüne gelince ilan-ı aşk edercesine es-Selamu aleyke ya Ceddi! der. İşte tam o sırada, uzaklardan hasretle ve yüreği aşkla yanarak gelmiş bu zata, hazır bulunanların da duyacağı şekilde Efendimiz, mübarek kabrinden Aleykes selam ya veledi! diye karşılık verir. Herkes bu Muhammedi sesle coşmuştur& Rıfai Hazretlerinin iştiyakı o kadar artar ki, yüce huzurda diz çökerek:
- Uzakta iken benim yerime, varıp toprağını öpsün diye hep ruhumu gönderiyordum. Şimdi bu devlet bedenime de nasip oldu Efendim! Uzatın mübarek elinizi öpeyim, diye yalvarır.
Rasulullah Efendimiz (sas) böyle hasret dolu bir dileğe lutufta bulunmaz mı?.. O nurani, gül kokan mübarek elini uzatır ve Rıfai Hazretleri öpme şerefine nail olur& Orada bulunanlar bu manzara karşısında mest ü hayran olurlar ve cuşa gelenlerin Allah!.. Şefaat Ya Rasulallah! nidaları semaları doldurur
Onlardan birisi de Seyyid Ahmed er-Rıfai (ks) Hazretleridir. Bu güzen insan hacca gider. Hac vazifesini yerine getirdikten sonra Medineye, Varlığın Baş Tacının şehrine yönelir. Uzaktan şehir gözükünce devesinden inip, bir ömür boyu hasretiyle gözyaşı döktüğü Sevgilinin huzuruna büyük bir edep ve aşkla yürümeye başlar. Dünyanın en güzel sohbetine katılmak için, muhabbet ve coşkuyla gelen sahabe gibi Ravza-yı Mutahharaya girer.
Başı önünde& Baktığı an, sanki o nur fışkıran Cemal-i Nebiyi görecek gibi kabr-i saadete doğru yürür. Kabrin önüne gelince ilan-ı aşk edercesine es-Selamu aleyke ya Ceddi! der. İşte tam o sırada, uzaklardan hasretle ve yüreği aşkla yanarak gelmiş bu zata, hazır bulunanların da duyacağı şekilde Efendimiz, mübarek kabrinden Aleykes selam ya veledi! diye karşılık verir. Herkes bu Muhammedi sesle coşmuştur& Rıfai Hazretlerinin iştiyakı o kadar artar ki, yüce huzurda diz çökerek:
- Uzakta iken benim yerime, varıp toprağını öpsün diye hep ruhumu gönderiyordum. Şimdi bu devlet bedenime de nasip oldu Efendim! Uzatın mübarek elinizi öpeyim, diye yalvarır.
Rasulullah Efendimiz (sas) böyle hasret dolu bir dileğe lutufta bulunmaz mı?.. O nurani, gül kokan mübarek elini uzatır ve Rıfai Hazretleri öpme şerefine nail olur& Orada bulunanlar bu manzara karşısında mest ü hayran olurlar ve cuşa gelenlerin Allah!.. Şefaat Ya Rasulallah! nidaları semaları doldurur