Bismillahirrahmanirrahim
Üzerimizdeki Nimetlerin Farkinda Miyiz?
Cenab-i Hak buyuruyor...
"Nihayet o gün (dünyada yararlandiginiz) nimetlerden elbette ve elbette hesaba cekileceksiniz..." (Tekasür, 8 )
Rasulullah (sav) buyurdular...
"Hayat sartlari sizinkinden daha asagi olanlara bakiniz; sizden daha iyi olanlara bakmayiniz... Bu, Allah'in üzerinizdeki nimetini hor görmemenize daha uygun bir davranistir..."
(Müslim, Zühd 9. Tirmizi, Kiyamet 58, Libas 38; Ibni Mace, Zühd 9)
Asr-i Saadette yasanan su hadise, iste bu gercegi sergilemektedir..
Zengin olmak icin kendisinden dua isteyen Salebe'ye Allah Rasulü..
"Salebe! Sükredebilecegin az bir varlik, sükrünü ifa edemeyecegin cok varliktan daha hayirlidir.." buyurdu...
Sonra da onu ikna icin...
"Ey Salebe! Benim halim sana güzel bir misal degil mi?.." diye sordu...
Salebe ise bu nebevi isaretlere ama kaldi... Israrla zengin olmayi istedi... Allah Rasulü de onun zengin olmasi icin dua etti... Efendimiz'in ikazlarini idrak edemeyecek kadar hirsa kapilmis olan Salebe, neticede zengin olduysa da Karun'un düstügü nankörlük cukuruna yuvarlanmaktan kurtulamadi... Ömrünün sonuna dogru da, Efendimiz'in nasihatlerini tatbik etmedigi icin büyük bir teessür yasadi... Ölüm dösegindeyken de...
"Ah keske Peygamber Efendimiz'in nasihatlerini dinleseydim!" diyerek ebedi hayatini zindan eden ihtirasinin nedametiyle kahroldu...
Allah Teala bir kulunu sihhatli, digerini sakat yaratabilir... Birini cok akilli, digerini az akilli yaratabilir... Yarattiklarindan birini yilan yapar süründürür, birini kus yapar ucurur... Bundan dolayi mahlukattan herhangi birinin itiraza asla hakki yoktur...
Esasen hayvanatta da ancak hayatini idame ettirebilecek derecede bir akil, idrak ve hissiyat bulundugu icin, hepsi de halinden memnundur... Midelerini doyurup fitratlarindaki tabii arzularini tatmin etmekten baska bir dertleri yoktur... Bu yüzden, nicin insan olarak yaratilmadim, diye düsünmeleri veya bunun iztirabini duymalari söz konusu degildir...
Bir hayvanin veya bitkinin, "Niye ben insan olarak yaratilmadim?" deme hakki olamayacagi gibi, sakatlik, hastalik, fakirlik, mahrumiyet vs. gibi birtakim s1k1ntilar icinde bulunanlarin da, Allah'i -hasa- adaletsizlikle itham etmeleri, en basta akla mantiga, iz'an ve vicdana zit bir keyfiyettir...
Kaldi ki bir kul hakkinda ilahi lutuf ve ikramlarin azliginin mi, coklugunun mu daha hayirli oldugu, ancak ahiretteki mizanda belli olacaktir... Zira az nimetin dogurdugu borc az, cok nimetin dogurdugu borc ise coktur...
Kaderin hikmet ve sirlarini layikiyla idrak etmekten aciz olan insana, Allah'in takdirine teslim olmaktan daha dogru bir yol yoktur...
Bu hususta, sahabeden Ebu Talha ile zevcesinin riza hali ne güzel bir numunedir... Hulasa olarak hadise söyledir..
Ebu Talha'nin agir hasta olan bir cocugu vefat etmisti. Ebu Talha o sirada evde degildi. Hanimi Ümmü Süleym, cocugunu gasledip kefenledi.... Ebu Talha gelince oglunun nasil oldugunu sordu... Ümmü Süleym..
"–Cocugun iztirabi sakinlesti, rahatladigini zannediyorum..." dedi…
Sabah olup da, Ebu Talha evden cikmak istedigi sirada, zeki ve takva sahibi bir hanim olan Ümmü Süleym...
"–Ey Ebu Talha! Su komsumuzun yaptigina bak, kullanmak üzere aldigi emaneti istedigim zaman vermek istemedi..." dedi.
Ebu Talha..
"–Hic olur mu, iyi etmemisler!" dedi...
Bunun üzerine Ümmü Süleym...
"–Ey Ebu Talha! Oglun senin yaninda Allah'in bir emanetiydi, onu geri aldi..." deyiverdi...
Ebu Talha önce biraz sasirdi, sonra bir müddet sustu ve...
" Biz Allah iciniz ve muhakkak O'na dönecegiz..." dedi… (Bkz. Buhari, Cenaiz 42, Akika 1; Müslim, Edeb 23, Fedailu's-Sahabe 107)
Iste bir imtihan alemi olan bu dünyada Allah'in nimetlerine karsi sahip olunmasi gereken emanet suuru…
Iste Asr-i Saadetten iki ayri Hadise...
Ya Rabbi! Böylesine yüce, manali ve hakikatli bir riza ve teslimiyet icinde yasamayi bizlere nasip eyle! Bizleri hak ve adaletten ayirma! Hak ve adaletle birlikte cümlemizi af ve merhamet ile de taclandirarak mahser gününde affinla muamele eyle!
...Amin…
Ya Rabb
Nefsimize zulmetmekten alikoy bizi...Senin adaletine razi olanlardan eyle bizi....Senin adaletinin korkusuyla terbiye et hepimizi...Adaletinin korkusuyla yumusat kalblerimizi...Amellerimizin tartildigi mizan'da güzel eyle akibetimizi...Mizaninda agirligi olanlardan eyle bizi...Kolaylastir sorgu sualimizi...
Sana hesap verme inceligiyle yasat bizi...
Hükmüne razi eyle bizi...Zulmetmekten ve zulme ugramaktan uzak eyle hepimizi....
...Amin...Amin...
...Salatu Selam Ile...
Üzerimizdeki Nimetlerin Farkinda Miyiz?
Cenab-i Hak buyuruyor...
"Nihayet o gün (dünyada yararlandiginiz) nimetlerden elbette ve elbette hesaba cekileceksiniz..." (Tekasür, 8 )
Rasulullah (sav) buyurdular...
"Hayat sartlari sizinkinden daha asagi olanlara bakiniz; sizden daha iyi olanlara bakmayiniz... Bu, Allah'in üzerinizdeki nimetini hor görmemenize daha uygun bir davranistir..."
(Müslim, Zühd 9. Tirmizi, Kiyamet 58, Libas 38; Ibni Mace, Zühd 9)
Asr-i Saadette yasanan su hadise, iste bu gercegi sergilemektedir..
Zengin olmak icin kendisinden dua isteyen Salebe'ye Allah Rasulü..
"Salebe! Sükredebilecegin az bir varlik, sükrünü ifa edemeyecegin cok varliktan daha hayirlidir.." buyurdu...
Sonra da onu ikna icin...
"Ey Salebe! Benim halim sana güzel bir misal degil mi?.." diye sordu...
Salebe ise bu nebevi isaretlere ama kaldi... Israrla zengin olmayi istedi... Allah Rasulü de onun zengin olmasi icin dua etti... Efendimiz'in ikazlarini idrak edemeyecek kadar hirsa kapilmis olan Salebe, neticede zengin olduysa da Karun'un düstügü nankörlük cukuruna yuvarlanmaktan kurtulamadi... Ömrünün sonuna dogru da, Efendimiz'in nasihatlerini tatbik etmedigi icin büyük bir teessür yasadi... Ölüm dösegindeyken de...
"Ah keske Peygamber Efendimiz'in nasihatlerini dinleseydim!" diyerek ebedi hayatini zindan eden ihtirasinin nedametiyle kahroldu...
Allah Teala bir kulunu sihhatli, digerini sakat yaratabilir... Birini cok akilli, digerini az akilli yaratabilir... Yarattiklarindan birini yilan yapar süründürür, birini kus yapar ucurur... Bundan dolayi mahlukattan herhangi birinin itiraza asla hakki yoktur...
Esasen hayvanatta da ancak hayatini idame ettirebilecek derecede bir akil, idrak ve hissiyat bulundugu icin, hepsi de halinden memnundur... Midelerini doyurup fitratlarindaki tabii arzularini tatmin etmekten baska bir dertleri yoktur... Bu yüzden, nicin insan olarak yaratilmadim, diye düsünmeleri veya bunun iztirabini duymalari söz konusu degildir...
Bir hayvanin veya bitkinin, "Niye ben insan olarak yaratilmadim?" deme hakki olamayacagi gibi, sakatlik, hastalik, fakirlik, mahrumiyet vs. gibi birtakim s1k1ntilar icinde bulunanlarin da, Allah'i -hasa- adaletsizlikle itham etmeleri, en basta akla mantiga, iz'an ve vicdana zit bir keyfiyettir...
Kaldi ki bir kul hakkinda ilahi lutuf ve ikramlarin azliginin mi, coklugunun mu daha hayirli oldugu, ancak ahiretteki mizanda belli olacaktir... Zira az nimetin dogurdugu borc az, cok nimetin dogurdugu borc ise coktur...
Kaderin hikmet ve sirlarini layikiyla idrak etmekten aciz olan insana, Allah'in takdirine teslim olmaktan daha dogru bir yol yoktur...
Bu hususta, sahabeden Ebu Talha ile zevcesinin riza hali ne güzel bir numunedir... Hulasa olarak hadise söyledir..
Ebu Talha'nin agir hasta olan bir cocugu vefat etmisti. Ebu Talha o sirada evde degildi. Hanimi Ümmü Süleym, cocugunu gasledip kefenledi.... Ebu Talha gelince oglunun nasil oldugunu sordu... Ümmü Süleym..
"–Cocugun iztirabi sakinlesti, rahatladigini zannediyorum..." dedi…
Sabah olup da, Ebu Talha evden cikmak istedigi sirada, zeki ve takva sahibi bir hanim olan Ümmü Süleym...
"–Ey Ebu Talha! Su komsumuzun yaptigina bak, kullanmak üzere aldigi emaneti istedigim zaman vermek istemedi..." dedi.
Ebu Talha..
"–Hic olur mu, iyi etmemisler!" dedi...
Bunun üzerine Ümmü Süleym...
"–Ey Ebu Talha! Oglun senin yaninda Allah'in bir emanetiydi, onu geri aldi..." deyiverdi...
Ebu Talha önce biraz sasirdi, sonra bir müddet sustu ve...
" Biz Allah iciniz ve muhakkak O'na dönecegiz..." dedi… (Bkz. Buhari, Cenaiz 42, Akika 1; Müslim, Edeb 23, Fedailu's-Sahabe 107)
Iste bir imtihan alemi olan bu dünyada Allah'in nimetlerine karsi sahip olunmasi gereken emanet suuru…
Iste Asr-i Saadetten iki ayri Hadise...
Ya Rabbi! Böylesine yüce, manali ve hakikatli bir riza ve teslimiyet icinde yasamayi bizlere nasip eyle! Bizleri hak ve adaletten ayirma! Hak ve adaletle birlikte cümlemizi af ve merhamet ile de taclandirarak mahser gününde affinla muamele eyle!
...Amin…
Ya Rabb
Nefsimize zulmetmekten alikoy bizi...Senin adaletine razi olanlardan eyle bizi....Senin adaletinin korkusuyla terbiye et hepimizi...Adaletinin korkusuyla yumusat kalblerimizi...Amellerimizin tartildigi mizan'da güzel eyle akibetimizi...Mizaninda agirligi olanlardan eyle bizi...Kolaylastir sorgu sualimizi...
Sana hesap verme inceligiyle yasat bizi...
Hükmüne razi eyle bizi...Zulmetmekten ve zulme ugramaktan uzak eyle hepimizi....
...Amin...Amin...
...Salatu Selam Ile...
Son düzenleme: