- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
Şu anı dostunuz yapmaya karar vermek, egonun sona erişidir. Ego aslında şimdiki anla, yani hayatla uyum içinde olamaz, çünkü doğası şu ana aldırmamaya, direnmeye ya da aşağılamaya eğilimlidir. Ego zamanda yaşar. Egonuz ne kadar güçlüyse, hayatınızda o kadar zaman alır. O zaman zihninizden geçen her düşünce ya geçmişiniz ya da geleceğinizle ilgili olur ve benlik duygunuz geçmişteki kimliğinize ve gelecekteki tatmininize dayanır Korku, endişe, beklenti, pişmanlık, suçluluk, öfke gibi duygular, bilincin zamana bağlı bozukluklarıdır.
Egonun şu ana yaklaşımında üç farklı yol vardır: Bir amaç olarak, bir engel olarak ya da bir düşman olarak. Bunları sırayla incelersek, aynı kalıba tekrar yakalandığınızda hemen tanıyabilir ve tekrar karar verebilirsiniz. Egoya göre, şu an en iyi haliyle sadece bir amaca hizmet eder. Sizi daha önemli gelecekteki bir hale taşır ama o gelecek geldiğinde şu an olarak geleceğinden, aslında kafanızdaki bir düşünceden ibarettir. Diğer bir deyişle, asla tamamen burada olamazsınız, çünkü zihniniz sürekli başka yerlerdedir.
Bu kalıp daha güçlenirse, şimdiki ana üstesinden gelinmesi gereken bir engel gözüyle bakılır. Sabırsızlık, hayal kırıklığı ve stres burada ortaya çıkar ve kültürümüzde, birçok insanın günlük gerçekliği ve normal hayatı budur. Aslında şimdi olan bu hayat bir “sorun” olarak görülür ve kendinizi mutlu, tatmin olmuş ya da gerçekten yaşamaya başlamaya hazır halde bulmadan önce bir sürü sorunu çözmeniz gereken bir dünyada bulursunuz. Sorun şudur: Çözdüğünüz her sorunun ardından bir diğeri gelecektir. Şu an bir sorun olarak görüldüğü sürece, sorunlarınız asla bitmez.
“Ne olmamı istiyorsan o olacağım,” der Hayat ya da Şimdi. “Bana nasıl davranırsan sana öyle davranacağım. Beni bir sorun olarak görürsen, senin için bir sorun olacağım. Beni bir engel olarak görürsen, senin için bir engel olacağım.”
En kötüsü ve yaygın görülen bir durum olarak, şu ana düşmanmış gibi yaklaşılır. Yaptığınız şeyden nefret ettiğinizde, bulunduğunuz, ortamla ilgili şikâyet ettiğinizde, olan ya da olmuş olan şeylere sövüp durduğunuzda, içsel konuşmalarınız olmalı ve olmamalı gibi ifadelerle dolduğunda, onu bunu suçlamaya devam ettiğinizde, zaten var olan bir şeyle tartışıyorsunuz demektir. Hayat’ı düşman edindiğinizde, o da size şöyle der: “İstediğin şey savaşsa, alacağın da savaş olacak.” İçsel durumunuza sürekli yansımaya devam eden harici gerçeklik, düşman olarak algılanır.../Eckhart Tolle-Var Olmanın Gücü
Egonun şu ana yaklaşımında üç farklı yol vardır: Bir amaç olarak, bir engel olarak ya da bir düşman olarak. Bunları sırayla incelersek, aynı kalıba tekrar yakalandığınızda hemen tanıyabilir ve tekrar karar verebilirsiniz. Egoya göre, şu an en iyi haliyle sadece bir amaca hizmet eder. Sizi daha önemli gelecekteki bir hale taşır ama o gelecek geldiğinde şu an olarak geleceğinden, aslında kafanızdaki bir düşünceden ibarettir. Diğer bir deyişle, asla tamamen burada olamazsınız, çünkü zihniniz sürekli başka yerlerdedir.
Bu kalıp daha güçlenirse, şimdiki ana üstesinden gelinmesi gereken bir engel gözüyle bakılır. Sabırsızlık, hayal kırıklığı ve stres burada ortaya çıkar ve kültürümüzde, birçok insanın günlük gerçekliği ve normal hayatı budur. Aslında şimdi olan bu hayat bir “sorun” olarak görülür ve kendinizi mutlu, tatmin olmuş ya da gerçekten yaşamaya başlamaya hazır halde bulmadan önce bir sürü sorunu çözmeniz gereken bir dünyada bulursunuz. Sorun şudur: Çözdüğünüz her sorunun ardından bir diğeri gelecektir. Şu an bir sorun olarak görüldüğü sürece, sorunlarınız asla bitmez.
“Ne olmamı istiyorsan o olacağım,” der Hayat ya da Şimdi. “Bana nasıl davranırsan sana öyle davranacağım. Beni bir sorun olarak görürsen, senin için bir sorun olacağım. Beni bir engel olarak görürsen, senin için bir engel olacağım.”
En kötüsü ve yaygın görülen bir durum olarak, şu ana düşmanmış gibi yaklaşılır. Yaptığınız şeyden nefret ettiğinizde, bulunduğunuz, ortamla ilgili şikâyet ettiğinizde, olan ya da olmuş olan şeylere sövüp durduğunuzda, içsel konuşmalarınız olmalı ve olmamalı gibi ifadelerle dolduğunda, onu bunu suçlamaya devam ettiğinizde, zaten var olan bir şeyle tartışıyorsunuz demektir. Hayat’ı düşman edindiğinizde, o da size şöyle der: “İstediğin şey savaşsa, alacağın da savaş olacak.” İçsel durumunuza sürekli yansımaya devam eden harici gerçeklik, düşman olarak algılanır.../Eckhart Tolle-Var Olmanın Gücü