Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Varsayalim...


Bir bebek olarak gelmeseydik dünyaya...
O muhteşem alışma öğrenme ve intibak sürecini yaşamayacaktık...
Alışkanlıklarımız...
Görme ve anlama kabiliyetimizi örten zaaflarımızdır...
Bizi hayrete dehşete ve hayranlığa sevkeden birçok sıradışı hadise yaşarız...
Ama bunlar gündelik hayatın akışı içinde çok azdır...
Varsayalım; bir bebek olarak gelmeseydik dünyaya...
Şu yeryüzünde ve kendimizde karşılaştığımız herşey...
Ama herşey...
Bizi hayrete dehşete ve hayranlığa sevkederdi...
Toprak...
Üstünde duruyor oluşumuz...
Gökyüzü masmavi...
Ağaçlar bin çeşit...
İnsanlar...
Ve görüyor oluşumuz...
Sesleri algılayışımız...
İnce kalın ve nağmeli...
Çiçekler rengârenk...
Bir serçe kuşu narin...
Bir gökgürültüsü içimizi titreten... Ama adını bile bilmiyoruz ki bu dehşetin; sakin olalım paniklemeyelim...
Ya bu yağmur... Adını bile bilmiyoruz ki; ama hoş birşey...
Ve yaşıyor oluşumuz...
Hayata karşı duygularımız...
Yani...
Alabildiğine huzur ve mutluluk ile...
Alabildiğine keder ve acı arasında; bin türlü...
Bu duygularımız nasıl olursa olsun; bir şekilde yeni bir yer gördüğümüzde...
Meselâ farklı bir ülke...
İlgi ve zevkle seyredip yaşıyoruz ilk intibalarımızı...
Mutlu oluyoruz...
Bütün bu yukarıdaki satırlar aşağıdaki tek satırı anlaşılır ve haklı kılmak içindir—ihtiyacı olmamasına rağmen:
“Yaşıyor olmak bahşedilmiş bir lütuftur ve mutlu olmayı gerektirir...”
Ve yaşıyor olanlar muhteşem bir adaletin çerçevesine girmekle ‘teşekkür etmek’ sorumluluğuna muhataptır...
Dünyaya gelmek yaşamak ve sonunda hangi mevki makam ve seviyede olursak olalım ölmek...
Herkes için eşit... Muhteşem bir adalet...
Ve ötesi...
Bir bebek olarak doğduk...
Hayata alıştık öğrendik ve intibak ettik...
Aklımız akıl almaz hayretlere düşüp herc-ü merc olmadı...
Sindirdik yaşamayı...
Anne şefkatiyle...
Baba sevgisi ve güveniyle...
Bu ayrı bir lütuftur ve ayrı bir teşekkürü gerektirir...
Evet...
Ve ötesi...
Düşünmek... Sevmek... Aşık olmak...
Adam gibi adam olmayı irade etmek hürriyeti...
Ve hiç de ‘mecburiyet olmamasına rağmen’ bize doğma yaşama sevme lütfunu bahşeden Yaratıcının ‘adam gibi adam olana’ cennet vaadi...
Ve hatta ötesi...
Adamlığa sürdüğümüz lekelere karşı...
‘Affetme vaadi...’
Şimdi...
Bir an bunları düşünebilmek...
Bir an bunları yazabilmek kolay da...
Bu şuuru sürekli tutabilmek...
Ve her kederde—ki kederin tarifi nedir?—tevekkül sahibi olabilmek...
Nasip...
Adamlık limanından açıldığımız zaman kontrolsüzce...
“Ben bunları hak etmiyorum” serzenişi uyanır bazen...
İşte o zaman sormak lâzım: Hak mı? Neyi niçin hak ediyoruz ki?
Dünyaya hak ettiğimiz için mi geldik?
Aldığımız her nefes bir lütufken...
Ve teşekkürü gerektirirken...


Murat BAŞARAN
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Canim cok güzel bir yazi emegine saglik paylasan yüregin dert görmesin insaAllah
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla.......
 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Mükemmel bir yazı kardeşim teşekkür ederim
Çevremizdekilerin farkında olmalıyız
nerde olduğumuzun nerede durduğumuzun
ve bizi biz yaptığı için
ve Zatını bize bilme fırsatını verdiği için şükretmeliyiz
 

menzil_gülü

Ne Mutlu Müslüman olana..
 
Üyelik Tarihi
24 Mar 2008
Mesajlar
2,584
Aldığı Beğeniler
20
Takım
Fenerbahçe
:aro: SAGOLASIN ABLACIM; COOOK GÜZELDI EMEGINE SAGLIK
SELAM DUA VE MUHABBETLE....:gulver:
 
Üst Alt