Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

durmuş göktekin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Tem 2011
Mesajlar
154
Aldığı Beğeniler
0
… VE HATIRLANACAK BİR HAYAT YAŞAMALIYIZ.

İnsan, üstün özelliklerle yaratılmış. Sahip olduğu özelliklerle hayatı, bugünkü teknolojik seviyelere yükseltmiştir. Yaptığı işlere karşı hayranlık sarhoşluğuna kapılmış, özellikleri başına dert olmuştur. Kabiliyetleriyle kendine tuzak kurmuş, yaptığı suistimalla insanlığı dibe vurmuştur. Kaybettiği insaniyeti buluncaya kadar, düştüğü tuzaktan kurtulamayacaktır. Yaptığı işleri kendinden saymış, enaniyet seline kapılmış, kabiliyetlerini vereni unutmuştur. İnsan, bugün nankörlüğünün cezasını çekmektedir. İnsanın kabiliyetleri bir nevi sermayesidir. İnsan, sermayesini suistimal etmemelidir.

Önümüzde sel gibi akıp giden bir hayat var. Bu hayatın çıkış noktası doğum, bitiş noktası ölümdür. İnsan, bu akışa duyarsız kalamaz, insanlığımız buna manidir. Ben kendime soruyorum: Hangi kabiliyetimi, neyin karşılığında aldım, kazandım? Beni yaratan, aklımı vermiş. Hem de ömür boyu onu üzerimde muhafaza ediyor. Bütün kabiliyetlerim, özelliklerim aynı şekilde, O’nun eseri. Bunları üzerimde sağlıklı bir şekilde bende bulunduruyor. Bana sadece kullanmak kalıyor. Beni, bir kuş veya kuzu olarak yaratmamış. Hiçbir varlıkta olmayan özellikler vermiş. İnsan olarak yaratmış. Bütün bunlara karşı benden istediği tek şey kulluk! Kulluğu nasıl yapacağımı da Kitap ve Peygamberi ile öğretmiş. Bana yalnız; O’na itaat ve teslim olmak kalıyor. O’nun verdiklerini yanlış kullanarak önce kendime sonra başkalarına zarar vermemeliyim. Teslimiyette emniyet var, huzur var, rahatlık vardır.

Çocuğunu ateşten kurtarmak isteyen anne, şefkat, merhamet ve koruma duygularıyla ateşin içine atlar. Bir tavuk civcivini korumak için başını kaptırma pahasına köpeğe saldırır. Bunların hepsini yaptıran, teslimiyet ve sahiplenme duygularıdır.

Geçici olan dünya hayatında her şey izafidir. Ebedilik ve değişmez değerler ahirettedir. Fıtratımızdaki ölümsüzlük isteği, bize ahireti işaret ediyor.
Bunun delillerini de dünyada görüyoruz. İnsan yaşlanıyor, ölüyor. Elbette yaşlandığı için ölmüyor. Yaşlanma ölüme sebep oluyor. Bebeklikten başlayan fiziki güzellik, zamanla çirkinliğe dönüyor. Duyan kulaklar duymaz, gören gözler görmez oluyor. Organlar yaşlanıyor. Kabiliyetler, melekeler zayıflıyor. Adım adım, sona yaklaştırılıyoruz. Bütün bunlar olup biterken; hep hatırda kalmak, hatırlanmak, hatıra olmak isteği kalbimizden çıkmıyor.

Kim, şu dünyadan gidince, hatırlanmak istemez? İşte bak; 2011 yılının takvimlerinden 31 Aralık tarihli yaprağı kopardınız ve 2011 yılını maziye gömdünüz. Zaman ağacının dalından 2011 kuşunu uçurduk gitti. Herkesin 2011 yılında iyi veya kötü hatıraları kaldı. Tarihin kaydettiği, üzücü ve sevindirici olayları oldu. Gelecek nesiller iyilerle sevinecek, kötülerle üzülecek. İnsan olarak herkes iyi hatıralar okusun, duysun ister. İnsana iyi hatıralar bıraktıracak bir hayat İslamiyet’tedir. Kimse zalimlikle anılmak istemez. Fakat yaşadığı hayat ve yaptığı muamele ile insan zalim olur. Zalim olmamak için irademizi İslamiyet’e teslim etmeliyiz ve hatırlanacak bir hayat yaşamalıyız.

02. 01. 2012
Durmuş Göktekin
 

samanyolu

“Ya Bâki ente’l-Bâki”
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2010
Mesajlar
598
Aldığı Beğeniler
19
Takım
Diğer
emeğinize sağlık
 
Üst Alt