- Üyelik Tarihi
- 14 Eki 2005
- Mesajlar
- 7,463
- Aldığı Beğeniler
- 64
Topraktan başlayan yeşermişlik varlık hanesinde kök saldı
Ahşaplara dönüştü kimi zaman.
Kimi zaman bakaya bırakıldı yağmurun gelişi.
Yağmurun yokluğuna yürekte damıtılmış her zerre ile ilham olunurdu.
Beklensin diye&
Yeşersin diye&
Ruzgar eserdi.
Bulutlar coşardı.
Her çorak toprağa bir umut atılabilirdi.
Ve kurumuş dalların can çekişen yüzüne dualar okundu.
Evvelin has bahçelerinden düşler görülmüştü.
Bir sancı hayatı kollarından tutup çekmek istedi ukbaya&
Canhıraş koşunun adımlarına adamlar eklendi sonra.
Yangın vardı ortada, tamda yüreğimizin devindiği yerde.
Can telaşında yangın yerinde kimlik sorulmazdı ya!
Su da serpildi ateşe,
benzin de döküldü.
ocak.
Tarafımız belli olsun diyen karıncada ezildi,
minik elleriyle küçücük bir su şişesini kucaklayan çocukta.
Gagasında su taşıyan kuşları da vurdu şubatın soğuğu.
Avcılar ayırmadı hiçbirini.
Boyunlarına levhalar iliştirilmiş tüccarlara gün doğdu.
Aylık bilançolarına, alacak defterlerine düşüldü kayıtlar.
Her geçen gün ayrık otları büyütüldü ekinlerin içinde.
Doğrular eğilirdi.
Kalem kırılırdı.
Ismarlama bir yüz pudralanmış bir akıl, her daim
siyah camlarda arzı endam eder, alkışlayabilirdi bu zulmü.
Alkışladılar her kuş düştüğünde
Soğuk.
Vicdan Şubattan daha soğuktu.
Yavuz Başak
Ahşaplara dönüştü kimi zaman.
Kimi zaman bakaya bırakıldı yağmurun gelişi.
Yağmurun yokluğuna yürekte damıtılmış her zerre ile ilham olunurdu.
Beklensin diye&
Yeşersin diye&
Ruzgar eserdi.
Bulutlar coşardı.
Her çorak toprağa bir umut atılabilirdi.
Ve kurumuş dalların can çekişen yüzüne dualar okundu.
Evvelin has bahçelerinden düşler görülmüştü.
Bir sancı hayatı kollarından tutup çekmek istedi ukbaya&
Canhıraş koşunun adımlarına adamlar eklendi sonra.
Yangın vardı ortada, tamda yüreğimizin devindiği yerde.
Can telaşında yangın yerinde kimlik sorulmazdı ya!
Su da serpildi ateşe,
benzin de döküldü.
ocak.
Tarafımız belli olsun diyen karıncada ezildi,
minik elleriyle küçücük bir su şişesini kucaklayan çocukta.
Gagasında su taşıyan kuşları da vurdu şubatın soğuğu.
Avcılar ayırmadı hiçbirini.
Boyunlarına levhalar iliştirilmiş tüccarlara gün doğdu.
Aylık bilançolarına, alacak defterlerine düşüldü kayıtlar.
Her geçen gün ayrık otları büyütüldü ekinlerin içinde.
Doğrular eğilirdi.
Kalem kırılırdı.
Ismarlama bir yüz pudralanmış bir akıl, her daim
siyah camlarda arzı endam eder, alkışlayabilirdi bu zulmü.
Alkışladılar her kuş düştüğünde
Soğuk.
Vicdan Şubattan daha soğuktu.
Yavuz Başak