- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
I
Hüzünden şirazesi
Çığırır aheste aheste acının notalarını
Yakılırken sürgünün uzamında
“hu” çeker zan altında dertlerin nağmeleri
Mütebessim gözlerde belirir
Gök kubbenin nedâmeti
Savurarak kırıntılarını ölümün
Yoklayarak kalbini
Ve de susarak
İçini çeker nihan yaşlar…
Şimşeklerin susuşuna inat
Pencerede ağlamaktadır Arap kızı
Heyhat! Çiğ taneleri kıyamda
Yağmur yağmayınca demlenir hazan demleri
Namluda derviş zikrinin rayihası
Tüter nâmütenâhîye uçurtmaların yazgısı
Müneccimlere sormak boşunadır
Uçurtmaların tılsımındadır aşk…
II
Sükût kapımızda bekler
Tufanlara başkaldıran bir sessizlik
Piramitlerin zirvelerinde büyüsüne kapılır yıldızlar ayın
Maviye özlemin alazlandığı kadar yüksekten uçar uçurtmalar
Üryan gözlerin izbe bakışlarında
Lime lime edilmiş körpecik umutlar var…
Müsveddesinde sonsuzluğa özlem
Matarasında zemzem
Hasret bağlamış göğsünde
Çöl sıcaklığı derecesinde aşk
Özgürlüğün enkazında tutsaktır
Gardiyanını seçerken başlar kölelik…
Dolaşır dilinde şehla türküler
Ölümlü dudaklarında ısırır hayatı
Ten kafesinden kanat çırparken asumanlara
Başlar mezarlıkta muhabbet halkaları
Kaldırılmalı gülistandaki darağaçları
Yakılmalı uçurtmaları engelleyen çarmıhlar
Bıraksak düşecek aldatılmış düşler
Dik durmalı oysa
Ufuklar uzak değil ki…
III
Kum saatine sığdırılmış Leyla
Kirliyim yağmur yağmadıkça
Nezih ruhumla
Makberimi hazırlamalıyım mazgallardan
Yağmurun yağmasını engelleyen ne varsa savaşmalıyım...
Yunus Emre Tozal
Körpe Kalemler'den alintidir...
Hüzünden şirazesi
Çığırır aheste aheste acının notalarını
Yakılırken sürgünün uzamında
“hu” çeker zan altında dertlerin nağmeleri
Mütebessim gözlerde belirir
Gök kubbenin nedâmeti
Savurarak kırıntılarını ölümün
Yoklayarak kalbini
Ve de susarak
İçini çeker nihan yaşlar…
Şimşeklerin susuşuna inat
Pencerede ağlamaktadır Arap kızı
Heyhat! Çiğ taneleri kıyamda
Yağmur yağmayınca demlenir hazan demleri
Namluda derviş zikrinin rayihası
Tüter nâmütenâhîye uçurtmaların yazgısı
Müneccimlere sormak boşunadır
Uçurtmaların tılsımındadır aşk…
II
Sükût kapımızda bekler
Tufanlara başkaldıran bir sessizlik
Piramitlerin zirvelerinde büyüsüne kapılır yıldızlar ayın
Maviye özlemin alazlandığı kadar yüksekten uçar uçurtmalar
Üryan gözlerin izbe bakışlarında
Lime lime edilmiş körpecik umutlar var…
Müsveddesinde sonsuzluğa özlem
Matarasında zemzem
Hasret bağlamış göğsünde
Çöl sıcaklığı derecesinde aşk
Özgürlüğün enkazında tutsaktır
Gardiyanını seçerken başlar kölelik…
Dolaşır dilinde şehla türküler
Ölümlü dudaklarında ısırır hayatı
Ten kafesinden kanat çırparken asumanlara
Başlar mezarlıkta muhabbet halkaları
Kaldırılmalı gülistandaki darağaçları
Yakılmalı uçurtmaları engelleyen çarmıhlar
Bıraksak düşecek aldatılmış düşler
Dik durmalı oysa
Ufuklar uzak değil ki…
III
Kum saatine sığdırılmış Leyla
Kirliyim yağmur yağmadıkça
Nezih ruhumla
Makberimi hazırlamalıyım mazgallardan
Yağmurun yağmasını engelleyen ne varsa savaşmalıyım...
Yunus Emre Tozal
Körpe Kalemler'den alintidir...
