Anadolunun bir çok yerinde hırsızlrala yankesiciler yakalandıklarında teşhir için eşeğe ters bindirilirlerdi.
Bu adet İstanbul'da ve Anadolunun bir çok yerinde Cumhuriyete kadar uygulanmıştır.
Evlere, dükkanlara girmeyen, sedece pazar yerindeki sergilerden,
dükkan önlerinden, inasanların ellerinden mal alıp kaçan yan kesicileri, yeniçeri ya da halk yakaladımı,bunlar en yakın yeniçeri kolluğuna (karakoluna) götürülürdü.
Çorbacı divanında adam sorguya çekilir, eğer suçlu olduğu anlaşılırsa,
elleri arkasına bağlanarak bir semersiz eşeğe ters oturtulurdu. Sonra, sabahtan akşama kadar üç gün süren, halka teşhir cezası verilirdi.
Boynuna, suçunu bildiren bir yafta asılırdı.Eşek kalabalık bir yerde durdurulur, yeniçeri ya da kollukçu, kapkaççının adını,sanını,yerini yurdunu bağıra bağıra ilan ederdi.
Kapkaççının, yankesicinin eğer ilk suçu ise, halka gösterme cezasının son günü, yüzüne çanaklar dolusu yoğurt sıvanırdı.İkinci ele geçişi ise, yoğurt sıvanmasından sonra kolluk (karakol) önünde falakaya yatırılırdı. Hırsızlığı, yankesiciliği meslek durumuna getirmiş olanlarsa, hem yoğurtla sıvanır, hem dayak yerler, hem de hapse atılırlardı.
Artık o kişi o şehirde dikiş tutturamaz, başka yerlere savuşmak zorunda kalırdı. Bu ağır cezaya çaptırılmamak için de gittiği yerde namusuyla yaşamaya mecbur kalırdı..
(Fazilet Takvimi)
Şimdi de böyle olsa yankesici kalmaz herhalde ülkemizde...
Bu adet İstanbul'da ve Anadolunun bir çok yerinde Cumhuriyete kadar uygulanmıştır.
Evlere, dükkanlara girmeyen, sedece pazar yerindeki sergilerden,
dükkan önlerinden, inasanların ellerinden mal alıp kaçan yan kesicileri, yeniçeri ya da halk yakaladımı,bunlar en yakın yeniçeri kolluğuna (karakoluna) götürülürdü.
Çorbacı divanında adam sorguya çekilir, eğer suçlu olduğu anlaşılırsa,
elleri arkasına bağlanarak bir semersiz eşeğe ters oturtulurdu. Sonra, sabahtan akşama kadar üç gün süren, halka teşhir cezası verilirdi.
Boynuna, suçunu bildiren bir yafta asılırdı.Eşek kalabalık bir yerde durdurulur, yeniçeri ya da kollukçu, kapkaççının adını,sanını,yerini yurdunu bağıra bağıra ilan ederdi.
Kapkaççının, yankesicinin eğer ilk suçu ise, halka gösterme cezasının son günü, yüzüne çanaklar dolusu yoğurt sıvanırdı.İkinci ele geçişi ise, yoğurt sıvanmasından sonra kolluk (karakol) önünde falakaya yatırılırdı. Hırsızlığı, yankesiciliği meslek durumuna getirmiş olanlarsa, hem yoğurtla sıvanır, hem dayak yerler, hem de hapse atılırlardı.
Artık o kişi o şehirde dikiş tutturamaz, başka yerlere savuşmak zorunda kalırdı. Bu ağır cezaya çaptırılmamak için de gittiği yerde namusuyla yaşamaya mecbur kalırdı..
(Fazilet Takvimi)
Şimdi de böyle olsa yankesici kalmaz herhalde ülkemizde...