Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Biçare

İRŞAD
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2008
Mesajlar
47
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Erzurum
Takım
Diğer
Yarım Saat Yer Altında Tefekkür-ü Mevt



Muhakkak bu kişi delidir Yada çok büyük bir musibeti vardır Gece vakti kabristanın duvarına tırmandığımı gören kimse mutlaka bu sözleri söyleyecektir

Daha önce okumuştum Sufyan Es-Servi hazretleri -Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun- evinde kendisine bir kabir hazırlamıştı da arada sırada onun içine girer, yatar, öldüğünü düşünür ve sonra da heyecanlanarak,

- (Rabbirciuuuun Rabbirciuuun ) (Rabbim beni tekrar döndür ) diye seslenerek kalkardı üzerindeki tozları çırparak:

“– Haydi dünyaya tekrar döndün bakalım, hangi sevapları kazanmaya çalışacaksın” dermiş

Bana da bu günlerde ne oldu bilmiyorum Hiç başıma gelmeyen bir duruma düştüm Sabah namazım geçti Gün boyu sıkıntıya maruz kaldım, çok üzüldüm Bilmeyerek günah mı işledim acaba? diye düşünceye daldım Derken bir kaç gün sonra yine sabah namazımı geçirdim, üçüncü defa yine geçti sabah namazım Artık bu nefsimi terbiye etmem gerektiğini anladım

– Süfyan Es-Sevri hazretlerinin nefsine verdiği cezayı ben de vermeliyim yoksa cehennem ateşini boylayacak bu nefsim, dedim

Kararı vermiştim artık Bir boş kabre yatmalıyım, cehennem ateşinden daha kolaydır Aslında er geç varacağım yer kabirdir Orası uzun zaman meskenim olacaktır Bunu iyice düşünüp dünya gafletinden uyanmam gerekir, diyerek bu kararı verdim

Nefsime zor geliyor tabii, bugün kalsın, yarın gideyim, derken günler geçiyordu Bu arada bir daha geçmez mi sabah namazım, artık kesin kararlı idim ve hatta yemin bile ettim

Bu gece boş kabre yatmalıyım dedim

Tam gece yarısı olmuştu, kimse beni görmesin diye geceyi tercih etmiştim Giderken düşündüm:

– Kabristanın kapısından mı girsem, duvara mı tırmansam? Eğer kapıdan geçersem bekçiye anlatmam gerekir, o da müsaade etmez her halde

En iyisi duvardan atlamamdır, dedim ’tan yardım isteyerek, bu yeminimi tahakkuk ettirmesi için yalvardım Bismillahirrahmanirrahim, dedim Duvarın üzerine çıktım, oradan kabristana bir baktım Tüyler ürpertici bir manzara, sessizlik ve zifiri karanlık, tam kabristan sessizliği bu

Bu gece dolunay aydınlığı olduğu halde burası neden bu kadar karanlık acaba? Hayret ettim doğrusu

Her zaman cenaze defnetmeye girdiğim bu kabristan sanki hiç görmemişim gibi içimi korku kapladı Ve kabristan kokusu değişik bir koku idi Ben böyle düşünürken sanki çok zaman geçti gibi uzadı vakit Ben duvarın üzerindeyim, inemedim, hala düşünüyorum: Bu kabirlerin bazısında sevinç vardır, bazısında azap ve ağıt vardır, eğer benimle konuşmuş olsalar mutlaka Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin buyurduğu gibi:

– Namaza dikkat edin!

Diyerek haykıracaklardır

Buradan hemen inmeliyim, şimdi beni kabristan duvarının üzerinde bir kimse görürse “Muhakkak bu kişi delidir Ya da çok büyük bir musibeti vardır” diyecektir

Tabii sabah namazını geçirmekten daha büyük musibet olur mu? dedim, kabristanın içerisine atladım O anda kalbimin titrediğini hissettim Hemen duvara sırtımı sıkıca yaslayarak adeta yapıştım Kendime sordum:

Kimden korunmak için sırtımı duvara dayadım acaba korkudan mı? dedim

- Hayır! Hayır! Ben korkmuyorum ki diyerek korkuyu kendime mal etmedim Ben korkak değilim, belki de kabirlerin üzerine basmamak için böyle davrandım yoksa! Yoksa! korktuğum için mi acaba?

- Tabiî ki

- Doğrusu çok korkmuştum

Yavaşça başımı doğu tarafına çevirdim, çünkü o tarafta açılmış hazır kabirler vardı, daha önceden biliyordum Oraya baktım, daha karanlık gibi geldi bana ve beni çağırıyor gibi oldu Yavaş yavaş o tarafa doğru ilerlemeye başladım Kabirlerin yanından geçerken soruyordum:

– Saidlerden misin? (mutlulardan mısın) şakilerden misin? (bedbahtlardanmısın)? neden şaki oldun acaba?

- Sen de namazını mı geçirdin?

- Yoksa şarkı, türkü, eğlence gaflet ile ömrünü boşa geçirenlerden misin?

- Yoksa zina edenlerden misin?

Belki Bu yanından geçtiğim kabirdeki yatan da “Yer yüzünde en güçlü benim” diyerek böbürlenmişti Gençliğinin bir rüya gibi gelip geçeceğini, toprak yığınının altına yatacağını düşünememişti Daha ömrünün uzun olduğunu zanneden, birden bire kendisini burada bulan çok kimse yatıyor bu toprakların altında

Derken kendime geldim Aaklarım ağırlaşmış gibi hissettim O koşan ayaklar çok ağır gidiyordu çünkü Kendisini boş kabrin beklediğini biliyordu, oraya daha önce de gitmiştim lakin bu defa çok farklı idi

Allah’ım! Bana ne oluyor? Acayip hımırtılar duyar gibiyim Kulağımın arkasında nefes sesimi ne? Evet evet yakından gelen sesler duydum gibi Nedir bu acaba?

Arkama dönüp baksam mı? Hayır hayır bakamam, çünkü her yandan bana doğru bakan siyah siyah hayaletler:

– Kimdir bu gece saatinde burada ne işi var diyecekler gibi oldu, dönemedim

Hayır! Bunlar muhakkak şeytan vesvesesidir, öyle bir şey yok dedim Hemen düşündüm yatsı namazını cemaatle kıldım ya Allah ımın koruması altındayım, başka şeyler aldırmam dedim

Artık boş kabirlerin yakınına ulaşmıştım İnanın ki hayatımda oradan daha karanlık hiç bir şey görmemiştim

“Hangi cesaret beni buraya kadar getirdi? Şimdi ben nasıl bu kabre inip yatacağım? İçerisinde beni nelerin beklediğini biliyor muyum?” diye kendime sorular yöneltiyorum

Sanki kalbim ağzıma gelecek gibi oldu, çok çarpıyordu

Buraya kadar geldim, bu yetişir, döneyim artık, yeminim için üç gün oruç tutayım dedim Sonra da;

Buraya kadar gelmişken yeminimi yerine getireyim Biraz kenarında oturur, kendimi alıştırır, sonra inerim, dedim

Bu daracık ve çok karanlık kabir nasıl olur da ya cennet bahçesi ve ya cehennem çukuru oluyor diye düşünüyordum

Allah ım nedir bu soğuk hava, dünya çok mu soğudu yoksa vücudumda bir ürperme mi oluyor?

Ya bu ses nedir? Şiddetli fırtına sesi gibi?

Hayır! Hayır! Rüzgar değil Çünkü etrafta uçuşan bir şey görmüyorum Zerrecik toz bile uçuşmuyor anladım rüzgar değil yine bir şeytan vesvesesidir bu

Eûzü billahi mineşşeytanirracim, dedim, boyun atkımı serip üzerine oturdum Dizlerim titriyordu, göğsüme doğru dizlerimi dayayarak güç almaya çalıştım, düşünceye daldım

Burası bir kabir çukuru, mutlaka her insan buna girecek, bundan kaçış yoktur Böyle olduğu halde neden bu kadar servet edinmeye mal toplamaya koşarız?

’ım! İnsan olarak nice birbirimizle bozuştuk… nice gıybetler ettik… namazı terk edenler şarkıyı türküyü Kur'ân-ı Kerime tercih edenler Bilmezler mi ki her canlı ölümü tadacak ve bu kabire girecek, neden gaflete dalıyoruz? Halbuki Teala bizleri ne kadar da uyarıyor Yine de duymazdan gelip her çeşit yasağı yapıyoruz diye düşünceye daldım

Sonra da yüzümü kabristana doğru çevirdim, hafif bir sesle seslendim, yüksek sesle sormaya cesaretim yoktu, korktum, haydi birisi cevap verirse diye yavaşça:

– Ey Kabirlerinde yatanlar ne oldu size?

Hani nerede gür sesleriniz? Nerede oğullarınız, kızlarınız? Mal mülk nerede?

Söyler misiniz sual soru nasıl geçti? Kabrin sıkıştırmasından göğüs kemiklerinin ufalanmasından haber verin

Böceklerden, haşerelerden haber verin

Hani dünyada iken damak tadını çok bilirdik, beğenmediğimiz yemekler olurdu ya… veya soğumuş diye iştahımız olmazdı ve ya böbürlenirdik yemekleri hazırlayanlara değil mi? Bazen da hatır bile kırardık…

İ'tina ile beslediğimiz bir vücudumuz vardı İşte bu gün onu yemek için hazır bekliyorlar, böcekler haşereler daha nice bilmediğimiz varlıklar bizden gıda almayı bekliyorlar değil mi?

Artık çare yok, bu kabre inilecek dedim ’a tevekkül ederek sağ ayağımı uzattım ve indim Omuzumdaki örtüyü kabrin zeminine serdim, üzerine uzandım, başımı da yere koydum Çok korkuyordum

Düşündüm, şimdi bu topraklar üzerime çökmüş olsa ne yaparım? Yahut kabir beni sımsıkı tutsa ne yaparım? Sırt üstü yatmış olduğum halde gözlerimi de kapadım, kalbimin çarpması dinsin, vücudumun titremesi hafiflesin diye

Daha ben diri iken, güçlü kuvvetli iken bu kadar zor olursa, güçsüz bir ölünün hali ne olacak? Tam kabrin (lahid) sapma yerine baktım o kadar karanlık ki böyle karanlık hiç görülmemiştir Acayip bir durum hissettim, her yanı iyice kapalı olduğu halde lahidden öyle bir soğuk hava geliyor gibi oldu bana, donacak gibi oldum Yoksa korku üşütmesi mi bu hal? dedim Tabii ki çok korkulu bir yer

İçerisine iyice bakmaktan o kadar korkuyordum ki hemen iki göz öfke ile bana bakıyor gibi geliyordu Yada bir mevtanın yanında imişim de o da gözlerini yukarıya dikmiş benden haberi bile yok gibi

Artık bende lahid tarafına bakmaya cesaret kalmamıştı Halbuki boş olduğunu biliyorum Yine de oraya bakmak cesaret istiyordu Gözüm yine arada sırada oraya kayıyor, göz ucu ile bakıyorum

Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin buyurduğu gibi:

“– Lailahe illallah İnne lilmevti sekratun

’tan başka ilah yoktur Ölümün sekeratları vardır

Ölüm anı geldiğinde halim ne olacak Rabbim derken bütün vücudumu titreme sardı

Ben ruhumu teslim ederken ailemin telaşa kapılması, “Doktor getirin, okuyacak kim var?” diyerek çabalamasını görür gibi oldum

Sonra ben ölünce arkadaşlarım beni tabut içerisinde getiriyorlar “Lailahe illallah” diyerek arkadaşımın biri beni kabre indiriyor, başımı tutuyor, yavaş yavaş yere koyuyor, sonra da birden bire toprakları atmaya başlıyorlar

Sonra türbedar Ahmed Efendi elinde su kabını getiriyor, mezarımın üzerinden su serpiştiriyorlar, şeyh efendi de onlara şöyle diyor:

– Kardeşinize dua edin şu an sorgu sual olunuyor Kardeşinize dua edin şu an sorgu sual olunuyor diye tekrarlıyor Biraz dua edip gidiyorlar Beni yalınız bırakıyorlar

Sanki o anda omuzundan tutulup sarsılıyor:

– Ey İnsan! O kerim Rabbine karşı seni aldatan nedir? (İnfitar suresi; ayet 6)

Söyle bakalım, farz namazlarını terk ettin öyle mi? Halbu ki:

– Gök gürültüsü, O'na hamd ile tesbih eder Melekler de O'nun korkusundan “subhanallah” derler (Ra’d suresi; ayet 13)

Ben bu hâle dayanamayarak:

– Rabbirciuuuuun… Rabbirciuuuuuun (Rabbim beni dünyaya döndür) diye haykırıyorum O anda sanki sesim kabristanı sallıyor semavata ulaşıyor Şu ayeti kerimeyi hatırladım:

– Nihayet o müşriklerin birine ölüm geldiği vakit "Ey Rabbim! Beni dünyaya döndür!

Tâ ki, o zayi ettiğim ömürde yararlı işler göreyim!" der

Hayır! Bu sadece onun söylediği boş bir kelimedir Önlerinde ise tâ diriltilecekleri güne kadar bir perde (berzah alemi) vardır (Mu'minun suresi; ayet 99-100)

Sonra ağladım, ağladım, çokca ağladım Sonra da “Elhamdulillahi Rabbil alemin, alemlerin Rabbine hamdolsun ki daha ölmedim, tevbe ümidim var, Estağfirullah El-Azim ve Etubu İleyh” dedim Kırık gönülle kalktım, oturdum, yüce 'ımın huzurunda ne kadar güçsüz çaresiz bikes olduğumu bir daha anladım Boyunmu eğdim, atkımı aldım, üzerindeki kabir tozlarını çırptım

Rabbim ne yücesin, diyerek evimin yolunu tuttum

***

Her kim Teâlâ’nın buyurduğu ayeti kerimeleri hafife alırsa pişman olacağı günü beklesin

“Yâ siz zannettiniz mi ki, biz sizi boşuna yarattık da bize döndürülmeyeceksiniz?” (Mu'minun suresi; ayet 115)
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Gercekten etkileyici bir yazi paylasimin icin cok tesekkürler kardesim
Cenab-i Hak razi olsun herdaim
Selam ve Dualarimla.......
 

ihda

Edep_Ya_Hu
 
Üyelik Tarihi
7 Kas 2007
Mesajlar
378
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray
kazagım agzımda hayretler içinde okudum.
emeginize saglık
yalnız anlamadıgım bişey var bunu siz mi yaptınız
yoksa okudunuz mu?(
 

altun47

Dinler ve Diller diyarı
 
Üyelik Tarihi
27 Haz 2008
Mesajlar
136
Aldığı Beğeniler
0
Konum
MARDİN
Takım
Fenerbahçe
ALLAH razı olsun guzeldi elinize sağlık

salavatorjins2bxgm2.gif
 

Biçare

İRŞAD
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2008
Mesajlar
47
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Erzurum
Takım
Diğer
bunu radyoda dinledim nettende araştırdım hamdolsun buldum paylaşmak istedim
 

Acizane

hizmet..hicret..sehadet..
 
Üyelik Tarihi
15 Eki 2007
Mesajlar
3,148
Aldığı Beğeniler
27
Konum
ankara
Takım
Diğer
Sonra ağladım, ağladım, çokca ağladım Sonra da “Elhamdulillahi Rabbil alemin, alemlerin Rabbine hamdolsun ki daha ölmedim, tevbe ümidim var, Estağfirullah El-Azim ve Etubu İleyh” dedim

rabbim razı ve hosnut olsun
 

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
kardes allah razi olsun inan cok etkilendim rabbim cümlemizi af etsin rbbimin emir ve yasaklarini,
harfiyen yapanlardan eylesin insaallah
 

cahid

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Ağu 2008
Mesajlar
48
Aldığı Beğeniler
0
Allah razı olsun kardeşim çok etkili bir yazı idi keşke bende bukadar cesur olabilsemde yapabilsem ozman dünya hayatını daha dikkatli yaşardım Allah dostları ondan dünyaya fazla dalmıyorlardı :( ama her yiğidin harcı değil:(
 
Üst Alt