YAŞANANLARIN FARKINDA MISINIZ?
Bu memleket niçin a-dam olmaz biliyor musunuz? Geçmişte ülkeyi idare edenler demiş ki; "memleketin kalkınması için din ve namusun ortadan kalkması lazım" Bu söz söylendiği zaman, Kazım Karabekir Paşa'da oradaydı. Şiddetle bu görüşe itiraz eder:
"Siz ne konuşuyorsunuz. Bu millet bu sözler için mi can verdi."
Sonrası malum.
Ondan sonrada baskı ve dayatma başladı. Seksen yıldır devam edip duruyor. Başta okullar olmak üzere her yerde baskı var. Namus gidince ne olacak? İmanı gidince Kelime'i Şahadet getirebilirsin. Memleket adeta fuhuş haneye döndü. Milletin namusunu satanlar vergi rekoru kırıyor.
* * *
Anadolu'muzun bir ili ve o ilde ki tıp fakültesi, fakültenin hemen karşısında da hemşire okulu da var. Bir zaman bu binanın kanalizasyon boruları tıkandı. Tesisatçı çağrıldı, bakarlar ki beş altı aylık bebek cesetleri tıkamış boruları. Namus gitti.
Bu tabloya sebep olan en büyük katkı sağlayan televizyonlardır. İnanın ki şu bildiğiniz kanalizasyonlar var ya, televizyonlardan daha temizdir. Milletin dinine, namusuna dört koldan saldırı devam ediyor.
* * *
Bu ülkede ne cinayetler işlendi. Hatırlayın her yıl kutlaması yapılır. Kubilay ve menemen hadisesi& Menemende tezgâh kurdular. Anarşi çıktı, Kubilay'ı öldürdüler, sözde ayaklanma oldu& Bu sözde ayaklanma bahane edilerek, yüzlerce âlimi astılar. Dindarları baskı altına aldılar. Bu olayı organize etti diyerek, Erbilli Esat Efendiyi tutukladılar. Esat Efendi hem hasta hem de yaşlıdır. Mübareği hastanede zehirleyerek öldürdüler. Oğlu Mehmed'i de öldürdüler, niçin onun oğlu olduğu için
Bu kafa hala bu ülkede yaşamaktadır. Eline fırsat geçtiğinde hiç tereddüt etmeden dindarlara hayat hakkı tanımazlar.
Menemen hadisenin olduğu yıllardır. Erzincan'da bir Mevlevi tarikatına mensup Şeyh İsmail hakkı efendi yaşardı. Malum zihniyet Menemen olayını bahane ederek, bu zatı da ortadan kaldırmaya niyetlenir. A-damlar görevlendirilerek, Şeyh İsmail Hakkı Efendinin üzerine gönderilir. Görevliler bütün aramalara rağmen, Şeyh İsmail Hakkı efendiyi bulamazlar. Kime sordularsa aldıkları cevap "birkaç gün önce öldü" şeklinde olur. Buna inanmazlar. Mezarının nerede olduğunu öğrenirler. Sonrada, mezarı kazarak üç beş gün önce gömülmüş olan Şeyh efendinin cesedini çıkarırlar. Bakarlar ki, şeyh efendi gerçekten ölmüş. Ne yapalım, hemen mezarın yanı başında bir darağacı kurarak, üç gün önce ölmüş olan şeyh Efendiyi asarlar.
İster öl, ister yaşa& Adamlar için fark etmiyor
* * *
Ey Müslümanlar neyi kaybettiğiniz farkında değildiniz?
Biriniz parasını kaybetse, ahlayarak vahlayarak peşinde koşar& Parayı bulana kadar gözüne uyku girmez& Ananızı, babanızı kaybetseniz ahlanıp vahlanırsınız.
Parayı, anayı, babayı kaybettiğin zaman görüyorsunuz. Yanı neyi kaybettiğini biliyorsun.
Fakat!.. Müslümanlar onlarca yıldır neyi kaybettiğinin farkında değil. Ne zaman kaybettiğimizin farkına varırız o zaman güneş doğmak üzeredir.
Mektubatçı Şehit Bayram Ali Öztürk Hocaefendi'nin ardından...
Bu memleket niçin a-dam olmaz biliyor musunuz? Geçmişte ülkeyi idare edenler demiş ki; "memleketin kalkınması için din ve namusun ortadan kalkması lazım" Bu söz söylendiği zaman, Kazım Karabekir Paşa'da oradaydı. Şiddetle bu görüşe itiraz eder:
"Siz ne konuşuyorsunuz. Bu millet bu sözler için mi can verdi."
Sonrası malum.
Ondan sonrada baskı ve dayatma başladı. Seksen yıldır devam edip duruyor. Başta okullar olmak üzere her yerde baskı var. Namus gidince ne olacak? İmanı gidince Kelime'i Şahadet getirebilirsin. Memleket adeta fuhuş haneye döndü. Milletin namusunu satanlar vergi rekoru kırıyor.
* * *
Anadolu'muzun bir ili ve o ilde ki tıp fakültesi, fakültenin hemen karşısında da hemşire okulu da var. Bir zaman bu binanın kanalizasyon boruları tıkandı. Tesisatçı çağrıldı, bakarlar ki beş altı aylık bebek cesetleri tıkamış boruları. Namus gitti.
Bu tabloya sebep olan en büyük katkı sağlayan televizyonlardır. İnanın ki şu bildiğiniz kanalizasyonlar var ya, televizyonlardan daha temizdir. Milletin dinine, namusuna dört koldan saldırı devam ediyor.
* * *
Bu ülkede ne cinayetler işlendi. Hatırlayın her yıl kutlaması yapılır. Kubilay ve menemen hadisesi& Menemende tezgâh kurdular. Anarşi çıktı, Kubilay'ı öldürdüler, sözde ayaklanma oldu& Bu sözde ayaklanma bahane edilerek, yüzlerce âlimi astılar. Dindarları baskı altına aldılar. Bu olayı organize etti diyerek, Erbilli Esat Efendiyi tutukladılar. Esat Efendi hem hasta hem de yaşlıdır. Mübareği hastanede zehirleyerek öldürdüler. Oğlu Mehmed'i de öldürdüler, niçin onun oğlu olduğu için
Bu kafa hala bu ülkede yaşamaktadır. Eline fırsat geçtiğinde hiç tereddüt etmeden dindarlara hayat hakkı tanımazlar.
Menemen hadisenin olduğu yıllardır. Erzincan'da bir Mevlevi tarikatına mensup Şeyh İsmail hakkı efendi yaşardı. Malum zihniyet Menemen olayını bahane ederek, bu zatı da ortadan kaldırmaya niyetlenir. A-damlar görevlendirilerek, Şeyh İsmail Hakkı Efendinin üzerine gönderilir. Görevliler bütün aramalara rağmen, Şeyh İsmail Hakkı efendiyi bulamazlar. Kime sordularsa aldıkları cevap "birkaç gün önce öldü" şeklinde olur. Buna inanmazlar. Mezarının nerede olduğunu öğrenirler. Sonrada, mezarı kazarak üç beş gün önce gömülmüş olan Şeyh efendinin cesedini çıkarırlar. Bakarlar ki, şeyh efendi gerçekten ölmüş. Ne yapalım, hemen mezarın yanı başında bir darağacı kurarak, üç gün önce ölmüş olan şeyh Efendiyi asarlar.
İster öl, ister yaşa& Adamlar için fark etmiyor
* * *
Ey Müslümanlar neyi kaybettiğiniz farkında değildiniz?
Biriniz parasını kaybetse, ahlayarak vahlayarak peşinde koşar& Parayı bulana kadar gözüne uyku girmez& Ananızı, babanızı kaybetseniz ahlanıp vahlanırsınız.
Parayı, anayı, babayı kaybettiğin zaman görüyorsunuz. Yanı neyi kaybettiğini biliyorsun.
Fakat!.. Müslümanlar onlarca yıldır neyi kaybettiğinin farkında değil. Ne zaman kaybettiğimizin farkına varırız o zaman güneş doğmak üzeredir.
Mektubatçı Şehit Bayram Ali Öztürk Hocaefendi'nin ardından...
