Kanuni Sultan Süleyman adını taşıyacak olan Süleymaniye Camii’nin yapımı için şu anki arsanın bulunduğu yeri beğenir. Mimar Sinan’ı çağırtır, araziye bakmaya, uygun olup olmadığını görmeye giderler. Mimar Sinan araziyi dikkatle inceler.
Padişah sorar:"Nasıl buldun Sinan?"
Koca Sinan cevap vermez ve araziye bakmaya devam eder. Vezirler, diğer devlet erkanı, herkesin gözü, Sinan’ın ve Kanuni’nin üzerindedir. Herkes suspus olmuş, çıt bile çıkmamaktadır. Herkes Padişahın ne yapacağını merak etmektedir.
İğne düşse duyulacak bir sessizlik vardır. Mimar Sinan gözlerini ayırmadan araziye bakmaktadır.
Kanuni, bir kere daha sorar:"Ne düşünürsün, bre Sinan?"
Mimar Sinan gözlerini araziden ayırmaz ve cevap vermez. Herkes korkmuş, şaşkın, Muhteşem Süleyman’ın gazabını, hiddetini beklemektedir. Padişah hiçbir şey söylemez.
Aradan bir süre daha geçer ve Mimar Sinan başını eğerek arsadan içeri girer.
Herkes Sinan’ın onları duymadığını, o kısa süre içerisinde tasarımını yapıp hayalinde oluşturduğu kemerlerden birine çarpmamak için kafasını eğerek boş arsaya girdiğini fark eder.
Kanuni de önce beklemiş sonra da anlaşıldığını fark etmiştir.
Hayatta ilerleyebilmeniz için, önünüzü görmeniz, doğru yoldan gitmeniz gerekir.
Buna "vizyon" denir. Vizyonunuz ne kadar açıksa, yürüdüğünüz yolda hedefe o kadar yaklaşırsınız.
Padişah sorar:"Nasıl buldun Sinan?"
Koca Sinan cevap vermez ve araziye bakmaya devam eder. Vezirler, diğer devlet erkanı, herkesin gözü, Sinan’ın ve Kanuni’nin üzerindedir. Herkes suspus olmuş, çıt bile çıkmamaktadır. Herkes Padişahın ne yapacağını merak etmektedir.
İğne düşse duyulacak bir sessizlik vardır. Mimar Sinan gözlerini ayırmadan araziye bakmaktadır.
Kanuni, bir kere daha sorar:"Ne düşünürsün, bre Sinan?"
Mimar Sinan gözlerini araziden ayırmaz ve cevap vermez. Herkes korkmuş, şaşkın, Muhteşem Süleyman’ın gazabını, hiddetini beklemektedir. Padişah hiçbir şey söylemez.
Aradan bir süre daha geçer ve Mimar Sinan başını eğerek arsadan içeri girer.
Herkes Sinan’ın onları duymadığını, o kısa süre içerisinde tasarımını yapıp hayalinde oluşturduğu kemerlerden birine çarpmamak için kafasını eğerek boş arsaya girdiğini fark eder.
Kanuni de önce beklemiş sonra da anlaşıldığını fark etmiştir.
Hayatta ilerleyebilmeniz için, önünüzü görmeniz, doğru yoldan gitmeniz gerekir.
Buna "vizyon" denir. Vizyonunuz ne kadar açıksa, yürüdüğünüz yolda hedefe o kadar yaklaşırsınız.