- Üyelik Tarihi
- 3 Eki 2008
- Mesajlar
- 1,199
- Aldığı Beğeniler
- 15
:G:(Bismillahirrahmanirrahim):G:
Sarayonu'ne ugramadan yazilmiyor du siir, diyorsunuz.
Ya da dere kahvesine.Balikçilar aglarini orerken, dizeler size
dogru kosuyor.Kalamis'daki balkona toplanmis gibi notalar, çikip;
bir bir içeri aliyorsunuz.
Fakat, denizden uzak odalarin gorus alanlarina agaçli ovalar,
ulu daglar, kopuklu nehirler yol bulup çikmakta.
Beylerbeyi'nin çelebi ruhlu kibar insanlari duru mu hala bilmem?
Kanlica'nin ihtiyarlari çogalmakta.Yahya Kemal, siirini yazmadan
once de deniz kenarina oturup çaylarini içiyorlardi, simdi de.
Onlari ne savas etkiliyor, ne pahalilik.Tepeler gençlerin, onlar tirmaniyor yukarilara. Aksamlari isten donen babalar, kenar mahallelerin çamurlu yollarini asmaktalar.Yagan kar otobuslerini çalistirmasa da, onlarda bir yakinma yoktur.Saatlerce yuruyup islerine yari donmus varsalarda, çalisma sanatini yudum yudum yasarlar.Tehlikeli olusu, saglik sorunlarina eklentiler yapmasi, emegin karsiliginin alinamamasi, yine de issizligin çokuntusune ulasamayan sorunlardir.Avurtlari çokerten, proteinsiz gunler bile yasama sevincini sondurememekte.
"Bumudur adalet?" sorum, bogazin kopuklu sularinda yanki bulmuyor bile.
Her kentin bir kapali çarsisi vardir.çocuk ozlemleri yapismistir dukkanlarin camlarina.Bir bayram beklentisi vardir; renkli giyecekler, sevilen yiyeceklerle orulmus.Sonra issiz kadar, çalisanda sikintili, az kazanan çok kazanan da.Ancak, herkes inancin diriltici irmaginda gunde bes kez yikandiginda arinabilir, kara esitsizliklerden, ozlemlere yetmeyen paralardan, çok paranin ulestirilmesinden.
Kuçuk insan yok iste.
Insan her yerde ayni.
Koyde, kentte, kasabada ayni ozlemleri, ayni sikintilari, hirslari, ilerlemeyi bazanda tevekkulu tasimakta.Sonra, kent insaninda bulacagimizi ummadigimiz bir tevekkul son derece yogun olarak karsimiza çikarken, koyde yasayanlar bir mal yanginina ugramis, sahib olduklari esyalarla ovunmeye koyulmuslar...
Nasil boldur yazmayi tasarladigimiz insan tipleri, dusunceleri, duygulari, davranislari.Nerede olursak olalim, bir siirde, bir oykude gelip ulasirlar bize.Olmasak da deniz kenarinda, çamurlu sokaklara yolumuz dusmese de, deniz ve ekmekçi vardir en çok yazilar da.Ikisi de insan ve doganin bir simgesi oldugundan once gelir yaziya...
Sarayonu'ne ugramadan yazilmiyor du siir, diyorsunuz.
Ya da dere kahvesine.Balikçilar aglarini orerken, dizeler size
dogru kosuyor.Kalamis'daki balkona toplanmis gibi notalar, çikip;
bir bir içeri aliyorsunuz.
Fakat, denizden uzak odalarin gorus alanlarina agaçli ovalar,
ulu daglar, kopuklu nehirler yol bulup çikmakta.
Beylerbeyi'nin çelebi ruhlu kibar insanlari duru mu hala bilmem?
Kanlica'nin ihtiyarlari çogalmakta.Yahya Kemal, siirini yazmadan
once de deniz kenarina oturup çaylarini içiyorlardi, simdi de.
Onlari ne savas etkiliyor, ne pahalilik.Tepeler gençlerin, onlar tirmaniyor yukarilara. Aksamlari isten donen babalar, kenar mahallelerin çamurlu yollarini asmaktalar.Yagan kar otobuslerini çalistirmasa da, onlarda bir yakinma yoktur.Saatlerce yuruyup islerine yari donmus varsalarda, çalisma sanatini yudum yudum yasarlar.Tehlikeli olusu, saglik sorunlarina eklentiler yapmasi, emegin karsiliginin alinamamasi, yine de issizligin çokuntusune ulasamayan sorunlardir.Avurtlari çokerten, proteinsiz gunler bile yasama sevincini sondurememekte.
"Bumudur adalet?" sorum, bogazin kopuklu sularinda yanki bulmuyor bile.
Her kentin bir kapali çarsisi vardir.çocuk ozlemleri yapismistir dukkanlarin camlarina.Bir bayram beklentisi vardir; renkli giyecekler, sevilen yiyeceklerle orulmus.Sonra issiz kadar, çalisanda sikintili, az kazanan çok kazanan da.Ancak, herkes inancin diriltici irmaginda gunde bes kez yikandiginda arinabilir, kara esitsizliklerden, ozlemlere yetmeyen paralardan, çok paranin ulestirilmesinden.
Kuçuk insan yok iste.
Insan her yerde ayni.
Koyde, kentte, kasabada ayni ozlemleri, ayni sikintilari, hirslari, ilerlemeyi bazanda tevekkulu tasimakta.Sonra, kent insaninda bulacagimizi ummadigimiz bir tevekkul son derece yogun olarak karsimiza çikarken, koyde yasayanlar bir mal yanginina ugramis, sahib olduklari esyalarla ovunmeye koyulmuslar...
Nasil boldur yazmayi tasarladigimiz insan tipleri, dusunceleri, duygulari, davranislari.Nerede olursak olalim, bir siirde, bir oykude gelip ulasirlar bize.Olmasak da deniz kenarinda, çamurlu sokaklara yolumuz dusmese de, deniz ve ekmekçi vardir en çok yazilar da.Ikisi de insan ve doganin bir simgesi oldugundan once gelir yaziya...