Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*_NaZLı_*

(*_BABASININ_KIZI_*)
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
3,502
Aldığı Beğeniler
2,357
Konum
AfyonKaraHisar
Takım
Diğer
O gün ayetler, sizin omuzlarınızdan söz ediyordu.. Başörtüsünü bir sancak gibi yapan Eliftiniz. İnce Ceylan derisinde, sülûs yazılarla, süslü ''Nur'' ayetlerinin şavkıydı dalgalanan.. Üç küçük ağaç dallarını size dönüp çiçeğe döndü O gün. Rüzgar bazen pervaz ediyor, ince beyaz çiçeklerin arasından süzülüp, sizin başörtünüzde duruluyordu... Ve derken.. Gökte, güneş gelip başınızın üstünde durdu.. Hüznün şerefelerinde mavi ezan çiçekleri açıldı...



Siz.. bir zulmün üzerine yürür gibi yürüdünüz.. Siz.. ayetlerde omuzlarından söz edilenlersiniz

Siz.. yeryüzünün bütün meydanlarında başörtüsünü birer sancak gibi taşıyanlarsınız.. Siz.. iffet ve namus timsalleri... yeryüzünün zümrüt parıltılarısınız... Siz.. yeryüzüne sığmayan, iman çağlayanlarısınız..



Ve Sizler BACILARIM..



Başörtüsü için çile çeken, gözyaşı döken bacılarım...

Allah yolunda her türlü tehdide, işkenceye, zulme göğüs geren, dövülen, horlanan..

Sözlerinde, özlerinde gönüllerinde imanın nurunu dalgalandıran..

Allah için, seherlerde kanlı gözyaşları arş-ı alaya dayanmış sizler...!



BACILARIM... SİZLERE SELAM OLSUN!

Ve sizler, öyle kimselersiniz ki;

Allah ve Rasulünü dünyadan ve dünyadakilerden üstün tutanlarsınız...

- Sizler Allah'tan ümit kesmeyenlersiniz..

- Sizler Dertlerini sessiz-beyaz dilekçelerle Allah'a sunanlarsınız..

- Sizler istediklerini yalnız ve yalnız Allah'tan isteyenlersiniz..



Ve sizler..

-Allah'ın mahşerdeki hesabını unutup, size alaylı gözlerle her türlü acımasızlığı yapanların yüzüne;

Şanlı direnişinizi tokat gibi çarpan sümeyyelersiniz..



SİZLERE SELAM OLSUN..

Bakın! duyuyormusunuz.. İşte ecdadın sitemkar sesleri Ş anlı ecdadın mezarlarında kemikleri sızlıyor..

Vatan için, millet için, bayrak için, Kur'an için, başörtüsü için, namus için can vermiş.. Şehit olmuş şanlı ecdad..

Bizler, ümmetin erkekleri boynumuz eğik.. Ama onlar.. onlar medar-ı iftiharlarınız.. Mezarlarında rahat uyumayan yüzbinlerce şehid'in al kanları..



BACIM

İnan ki, senin başörtünde gül bahçesine dönüşmüş.. Onların kanları boşa akmamış.. Onlar gül bahçelerini sulayan; Eyyub El-Ensariler, Ulubatlı Hasanlar, Sütçü imamlar, Akifler.. Ey Sütçü imam.. İki bacımızın yaşmağını aldılar diye maraşı kana buladın.. HEYHAT..! Gel görki, şimdi senin şuuruna ne kadarda da muhtacız..

Hakkını helal et! Senin emanetine sahip çıkamadık.. Senin huzurunda duracak yüzümüz yok..

Bacılarımızın, kızlarımızın derdine derman olamadık.. Onlar okumak istiyorlar..

Ama gel görki senin torunlarını başörtülü diye sokmuyorlar okullarına..

O gün fransız, ingiliz yunan dölleri; Bayrağa, başörtüsüne, namusa el uzatıyordu..

Bugün adı müslüman olan, Mehmetler, Ayşeler maalesef birer başörtüsü celladı kesilmişler..

Başörtüsünü düşman bellemişler..



BACIMIN İFFETİ BATMAKTA REZİLİN GÖZÜNE..

ACIRIM TÜKRÜĞE BİLLAHİ ! TÜKÜRSEM YÜZÜNE

diyor merhum Akif Reziller görevlerini yapıyorlar.. Peki ya bizler? Adı müslüman olan bizler..

Lafı gelince mangalda kül bırakmayan bizler, üzerimize sanki ölü toprağı serpilmiş.. Evlerimizdeki rahat koltuklarımızdan onların gözyaşlarını izliyoruz. utanmadan.. utanmadan..



Ve SEN okula alınmayan, gözyaşları arş-ı alayı titreten BACIM.. BAKAMIYORUM YÜZÜNE.. UTANIYORUM..

Sana karşı vazifemi yapamadım.. Beni affet..

Biliyorum.. O her şeyin hesabının hakkıyla sorulduğu yerde, yakama yapışacaksın..

sana diyecek sözüm yok.. Tükür.. Tükür yüzüme.. bacım..

Tükür.. Tükür..



Benim şahsımda adı erkek diye geçinenlerin hepsinin yüzüne tükür..!

AH BACIM..

Senin gözyaşlarını görecek gözlerimizin önünde, şimdi neler var neler..

Paralar.. altınlar.. evler.. dünyalıklar..

Senin yaşadıklarını hissedecek yüreğimizde öyle bir pas varki, kapkara.. Kalplerimiz ise taş kesilmiş.. kaskatı olmuş.. Ah BACIM ah.. Sen yinede üzülme.. Hergün beraber olduğun insanlar, hemde adı müslüman olan bunca insan, annen, baban, kardeşlerin, bizler, kısacası hepimiz.. Bu kayıtsız hali, lakayıt hali, seni düşündürmesin.. ağlatmasın.. Bizler vazifemizi yapamasakta sen yine de üzülme..! Ümitvar ol.. BACIM..



Unutma! tez geçer zulmün ezası. Sabretmeyi bileceksin tamam mı? Çevirmez ahını Allah öksüzün Pek basittir, devrilmesi köksüzün Her kim olsa haksızlığı haksızın Suratına çalacaksın tamam mı? Yolunuz her zaman Allah yoludur! Bu öyle bir çileki, kökü şehid kanıdır! Hak haklının en mukaddes malıdır. Vermezlerse alacaksın tamam mı? Yalana hayır, bu gerçeğe evet Mücadeleden yılma, kalsanda tek fert Birde ötesi var, buranın elbet, Nasıl olsa güleceksin... güleceksin... Güleceksin tamam mı? * * * * * * * * * * * * * * * * * * * ALLAHIM, Bizlere yüzümüz ağırtan böyle nesiller verdiğin için sana şükürler olsun..



ALLAHIM, Ayakları senin davanda sabit olan bu güzide evlatları, bütün ümmeti muhammede ibret eyle, rehber eyle..

ALLAHIM, Bütün bu yapılanlar, ümmetin dağınıklığından.. En kısa zamanda bütün müslümanlara, birbirini sevmeyi, birbirleriyle kardeş olmayı ve birleşme şuurunu nasip eyle..

ALLAHIM sen Mevlamızsın.. Bizleri bağışla.. bizleri şuurlandır.. gözlerimizi aç.. kalplerimizi yumuşat.. ayaklarımızı kaydırma.. davamızda zafer nasip eyle..

AMİN... AMİN... AMİN * * * * * * * * * * * * * * * * * *
 

*_NaZLı_*

(*_BABASININ_KIZI_*)
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
3,502
Aldığı Beğeniler
2,357
Konum
AfyonKaraHisar
Takım
Diğer
İstemek başarmanın yarısıysa ve duada her şeye Kadir olan Rabimizden istemekse eğer Rabbim bu samimi duayı kabul etsin inşaAllah selam ve dua ile...
 

gayeretli_42

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Kas 2007
Mesajlar
28
Aldığı Beğeniler
1
Günümüz İslam Alimlerinden ve ayrıca İlahiyat Fakültesi mezunu ve Hafız olan Mustafa Sağ'ın İslam'da Baş Örtmek var mıdır?adlı kitabını okusaydınız herhalde böyle düşünmezdiniz.Bu kitapta ayetlerde geçen başörtüsü diye iddia edilen şeylerin aslında başörtüsü değil,göğüs örtüsü anlamında zikredildiğini ve başörtüsünün 20.yy.ın başlarına kadar islam toplumunda mevcut olmadığını Osmanlı'da 2.Abdülhamid dönemlerinde yeni yeni zuhur ettiğini,hatta bu durumun toplumun can ve mal emniyetine zarar verdiği yönünde Abdülhamid'e şikayet ve ihbarlarda bulunulduğu,dini bir kıyafet süsü verilerek bazı insanların bu kisve altında hırsızlıklar yaptığı ve şahitlerin bunların yüzleri kapalı olduğu için onların şeklini şemailini tarif edemediklerini bu durumların da onların yakalanmaları konusunda zaptiyelerin işlerini güçleştirdiği ve toplumun asayişinin tehlikeye girdiği yönünde ihbarlar geldiği bunları gerekçe göstererek Sultan 2.Abdülhamid'in yüzlerin ve başın,cinsiyeti ve şekli belli olmayacak şekilde kapatılmasını ve o şekilde sokağa çıkmayı 2 nisan 1892 tarihinde bir fermanla(İradei Dâhiliye, Nu. 99887,Yıldız Saray-ı Hümâyûnu Başkitâbet Dâiresi 5894 numaralı fermanla)yasakladığı tarihçilerce de zikredilmektedir.Şimdi dindar bir padişah olarak bilinen Abdülhamid bu çarşafı yasakladığına göre bu dini bir kıyafet nasıl oluyor?.Zaten alimlerden önemli bir bölümü de örtünmeyle ilgili iddia edilen hadislerin kiminin mevzu hadis kiminin de zayıf hadis olduğu zikredilmektedir.Zaten hanefi mezhebine göre sünnet bağlayıcı değildir,sünneti terkeden günahkar bile sayılmaz.Peygamberi inkar etmek ayrı şeydir,hadisi inkar etmek veya sahih olduğunu kabul etmemek ayrı bir şeydir,onun için islam alimleri peygamberi inkar eden küfre girer,fakat hadisin sahih olduğunu kabul etmeyen ve bu yüzden o hadisle amel etmeyen günahkar bile olmaz demişlerdir.Yukarıda sayılan hadislere göre amel etmeyen veya bunun sahih olduğunu kabul etmeyip bunu bağlayıcı olarak görmeyip başını ve saçını açan müslüman kadınların günahkar olduğu nasıl iddia edilebilir.Evet sünnetin sünnet olduğunu kabul edip bunu işleyene sevap kazandırabilir,ancak sünneti terkeden günahkar bile olmaz.namazdaki sünnetlerin terkinde bile iadesinin gerekmemesi belki de bu yüzdendir.Çeşitli ayetlerde Hüküm yanızca Allah'a aittir,Allah'tan daha iyi kim hüküm verebilir gibi ayetler mevcut olduğuna göre,o halde sünnetle ayetlerin koymadığı hükümlerin üstüne hadisle hüküm konmuş olmuyor mu?Peygamberi Allah'ın tasarruf ve hükümlerine ortak etmek te bir nevi şirkten sayılmaz mı?Kur'an haşa yetersiz bir Kitap mıdır ki,yedek hükümlere ihtiyaç hasıl olsun.Bu din üstüne yeni bir hadis dini ilave etmek değil midir?Tevhid konusuna büyük önem veren bazı islam alimleri,Peygamberlerin bile hüküm koyamayacağını,hükmün yalnızca Allah'a ait olduğunu bunun aksinin ise şirk hastalıklarını doğuracağını belirtmişlerdir.Çağımızda da ayetlerin saflığından ve sadeliğinden uzaklaşılıp hatta unutulup hadislerle bir şekil islamcılığının yaygınlaşmasının Kur'an islamının değil hadis islamının egemen olduğunu bununda islam alemindeki tevhide bu yollada en büyük darbeler vurulduğunu bizim gibi müctehid alimler artık dile getirmeye başladılar.Allah o ufku geniş alimlerden razı olsun.Bu yeni ufku geniş alimler artık hadisleri yeni bir yere oturtmanın elzem hale geldiğini aksi halde islam alemindeki bu parçalanmışlığın devam edeceğini dile getiriyorlar,artık o ufku geniş alimlere göre hadislerin dindeki yeri,açıklama özelliğidir.yani Hadisler gerçekten sahih ise,sadece ayetleri açıklama aracıdırlar,yoksa yeni hüküm koyma aracı sayılamazlar.(Sahih olmayan hadislerden açıklamalar yapılması bile sakıncalıdır)herhalde bu durum büyük islam alimi imamı azam'ında ta o zaman dikkatini çekmiş olmalıki ta asırlar önce bu durumları dile getirmiş ve hadisi inkar eden küfre bile girmez,günahkar bile olmaz demiştir.Tabiki hadisleri derin anlamda deşifre edememiş bazı hocalar ayetlere hadisleri hemen yama yapmakta ve ondan da bazen onlarca hüküm çıkartmakta ve ihtilafları artırmaktadırlar(mezheplerin ve tarikatların çıkışı da bu şekilde olmuştur)haşa 40 yerinden yamalı bir pantolonmuş gibi bu şekilde davranan hocalarımızın sayısı çok fazladır,ancak onların metotları çok yanlış ve toplumu getirdikleri yer bellidir ve 400 yıldır islamın yeryüzündeki egemenliğinin elden gidip tevhidin değil,şirkin egemen olmasının aslında en büyük müsebbibidirler ki islamın egemen olması da bize göre tekrar tevhide ve Kur'ana dönmekle olacaktır.Bazıları bizi bu inanç ve fikirlerimizden dolayı harici gibi vahhabi gibi suçlasalarda gerçek kurtuluş önceliği Kur'ana vermekten geçiyor..Selam ve saygılarımla.
 
Üst Alt