Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

sifaderyasi

ESKİ DOST
 
Üyelik Tarihi
15 Kas 2005
Mesajlar
222
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Asl: Trabzon İkamet: Hatay
Takım
Diğer
Çoban Ağacı​

Yaşlı çoban, sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında, tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla bir müddet konuşarak:
 Haydi bakalım evlâdım, derdi. Bu ihtiyarın elma'sını ver artık.

Ve bir elma düşerdi en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam, sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur'ân'ını okumaya koyulurdu.

Çoban, bu ağacı 20 yil kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri, belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından, şöyle bir uzandı mı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınki ise bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi?

Onu bir evlâd sevgisiyle okşarken:
 Ver yavrum, derdi. Gönder bakalım bugünkü kısmetimi.
Ve bir elma düşerdi hiç nazlanmadan, yıllar boyu hiçbir gün aksamadan.
Köylüler, uzaktan uzağa gözledikleri bu hâdiseyi birbirine anlatıp yaşlı çobanın velî bir zat olduğunu söylerlerdi. Bu yüzden "Çoban Ağacı"nın meyvelerini ondan başka kimseye kopartmazlar, el altından kopartanlara da iyi gözle bakmazlardı.

Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün, yine elma'sını istedi. Ancak dallar dolu olmasına rağmen nedense bir şey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini. Beklediği şey bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları, yeni doğmuş kuzuların tüylerini andıran beyaz sakalını ıslatırken, ağacın altından uzaklaşıp koyunlarının arasına attı kendini.

Yavrusu, meyve verdiği günden bu yana ilk defa reddediyordu onu.
İhtiyar çobanın beli bir anda her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu. Hayvanlarını usulca toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki camiden yankılanan ezan sesiyle İrkildi birden.

Yeniden doğmuştu sanki çoban, bir şey hatırlamıştı. Çocuklar gibi sevinerek ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken:
 Canım, dedi; hıçkırıp ağlayarak. Benim güzel evlâdım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce, bugün Ramazan'ın İlk günü olduğunu neden söylemedin ki?
[/SIZE]
 

sifaderyasi

ESKİ DOST
 
Üyelik Tarihi
15 Kas 2005
Mesajlar
222
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Asl: Trabzon İkamet: Hatay
Takım
Diğer
Yeşil Elbise
Yolda karşılaştığımızda, ezan okunuyordu.
Gel seni camiye götüreyim, dedim. Bugün Cuma biliyorsun.
Daha önceki tekliflerimi de reddettiği için:
Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun, dedi.Boşuna ısrar etme.
Peki,dedi.Neden direniyorsun?
Ne bileyim olmuyor işte,diye karşılık verdi.Belki çevrenin de tesiri var.Hem pantolonumun ütüsü bozulup dizleri aşınır diye endişe ediyorum.
İster istemez gülerek:
Herhalde şaka yapıyorsun,dedim.Bunun için cami terk edilir mi?
Ciddi söylüyorum,dedi.Giyimime ve özellikle yeşile çok düşkün olduğumu bilirsin.
Gerçekten de öyleydi.Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.
Hayatında hiç camiye gitmedin mi,dedim.
Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim diye cevap verdi.Fakat artık gitmeye niyetim yok.
Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık.
Onunla konuşmamızdan iki ay sonra, kendisinin camide olduğunu söylediler. Hemen gittim. Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı.
Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle:
Hani, dedim. Camiye gelmeyecektim?
Hiç sesini çıkartmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
ellerine sağlık kardeşim çok güzel manidar bir hikayeymiş..

RABBİMİN hikmeti kudreti burda da tecelli etmiş
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz. ENBİYÂ (35)

İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Cüneyt Suavi'nin Hayatın içinden kitabı gerek küçükler gerekse büyükler için zevkle okunacak bir kitap
Bu güzel hikaye için teşekkürle
 
Üst Alt