- Üyelik Tarihi
- 23 Eyl 2010
- Mesajlar
- 199
- Aldığı Beğeniler
- 3
- Takım
- Galatasaray
Peygamber efendimiz (s.av):’’İçinizden biri bir eğrilik gördüğü zaman onu eli ile değiştirsin.Eğer gücü yetmiyorsa,dili ile değiştirsin.Buna da gücü yetmiyorsa kalbi ile değiştirsin ki bu imanın en zayıf şekilde tezahürüdür.’’
Günlerden bir gün yolda iki arkadaş karşılaşırlar.Bu iki arkadaştan birisi sürekli namazını kılan,camiye devam eden biri,diğeri ise namazla,camiyle arası hoş olmayan,dünyaya dalanlardan diye tabir edebileceğimiz biri.
Sürekli namaza devam eden,arkadaşına emri bil maruf yapıyor:’’Gel.’’diyor.’’Hadi beraber camiye gidelim,bugün Cuma.’’
Diğeri de:’’Sen benim camiye gitmediğimi bilmiyor musun sanki.’’diye cevap veriyor.
‘’Niye gelmiyorsun camiye?’’
‘’Ne bileyim işte bir türlü olmuyor.Hem elbiselerimin ütüsü bozulup dizleri çıkar diye de endişe ediyorum.’’
‘’Herhalde şaka yapıyorsun.Hiç bunun için cami terk edilir mi?’’
‘’Ciddiyim.giyimime okul yıllarından beri çok düşkünüm bilirsin.Bilhassa da yeşili çok severim.’’
O böyle konuşunca arkadaşı konuyu açtığına pişman oluyor ve el sıkışıp ayrılıyorlar.
Bu karşılaşmalarından iki ay sonra dostları camiye hiç gitmeyen bu arkadaşlarının camide olduğunu haber veriyorlar.Hemen işini gücünü bırakıp koşuyor namaz ehli olan arkadaşı.
Yeşiller giymiş arkadaşının yanına yaklaşıp:’’Hani’’’ diyor.’’Camiye gelmeyecektin?’’
Arkadaşı hiç sesini çıkarmıyor çünkü musalla taşının üzerinde yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.
Eğer iki ay önce arkadaşının namaz davetine cevap verseydi,elbiselerinin ütüsünü düşünmeseydi belki her şey daha farklı olabilirdi…
Gazeteden Alıntı
Günlerden bir gün yolda iki arkadaş karşılaşırlar.Bu iki arkadaştan birisi sürekli namazını kılan,camiye devam eden biri,diğeri ise namazla,camiyle arası hoş olmayan,dünyaya dalanlardan diye tabir edebileceğimiz biri.
Sürekli namaza devam eden,arkadaşına emri bil maruf yapıyor:’’Gel.’’diyor.’’Hadi beraber camiye gidelim,bugün Cuma.’’
Diğeri de:’’Sen benim camiye gitmediğimi bilmiyor musun sanki.’’diye cevap veriyor.
‘’Niye gelmiyorsun camiye?’’
‘’Ne bileyim işte bir türlü olmuyor.Hem elbiselerimin ütüsü bozulup dizleri çıkar diye de endişe ediyorum.’’
‘’Herhalde şaka yapıyorsun.Hiç bunun için cami terk edilir mi?’’
‘’Ciddiyim.giyimime okul yıllarından beri çok düşkünüm bilirsin.Bilhassa da yeşili çok severim.’’
O böyle konuşunca arkadaşı konuyu açtığına pişman oluyor ve el sıkışıp ayrılıyorlar.
Bu karşılaşmalarından iki ay sonra dostları camiye hiç gitmeyen bu arkadaşlarının camide olduğunu haber veriyorlar.Hemen işini gücünü bırakıp koşuyor namaz ehli olan arkadaşı.
Yeşiller giymiş arkadaşının yanına yaklaşıp:’’Hani’’’ diyor.’’Camiye gelmeyecektin?’’
Arkadaşı hiç sesini çıkarmıyor çünkü musalla taşının üzerinde yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.
Eğer iki ay önce arkadaşının namaz davetine cevap verseydi,elbiselerinin ütüsünü düşünmeseydi belki her şey daha farklı olabilirdi…
Gazeteden Alıntı