Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

zekaikc

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Şub 2011
Mesajlar
1,411
Aldığı Beğeniler
6
Takım
Beşiktaş
Semerkand Aile dergisinin Aralık 2013 sayısında Esra Hasret Güven’in kaleme aldığı yazıyı siz değerli Serhaber takipçilerinin istifadesine sunuyoruz

Hayatın koşturmacası içinde birçok hastalığa yakalanabiliyoruz. Modern tıbbın çare olamadığı durumlar ve ilaç sektörüne karşı gelişen bir takım güvensizlikler sebebiyle alternatif tedavi yöntemlerine dikkat kesiliyor insanlar. Bu yöntemler bazen bizi yarı yolda bırakırken bazen de şifa oluyor. Günümüzde dünya tıp çevreleri tarafından da tavsiye edilen tedavi yöntemi "kupa terapisi", İslam literatüründeki adıyla "hacamat", alternatif yöntemler içerisinde en güvenilir olanı. Zira Tıbb-ı Nebevi'de şifa kaynağı olarak geçen bu yöntem Peygamberimiz'in (s.a.v) sünneti aynı zamanda.


HACAMATLA YENİ BİR NEFES

Hacamat, pıhtılaşmış ve çürümüş olan kanın vakumlama yöntemiyle tedavi maksatlı, vücuttan atılmasıdır. Bu yöntem, iki omuz arasına, sırta, başın arka tarafına ve yahut vücudun her hangi bir yerine uygulanmaktadır.

Hacamatın uygulanış safhaları şöyledir: Hacamat kupaları uygulanacak bölgeye vakumlanır. Bu vakumlama sayesinde bölgedeki pis kan toplanır. Kupalar yeterince bekletildiğinde hacamat bölgesi uyuşur, bu da hacamat esnasında en ufak bir acı bile hissetmemenizi sağlar. Uyuşan bu bölgelere ince ince kesikler atılır ve bu noktalardan vücuda zarar veren fazla ve pis kanlar kupanın içinde toplanır. Britanya Kupa Terapisi Topluluğu (BCS) tarafından yapılan bir araştırmada hacamatta alınan kanların sadece iltihap olduğu ve içinde temiz kana rastlanmadığı görülmüştür.


HACAMAT TEDAVİSİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Tedavi hicri ayların 17, 19, 21 gibi tekli günlerinde yapılır. Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Ayın on beşi yahut on yedisi veya on dokuzu ya da yirmi birinci günlerinde hacamat yaptırınız. Kan beyninize hücum etmesin yoksa helak olursunuz." (Taberani, Mu'cemü'l-Kebir, 11/59) Tedavi çarşamba, cuma ve cumartesi günleri uygulanmaz. Peygamber Efendimiz (s.a.v) özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında hacamat olmuştur. Yaz aylarında sıcakların şiddetli olduğu zamanlarda hacamatla yardım isteyin buyurmuş ve ensenin üstündeki yumrudan hacamat yaptırmanın da yetmiş iki hastalığa şifa olacağını söylemiştir. (Hakim, Müstedrek, 4/212) Tedaviyi yapan ve yaptıranın abdestli olmaları, hacamat esnasında Ayete'l-Kürsi okumaları gerekir. Hacamat yaptıran kişi de tedavi öncesi ve sonrasında bir şey yememeli, tedaviden sonra da yirmi dört saat boyunca hayvansal gıdalardan uzak durmalıdır.

Uzmanlar hacamat tedavisinin diyaliz, kanser, hemofili hastaları, ileri derecede kansızlar, yeni ameliyat olanlar gibi riskli gruplarda uygulanmamasını tavsiye etmektedir. Dikkat edilmesi gereken en önemli husus ise hacamatın kesinlikle bu işin eğitimini almış uzmanlarca yapılmasıdır.


KORUYUCU HEKİMLİK VE TAMAMLAYICI TIP

Günümüzde tedavinin Türkiye'de popülerleşmesini sağlayan kişiyse hacamat üzerine birçok araştırması bulunan Norveçli Doktor Aidin Salih. Müslümanlığı İbn-i Sina'nın kitabında okuduğu "hacamat tedavisi" sayesinde seçen Dr. Salih, tedaviyi anlattığı kitabı "Gerçek Tıp"ta şunlara değinmektedir: "Günümüzde iki yaşındaki çocuğa dahi hacamat uygulanmalı. Bütün hastalıklar beslenme şeklimize bakıyor. Modern çağda da insanların ne yiyip ne içtikleri belli değil ve konsantre-hazır gıda tüketimi oldukça fazla. Haliyle vücut daha çok kirleniyor ve daha çok hastalık ortaya çıkıyor. İlaçlar da vücuttaki bu kiri temizlemiyor. Hacamatın önemi, kirlenen vücudu kan atarak temizlemesinden geliyor."

Türkiye'de bu alanda pek çok uzman yetiştiren Aidin Salih'in talebelerinden biri de Muzaffer Bey. Muzaffer Bey'in hikayesi vücudunda birçok hastalığının olduğunu ve bunların tedavi edilemeyeceğini öğrenmesiyle başlar. Ölene kadar ilaç kullanmak ya da organlarını kaybetmek arasında seçim yapmak zorunda kalan Muzaffer Bey alternatif tıp uzmanı Aidin Hanım'a başvurur. Kırk yaşında vücudu iflas etmiş bir halde olan Muzaffer Bey hastalıklarını anlattığında Aidin Hanım "Söylediklerimi yap ve üç ay sonra gel" der. Yedi seans hacamat, dört seans sülük, kırk gün açlık tedavisinin ardından üç ayın sonunda kontrole giden Muzaffer Bey bütün hastalıklarından kurtulduğunu öğrendiğinde adeta yeniden doğmuştur. Muzaffer Bey Aidin Hanım'ın "İstersen sana bu ilmi öğretirim" sözüyle insanlara şifa kaynağı olan hacamat ilmini öğrenmeye başlamıştır. Beş yıl öğrenciliğin ardından şimdi hastalıklarına şifa arayanlara yardımcı oluyor Muzaffer Bey. İnsanların aşırı ve doğal olmayan yiyecekler, kimyasal içerikli ürünler tükettikleri için hasta olduklarını vurguluyor. Tedavi yöntemi olarak hacamatın insan doğasına uygun olduğunu ve yaş sınırlaması olmadan herkesin yaptırabileceğini belirtiyor. Muzaffer Bey hacamatın önemini şu şekilde hatırlatıyor; "On bin yıllık ilim, Efendimiz'in (s.a.v) sünneti. O (s.a.v) böyle buyuruyor: 'Hacamatta şifa vardır." (Buhari, Tıbb, 13)


HACAMATLA TEDAVİ TÜM DÜNYADA YAYGIN

Modern tıbbın atası Hipokrat ve ondan 100 yıl sonra gelen öğrencisi Galen de bu tedavi yönteminin savunucuları arasında. Hacamatın Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Batı dünyasında yaygın hale gelişi ise 18 ve 19. yüzyılda gerçekleşiyor. 20. yüzyıl başlarında kademeli olarak ortadan kaybolan hacamatı günümüzde en çok kullananlar ise Çinliler. Bugün hacamat geniş halk kitleleri tarafından tercih edilmeye devam ediyor. Günümüzde birçok hastalık için alternatif tıp yöntemleri uygulanıyor. Sağlık Bakanlığı bu konuda uygulamanın güvenliği ve kalitesini yükseltmek için çalışmalar yapmakta. Ülkemizde ikincisi düzenlenen Hacamat Sempozyumu birçok önemli üniversiteden profesör ve öğrencinin katılımıyla gerçekleşti. Tedavi ve hastalıklardan korunma yöntemi olarak "hacamat"ı konu edinen bilimsel çalışmalarda bulunan uzmanlar, yapılan araştırmaları katılımcılarla paylaşarak, hacamatla tedavi yönteminin insan sağlığı açısından önemini bilimsel olarak da vurgulamış oldular.


TEDAVİ ALANLARI

Tedavinin kolay uygulanması ve iyileştirici gücünün fazla olması sebebiyle uygulama alanları geniştir. Kanser, yumuşak doku romatizması, baş ağrısı, migren, yüksek tansiyon, diyabet, soğuk algınlığı, bel ve sırt ağrısı, ağrılı adet, kısırlık, kronik öksürük, bronşiyal astım, felç, diş ağrısı, obezite, kireçlenme, uykusuzluk, hipertansiyon, boğaz ağrısı gibi hastalıkların yanında depresyon ve şizofreni gibi ruh hastalıklarında da kullanılmıştır. Ayrıca kan bozukluklarında (Nötropeni), ağrı dindirmede, iltihap gidermede, zihinsel ve fiziksel rehabilitasyonda, varisli damarlarda ve derin doku rahatlamasında etkilidir. Hacamat esnasında oluşan dışa doğru vakum sayesinde vücuda kan yoluyla bulaşabilecek bir hastalığın geçmesi önlenmektedir. Bu yönüyle de güvenli bir uygulama olduğu belirtilerek tavsiye edilmektedir.

* Hiç yaptırmadım ancak yaptırmayı düşünüyorum ciddi ciddi.

Kaynak : serhaber
 

seyfofen

YiğiDo
 
Üyelik Tarihi
11 Ara 2011
Mesajlar
3,019
Aldığı Beğeniler
145
Konum
DüNy@ GeZegeNi
Takım
Fenerbahçe
ben bir kere fatih'te yaptırdım bir daha yaptırmak istiyorum..
tabi hacamatı yaptırma zamanları var...paylaşım için tşkler kurban...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun kardesim tesekkürler
Selam ve Dualarimla......
 
Üst Alt