- Üyelik Tarihi
- 25 May 2011
- Mesajlar
- 763
- Aldığı Beğeniler
- 24
Günümüzde en yaygın olan fal türlerinden biri yıldız falıdır. Gökyüzündeki yıldızların konumuna göre gelecekten haber verme aldatmacasına dayanan bu falın tarihi Sâbiîlere uzanır. Sâbiîler, göğü oniki burca bölmüş, tapındıkları ve heykellerini diktikleri gezegenlerin durumlarına göre, yeryüzünde meydana gelecek olayları bildireceği iddiasıyla yıldızlarla ilgili birtakım hurafeler ortaya atmışlardı. (Elmalılı M.H.Yazır, “Hak Dini Kuran Dili”, VII. 5208)
Günümüze kadar ulaşan bu sapkın inanç doğrultusunda yıldızların insan üzerinde etkisi bulunduğuna inanmak, gök cisimlerine müstakil bir güç atfedilmesine neden olacağı ve insanları giderek onları ilah edinmeye (Yüce Allah’ı tenzih ederiz) yönelteceği için Kuran ahlakı ile bağdaşmaz.
Bazı kişilerin yanlış bir kader anlayışına sahip olmaları, bazılarının da yıldızların geleceğe dair haber verdiğine inanmaları ahir zamanın göstergelerindendir. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde bunu şöyle ifade etmiştir:
“Ahir zamanda ümmetim hakkında en çok endişe duyduğum: yıldızlara (inanmak), kaderi yalanlamak…” (Ramuz-El Ehadis, 1/1540)
Allah’ın emir ve yasakları, hoşnut olduğu ahlak özellikleri Kuran’da apaçık bildirilmişken kuşkusuz bu iddialarının ne denli akılsızca ve samimiyetsiz olduğu ortadadır. Kuran’da büyük bir yanılgı içinde olan bu kişiler şöyle haber verilmiştir:
“Biz bunlara sırf bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.” (Zümer Suresi, 3)
Gaybı Allah’tan Başkası Bilemez
Falcılık bir tür gayb (bilinmeyen) bilgisinden haber verme iddiasıdır. Oysa Kuran’da gaybı Allah’tan başka hiç kimsenin bilemeyeceği, peygamberlerin dahi, kendilerine izin verilmedikçe gaybdan haber veremeyecekleri açıkça bildirilmektedir. (En’** Suresi, 50)
Rabbimiz ancak razı olduğu kullarına gayb bilgilerini vahyedebilir. Bu gerçek Kuran’da şu şekilde haber verilmiştir:
“O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer.” (Cin Suresi, 26-27)
Ayetlerde de bildirildiği üzere Allah’ın seçtiği elçiler dışında hiçbir insanın kendi başına çabalaması ya da ruhlarla bağlantı kurmak için uğraşması o kişiyi gaybe dair bir bilgiye ulaştırmaz. İnsanlar tarafından uydurulmuş New Age gibi batıl hareketlere kapılan insanlar çevrelerinde dikkat çekebilmek veya sivrilebilmek için medyumluk, kahinlik gibi özelliklere sahip oldukları yalanının arkasına saklanırlar. Bu yolla insanları kandırmayı, onlardan saygı görebilmeyi, maddi çıkar elde etmeyi umarlar. İnsanların birkaç kağıt parçasına, taşlara, kristal kürelere bakarak geleceği söyleyebilmeleri, Allah’ın dilemesi dışında, mümkün değildir.
De ki: ‘‘Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin şuuruna varmıyorlar.’’ (Neml Suresi, 65)
Kehanette Bulunmak Kuran’da Yasaklanmıştır
Günümüzde sık sık karşılaştığımız, gelecekten veya geçmişten haber verdiğini iddia eden kahinler ve falcıların gaybı bilmeleri mümkün değildir. İman etmeyen cinlerle iş birliği halinde olan bu kişiler, zan ve tahminle yalan söylemektedirler. Kehanet adı verilen bu uydurmalar, Allah inancı zayıf bazı insanlar üzerinde etkili olabilmektedir. Allah’ın belirlediği kader dışında hiçbir şeyin gerçekleşemeyeceğini bilmeyen bu insanlar korku ve endişeye kapılmakta, kendilerince tedbir almak amacıyla akıl ve mantık dışı şeyler yaparak komik duruma düşmekte, böylece şeytanın oyununa gelmektedirler. Daha önce de belirttiğimiz gibi gaybı yalnızca Yüce Allah ve O’nun dilemesiyle ilim verdiği kişiler bilebilirler. Bu nedenle falcılık ile geleceğe ve geçmişe dair bilgiler edinip bunlara göre hareket etmek büyük bir sapkınlıktır.
Günümüze kadar ulaşan bu sapkın inanç doğrultusunda yıldızların insan üzerinde etkisi bulunduğuna inanmak, gök cisimlerine müstakil bir güç atfedilmesine neden olacağı ve insanları giderek onları ilah edinmeye (Yüce Allah’ı tenzih ederiz) yönelteceği için Kuran ahlakı ile bağdaşmaz.
Bazı kişilerin yanlış bir kader anlayışına sahip olmaları, bazılarının da yıldızların geleceğe dair haber verdiğine inanmaları ahir zamanın göstergelerindendir. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde bunu şöyle ifade etmiştir:
“Ahir zamanda ümmetim hakkında en çok endişe duyduğum: yıldızlara (inanmak), kaderi yalanlamak…” (Ramuz-El Ehadis, 1/1540)
Allah’ın emir ve yasakları, hoşnut olduğu ahlak özellikleri Kuran’da apaçık bildirilmişken kuşkusuz bu iddialarının ne denli akılsızca ve samimiyetsiz olduğu ortadadır. Kuran’da büyük bir yanılgı içinde olan bu kişiler şöyle haber verilmiştir:
“Biz bunlara sırf bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.” (Zümer Suresi, 3)
Gaybı Allah’tan Başkası Bilemez
Falcılık bir tür gayb (bilinmeyen) bilgisinden haber verme iddiasıdır. Oysa Kuran’da gaybı Allah’tan başka hiç kimsenin bilemeyeceği, peygamberlerin dahi, kendilerine izin verilmedikçe gaybdan haber veremeyecekleri açıkça bildirilmektedir. (En’** Suresi, 50)
Rabbimiz ancak razı olduğu kullarına gayb bilgilerini vahyedebilir. Bu gerçek Kuran’da şu şekilde haber verilmiştir:
“O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer.” (Cin Suresi, 26-27)
Ayetlerde de bildirildiği üzere Allah’ın seçtiği elçiler dışında hiçbir insanın kendi başına çabalaması ya da ruhlarla bağlantı kurmak için uğraşması o kişiyi gaybe dair bir bilgiye ulaştırmaz. İnsanlar tarafından uydurulmuş New Age gibi batıl hareketlere kapılan insanlar çevrelerinde dikkat çekebilmek veya sivrilebilmek için medyumluk, kahinlik gibi özelliklere sahip oldukları yalanının arkasına saklanırlar. Bu yolla insanları kandırmayı, onlardan saygı görebilmeyi, maddi çıkar elde etmeyi umarlar. İnsanların birkaç kağıt parçasına, taşlara, kristal kürelere bakarak geleceği söyleyebilmeleri, Allah’ın dilemesi dışında, mümkün değildir.
De ki: ‘‘Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin şuuruna varmıyorlar.’’ (Neml Suresi, 65)
Kehanette Bulunmak Kuran’da Yasaklanmıştır
Günümüzde sık sık karşılaştığımız, gelecekten veya geçmişten haber verdiğini iddia eden kahinler ve falcıların gaybı bilmeleri mümkün değildir. İman etmeyen cinlerle iş birliği halinde olan bu kişiler, zan ve tahminle yalan söylemektedirler. Kehanet adı verilen bu uydurmalar, Allah inancı zayıf bazı insanlar üzerinde etkili olabilmektedir. Allah’ın belirlediği kader dışında hiçbir şeyin gerçekleşemeyeceğini bilmeyen bu insanlar korku ve endişeye kapılmakta, kendilerince tedbir almak amacıyla akıl ve mantık dışı şeyler yaparak komik duruma düşmekte, böylece şeytanın oyununa gelmektedirler. Daha önce de belirttiğimiz gibi gaybı yalnızca Yüce Allah ve O’nun dilemesiyle ilim verdiği kişiler bilebilirler. Bu nedenle falcılık ile geleceğe ve geçmişe dair bilgiler edinip bunlara göre hareket etmek büyük bir sapkınlıktır.