Yildizlarin Altinda Ibadet Ne Güzel Sey
Selim Gündüzalp
BAZI sarkilar vardir, söylenir geçer. Sarkilar vardir,
ruhunuzda iz birakir. "Yildizli semâlardaki hasmet, ne güzel
sey," diye baslayan bu sarki da böyledir. Yillardir dilimden
düsmeyen bir gökyüzü serenatidir. Hele son satiri:
"Yildizlarin altinda ibadet, ne güzel sey," her ruhun
hasretidir, özlemidir. Yildizlar çok uzaklarda degiller.
Bakislarimiz, gözlerimiz baska yerdeler. Bir defacik olsun,
ibret dolu bir nazarla gökyüzüne baksak; Bediüzzaman'in kardesi
Abdülmecid'e dedigi gibi:
"Insan gökyüzüne, yildizlara söyle bir bakar da, hiç kederi
kalir mi?"
Biz de diyecegiz. Çünkü bu sözün kaynagi asr-i saadete
dayaniyor.
Ebu Hureyre (r.a.) anlatiyor:
Herhangi bir is Sevgili Peygamberimizi kederlendirdigi zaman,
basini gökyüzüne dogru çevirir, söyle derdi:
"Sübhanallahil âzim". (Her türlü kusurdan ve noksandan uzak
olan büyük Allah'im, Seni takdis ederim)
Açilan pencereden biz de baktik iste... Bir kederimiz, bir derdimiz
kalmadi... Ah, hep bakabilsek yildizlara. Yildizlar gökyüzünün
çiçekleridirler. Çiçekler koklanmak ister. Aklimizla koklayalim,
ruhumuzla yakalayalim yildizlari. Hele Mayis'ta, bu mevsimde.
Gökyüzünde piril piril açan o çiçekleri. Bir küçük sarti
var ama bunun. Önce, yeryüzü çiçeklerini görebilmek... Dünya
üzerindeki çiçekleri göremeyen, çiçeklerle donanmis agaçlari
fark etmeyen, gökyüzündeki çiçekleri de göremiyor. Allah'im;
dünyami çiçeksiz ve semâmi yildizsiz birakma. Çiçekleri,
gözlerime yakin eden Rabbim. Gökyüzünün çiçeklerini de okumayi
nasip et. Basini göge çevirmis, gözünü yildizlara dikmis
bakan bir insan, gökyüzüne bakmayan bir sehir dolusu insandan daha
büyüktür. Bu yollar, kilavuzsuz geçilmiyor. Bu âyetler, bu
isaretler, Kur'an'siz anlasilmiyor. Yükümüz hafifken,
firsat eldeyken kaçirmayalim bu ani. Önce yeryüzüne, sonra
gökyüzüne çevirelim nazarlarimizi. Yarin daha agir yükler
tasiyacagiz bu yollarda. Hayat engebelerle dolu. Gecemiz
kararmadan, yildizlar henüz piril piril aydinlatirken
ortaligi bir pencereden seyredelim onlari. Çocukken seyrettigimiz
gibi. Çiçekler konusmak ister bizimle. Yildizlar da öyle.
Yildizlara bakmak, onlarla konusmak demektir. Yildizlarin
altinda ibadet ne güzel seydir. Tefekkür ibadettir, düsünmek
farzdir. Ne ararsak bulacagimiz her sey, var onlarda. Sonsuz
mutluluga götüren yol sahte bilgenin Ferrari'yi satmasindan
geçmiyor. Hayati, hayati veren adina yasamaktan geçiyor. Bu
yollarda tek basina yürünmüyor, kilavuzsuz gidilmiyor. Isik
isik elçiler gönderen Allah'im, Sevgilinin eliyle bütün
insanliga gönderdigin kitabinin âyetlerinde, neler neler
demiyorsun ki:
"Akip giden, bir kaybolup bir etrafi aydinlatan yildizlara yemin
olsun.
Kararmaya yüz tuttugunda geceye de yemin olsun." diyorsun.
Yemin ki, mühimdir. Yemin eden, bizi Yaratan ise, bu daha da
önemlidir. Anladim Allah'im, yildizlarin üzerine ettigin
yeminde kaybettigimiz cennetine bir davet gizlidir. Tutunacagimiz
bir daldir yildizlar. Ama ille de çiçekler. Hele sari, beyaz
çiçekler. Baharda yeryüzünün ilk çiçek açan
kizilciklarini, erik agaçlarini görmemek olmuyor. Sonra semâ
sayfasini açiyorsun okuyalim diye gözlerimize. Yildizlar
gökyüzünün çiçekleridir. Çiçek açmis her bir agaç gibi
yildizlar da güzel yazilmis bir siirdir Yaradaninin adina.
Binler gözlerle bakar ve baktirirlar Yaradanimizin o acip
sanatina. Bahar bayraminda olan biteni görelim diye, resmi geçit
eder çiçekler ve yildizlar gözlerimizin önünden birer birer.
Kâinat kitabinin renkli sayfalarina bakmak gerek. Karanlik bir
nokta yok orada gönül erbabi için. Allah; mektubunu yildizlarla,
çiçeklerle sunmus okuyabilene. Âyet âyet nur hokkasiyla yazmis.
Her seyde O'na açilan pencereler var. Pencerem küçük olsa ne
yazar. Kalbim yaninda olsun, gözlerim göklerde olsun, çiçeklerde
olsun yeter. Bana dünyada küçücük bir bahçeyi veren Allah,
cenneti niye vermesin ki? Cennet gözlerimizin önünde duruyor.
Yildizlarda ve çiçeklerde.
Cennet de bir çiçektir, yeryüzü de bir çiçektir, bahar da bir
çiçektir, semâ da bir çiçektir. Yildizlar, o çiçegin
yaldizli nakislaridir. Günes de bir çiçektir. Eger bir
çiçekte, Allah'imizin güzel isimlerini tek tek okuyamiyorsak,
açikça göremiyorsak, basimizi kaldirip yildizlarina
bakalim, bahara dikkat edelim, cenneti görelim. Rahmet çiçekleridir
onlar. Allah ki, Rahman'dir. Merhameti ile sarmis
sarmalasmistir dört bir yanimizi. Birakmiyor karanlikta
dünyamizi. Isiktan âyetlerle nurlar serpiyor, bir defacik olsun
basimizi çevirip de bakalim diye. Gökyüzünün çiçekleridir
yildizlar. Hangi derdin, hangi kederin içerisinde olursak olalim
degmiyor buna dünya. Günesi gözden kaçirdim diye aglayanlar,
sonunda yildizlari da göremiyorlar.
Allah'im gün dogarken seyrettirdigin o muhtesem manzarayi,
bütün hasmetiyle semâdaki çiçeklerinle de seyrettirdigin için
Sana sükrediyorum. Çiçegin güzel, baharin güzel, günesin
güzel, ayin güzel, yildizin güzel. Çünkü Sen güzelsin. Sen
güzellerin en güzelisin. Bize, âyet âyet Kur'an'la
gönderdigin o ulvî mektubunun sadece bir kelimesinde bir kitap
okudum. Ve nelerden, ne nimetlerden mahrum kaldigimi anladim.
Gidasizmis nicedir kalbim ve aklim. Sen, benden öylesine bir
nazar degil, ani yakalamis bir bakis istiyordun. An içinde ani
yakalamami istiyordun bir kerecik de olsa yildizlarina bakmakla.
Bir defacik da olsa yildizlarina bakabilsek Hz Peygamberin bir gece
niye agladigini daha da iyi anlayacaktik.
Soruyor yanina gelen sahabe; piril piril bir gecede aglayan Allah
Resulünün bu durumunu görünce. Peygamberimiz:
"Ben, 'Yerler ve göklerde Allah'in nice âyetleri var ama,
insanlar dönüp de bakmazlar.' âyetini okuyup da aglamayayim mi.
Yaziklar olsun," diyor, "bu âyeti okuyup da gökyüzüne
bakmayanlara ve düsünmeyenlere..." Gökyüzünün
yildizlaridir çiçekler. Çiçekler, bize ders veren o sevgili
Peygambere salâvat getirirler, dua ederler. Bizden de salâtuselâm
göndermemizi isterler; yildiz yildiz, çiçek çiçek.
"Simdi çevir gözünü bir bak bakalim göklere, bir kusur
görecek misin?" diyen âyetlerini daha iyi anliyorum. Pesimi
birakmiyor ki âyetler. "Çevir bir daha bak. Bir daha bak. Bir
yanik, bir çatlak, asla bir kusur göremezsin" diyor. Oku beni
âyet âyet diyor kâinat denilen kitabin. Kitabimi,
Kur'an'imi okudugun kadar basini kaldir da o kitabimin
içinde geçen âyetleri gökyüzünde de oku, diyor. Okumayi
ögrendik, bakmayi unuttuk. Oldu mu hiç? Olur mu böyle okumak?
Okumak ki, en yüce kelimesiydi o yüce kitabin ama O'nun adiyla
okumakti önemli olan her seyi. Yeniden okula döndük, çocuk olduk
bir gecede sanki. En büyük Peygamberin, en büyük ögretmenin
izinde, Senin adinla basladik tekrar okumaya, Resulüne
salâtuselâm gönderdik âyet âyet, yildiz yildiz, çiçek
çiçek karanlik bir gecede. Korku yok artik ölümden, zelzeleden,
kederden, hastaliktan, sikintidan. Bir küçücük evi, bir
minnacik penceresi bile olmayana Allah kâinat evinden, gökyüzü
penceresinden, en büyük mutlulugu tattiriyor ibret alan gözlere.
Simdi evimizin balkon kapisi, daha anlamli bir çikisin
isaretini bekliyor adimlarimizdan. Penceremiz adam gibi bir göz
bekliyor gökyüzüne bakacak, yildizlara kement atacak. Yildizlar
kendilerini okuyacak bir mektubun sahibini ariyorlar. Gökyüzünün
çiçekleridir yildizlar. Gündüz, çiçekleri okuyamayanlara son
bir firsattir geceler. "Kararan geceye yemin olsun" diyor âyetin
devaminda. Gecenin aydinlattigi yildizlari görmeyenlere bir
firsat daha sunuyor mülkün Sahibi.
Allah'im bizi bu issiz yollarda kilavuzsuz, öndersiz,
Peygambersiz, ögretmensiz birakma. Bos, bombos gözlerle
göklerine bakmak istemiyorum, kalbimi adinla güçlendir.
Gökyüzünün çiçekleri olan isil isil yildizlarina
bakamayip da televizyon ekranindaki sahte yildizlarin
yaldizlarina kanmak, aldanmak istemiyorum. Biliyorum kaybimin
büyük olacagini. Nefsim kudretinin elinde olan Allah'im, Sana
ait olan kalbimi seytanima birakma, izin ver Sana ve sanatina
hayran sirilsiklam bir bakisla cennetini seyredeyim göklerinde.
Ve o güzel sarkinin son misrasini ruhumla söyleyeyim Senin
için. "Senin asikin olmak ne saadetmis," diye söyleyebileyim.
"Yildizlarin altinda ibadet ne güzel seymis," diyebileyim
Allah'im. Ne olur bir sari çiçekte göremedigim güzellikleri bu
karanlik gecenin bari beyaz çiçeklerinde seyrettir. Bahari içimde
yasayayim. Cenneti kalbimde duyayim. Bir ancik, bir zamancik, hiç
olmazsa bir defacik, vakit geçti artik. Kaçirttirma bu firsati
bana. Yoluma çikan engelleri, Sen bertaraf et Allah'im.
Senden istemeyen, Senden dilemeyen yarattiklarindan dilenir. Ben,
sadece Senin kapinin dilencisiyim. Bu izzet, bu seref de bana yeter,
bana yetisir.
"Sen olmasaydin, sen olmasaydin Habibim gökleri yaratmazdim."
sözünün sirrini ve manasini yildizli bir gecede daha iyi
anladim. Bize bu sirri ders veren Resulüne selam olsun. O'nsuz
hayat düsünemiyorum. Karanlik kalirdi her sey, isiksiz ve
yildizsiz kalirdi Allah'im.
Öyle içi bos sözler duyuyoruz, öylesine bombos diziler
seyrediyoruz ve kitaplar okuyoruz ki Seni düsünmenin yarattigi
serinlikten uzaklastiriyor bunlar bizi. Sorulari da yok ki,
sorsunlar. Gidecekleri yerleri de yok ki, siginsinlar. Senin
varligindan süphe ettirerek, yoklugunu düsündürmeye
çalisiyorlar insana. Yarim agizla 'Allah kurtarsin' derken
bile Senin insanlari hiç ama hiç terketmedigini bilemiyorlar.
Allah'im, iste biz buyuz. Insaniz, aldaniyoruz, zamanla her
seye de alisiyoruz. Aska da, ahenge de, rezillige de, güzellige
de. Önümüz karanlik bir orman, içine gömülüp çikamamak da var
oradan. Vicdan azaplarina bogulmadan ve ardindan yildizlarinla
uzattigin baris dalina tutunmak istiyorum. Ben gibi yananlari,
Senden af dileyenleri, nice sefkatli kalpleri, nurdan dualarin
yükseldigi evleri, sari isiklarin yandigi odalari ve o
odalardan yükselen dualari kabul et. Bizi yâd ellere birakma
Rabbim. Düstügümüzde Sen tut, Sen kaldir, Sen baktir
Allah'im. Ey hidayet nurunun kaynagi. Sahlarin sahi.
Kapicisi melekler olan kâinatin Padisahi. Çiçekler, rahmetinin
yansiyan tebessümleridir. Bize olan sevginin dili, çiçeklerindir.
B]
Selim Gündüzalp
BAZI sarkilar vardir, söylenir geçer. Sarkilar vardir,
ruhunuzda iz birakir. "Yildizli semâlardaki hasmet, ne güzel
sey," diye baslayan bu sarki da böyledir. Yillardir dilimden
düsmeyen bir gökyüzü serenatidir. Hele son satiri:
"Yildizlarin altinda ibadet, ne güzel sey," her ruhun
hasretidir, özlemidir. Yildizlar çok uzaklarda degiller.
Bakislarimiz, gözlerimiz baska yerdeler. Bir defacik olsun,
ibret dolu bir nazarla gökyüzüne baksak; Bediüzzaman'in kardesi
Abdülmecid'e dedigi gibi:
"Insan gökyüzüne, yildizlara söyle bir bakar da, hiç kederi
kalir mi?"
Biz de diyecegiz. Çünkü bu sözün kaynagi asr-i saadete
dayaniyor.
Ebu Hureyre (r.a.) anlatiyor:
Herhangi bir is Sevgili Peygamberimizi kederlendirdigi zaman,
basini gökyüzüne dogru çevirir, söyle derdi:
"Sübhanallahil âzim". (Her türlü kusurdan ve noksandan uzak
olan büyük Allah'im, Seni takdis ederim)
Açilan pencereden biz de baktik iste... Bir kederimiz, bir derdimiz
kalmadi... Ah, hep bakabilsek yildizlara. Yildizlar gökyüzünün
çiçekleridirler. Çiçekler koklanmak ister. Aklimizla koklayalim,
ruhumuzla yakalayalim yildizlari. Hele Mayis'ta, bu mevsimde.
Gökyüzünde piril piril açan o çiçekleri. Bir küçük sarti
var ama bunun. Önce, yeryüzü çiçeklerini görebilmek... Dünya
üzerindeki çiçekleri göremeyen, çiçeklerle donanmis agaçlari
fark etmeyen, gökyüzündeki çiçekleri de göremiyor. Allah'im;
dünyami çiçeksiz ve semâmi yildizsiz birakma. Çiçekleri,
gözlerime yakin eden Rabbim. Gökyüzünün çiçeklerini de okumayi
nasip et. Basini göge çevirmis, gözünü yildizlara dikmis
bakan bir insan, gökyüzüne bakmayan bir sehir dolusu insandan daha
büyüktür. Bu yollar, kilavuzsuz geçilmiyor. Bu âyetler, bu
isaretler, Kur'an'siz anlasilmiyor. Yükümüz hafifken,
firsat eldeyken kaçirmayalim bu ani. Önce yeryüzüne, sonra
gökyüzüne çevirelim nazarlarimizi. Yarin daha agir yükler
tasiyacagiz bu yollarda. Hayat engebelerle dolu. Gecemiz
kararmadan, yildizlar henüz piril piril aydinlatirken
ortaligi bir pencereden seyredelim onlari. Çocukken seyrettigimiz
gibi. Çiçekler konusmak ister bizimle. Yildizlar da öyle.
Yildizlara bakmak, onlarla konusmak demektir. Yildizlarin
altinda ibadet ne güzel seydir. Tefekkür ibadettir, düsünmek
farzdir. Ne ararsak bulacagimiz her sey, var onlarda. Sonsuz
mutluluga götüren yol sahte bilgenin Ferrari'yi satmasindan
geçmiyor. Hayati, hayati veren adina yasamaktan geçiyor. Bu
yollarda tek basina yürünmüyor, kilavuzsuz gidilmiyor. Isik
isik elçiler gönderen Allah'im, Sevgilinin eliyle bütün
insanliga gönderdigin kitabinin âyetlerinde, neler neler
demiyorsun ki:
"Akip giden, bir kaybolup bir etrafi aydinlatan yildizlara yemin
olsun.
Kararmaya yüz tuttugunda geceye de yemin olsun." diyorsun.
Yemin ki, mühimdir. Yemin eden, bizi Yaratan ise, bu daha da
önemlidir. Anladim Allah'im, yildizlarin üzerine ettigin
yeminde kaybettigimiz cennetine bir davet gizlidir. Tutunacagimiz
bir daldir yildizlar. Ama ille de çiçekler. Hele sari, beyaz
çiçekler. Baharda yeryüzünün ilk çiçek açan
kizilciklarini, erik agaçlarini görmemek olmuyor. Sonra semâ
sayfasini açiyorsun okuyalim diye gözlerimize. Yildizlar
gökyüzünün çiçekleridir. Çiçek açmis her bir agaç gibi
yildizlar da güzel yazilmis bir siirdir Yaradaninin adina.
Binler gözlerle bakar ve baktirirlar Yaradanimizin o acip
sanatina. Bahar bayraminda olan biteni görelim diye, resmi geçit
eder çiçekler ve yildizlar gözlerimizin önünden birer birer.
Kâinat kitabinin renkli sayfalarina bakmak gerek. Karanlik bir
nokta yok orada gönül erbabi için. Allah; mektubunu yildizlarla,
çiçeklerle sunmus okuyabilene. Âyet âyet nur hokkasiyla yazmis.
Her seyde O'na açilan pencereler var. Pencerem küçük olsa ne
yazar. Kalbim yaninda olsun, gözlerim göklerde olsun, çiçeklerde
olsun yeter. Bana dünyada küçücük bir bahçeyi veren Allah,
cenneti niye vermesin ki? Cennet gözlerimizin önünde duruyor.
Yildizlarda ve çiçeklerde.
Cennet de bir çiçektir, yeryüzü de bir çiçektir, bahar da bir
çiçektir, semâ da bir çiçektir. Yildizlar, o çiçegin
yaldizli nakislaridir. Günes de bir çiçektir. Eger bir
çiçekte, Allah'imizin güzel isimlerini tek tek okuyamiyorsak,
açikça göremiyorsak, basimizi kaldirip yildizlarina
bakalim, bahara dikkat edelim, cenneti görelim. Rahmet çiçekleridir
onlar. Allah ki, Rahman'dir. Merhameti ile sarmis
sarmalasmistir dört bir yanimizi. Birakmiyor karanlikta
dünyamizi. Isiktan âyetlerle nurlar serpiyor, bir defacik olsun
basimizi çevirip de bakalim diye. Gökyüzünün çiçekleridir
yildizlar. Hangi derdin, hangi kederin içerisinde olursak olalim
degmiyor buna dünya. Günesi gözden kaçirdim diye aglayanlar,
sonunda yildizlari da göremiyorlar.
Allah'im gün dogarken seyrettirdigin o muhtesem manzarayi,
bütün hasmetiyle semâdaki çiçeklerinle de seyrettirdigin için
Sana sükrediyorum. Çiçegin güzel, baharin güzel, günesin
güzel, ayin güzel, yildizin güzel. Çünkü Sen güzelsin. Sen
güzellerin en güzelisin. Bize, âyet âyet Kur'an'la
gönderdigin o ulvî mektubunun sadece bir kelimesinde bir kitap
okudum. Ve nelerden, ne nimetlerden mahrum kaldigimi anladim.
Gidasizmis nicedir kalbim ve aklim. Sen, benden öylesine bir
nazar degil, ani yakalamis bir bakis istiyordun. An içinde ani
yakalamami istiyordun bir kerecik de olsa yildizlarina bakmakla.
Bir defacik da olsa yildizlarina bakabilsek Hz Peygamberin bir gece
niye agladigini daha da iyi anlayacaktik.
Soruyor yanina gelen sahabe; piril piril bir gecede aglayan Allah
Resulünün bu durumunu görünce. Peygamberimiz:
"Ben, 'Yerler ve göklerde Allah'in nice âyetleri var ama,
insanlar dönüp de bakmazlar.' âyetini okuyup da aglamayayim mi.
Yaziklar olsun," diyor, "bu âyeti okuyup da gökyüzüne
bakmayanlara ve düsünmeyenlere..." Gökyüzünün
yildizlaridir çiçekler. Çiçekler, bize ders veren o sevgili
Peygambere salâvat getirirler, dua ederler. Bizden de salâtuselâm
göndermemizi isterler; yildiz yildiz, çiçek çiçek.
"Simdi çevir gözünü bir bak bakalim göklere, bir kusur
görecek misin?" diyen âyetlerini daha iyi anliyorum. Pesimi
birakmiyor ki âyetler. "Çevir bir daha bak. Bir daha bak. Bir
yanik, bir çatlak, asla bir kusur göremezsin" diyor. Oku beni
âyet âyet diyor kâinat denilen kitabin. Kitabimi,
Kur'an'imi okudugun kadar basini kaldir da o kitabimin
içinde geçen âyetleri gökyüzünde de oku, diyor. Okumayi
ögrendik, bakmayi unuttuk. Oldu mu hiç? Olur mu böyle okumak?
Okumak ki, en yüce kelimesiydi o yüce kitabin ama O'nun adiyla
okumakti önemli olan her seyi. Yeniden okula döndük, çocuk olduk
bir gecede sanki. En büyük Peygamberin, en büyük ögretmenin
izinde, Senin adinla basladik tekrar okumaya, Resulüne
salâtuselâm gönderdik âyet âyet, yildiz yildiz, çiçek
çiçek karanlik bir gecede. Korku yok artik ölümden, zelzeleden,
kederden, hastaliktan, sikintidan. Bir küçücük evi, bir
minnacik penceresi bile olmayana Allah kâinat evinden, gökyüzü
penceresinden, en büyük mutlulugu tattiriyor ibret alan gözlere.
Simdi evimizin balkon kapisi, daha anlamli bir çikisin
isaretini bekliyor adimlarimizdan. Penceremiz adam gibi bir göz
bekliyor gökyüzüne bakacak, yildizlara kement atacak. Yildizlar
kendilerini okuyacak bir mektubun sahibini ariyorlar. Gökyüzünün
çiçekleridir yildizlar. Gündüz, çiçekleri okuyamayanlara son
bir firsattir geceler. "Kararan geceye yemin olsun" diyor âyetin
devaminda. Gecenin aydinlattigi yildizlari görmeyenlere bir
firsat daha sunuyor mülkün Sahibi.
Allah'im bizi bu issiz yollarda kilavuzsuz, öndersiz,
Peygambersiz, ögretmensiz birakma. Bos, bombos gözlerle
göklerine bakmak istemiyorum, kalbimi adinla güçlendir.
Gökyüzünün çiçekleri olan isil isil yildizlarina
bakamayip da televizyon ekranindaki sahte yildizlarin
yaldizlarina kanmak, aldanmak istemiyorum. Biliyorum kaybimin
büyük olacagini. Nefsim kudretinin elinde olan Allah'im, Sana
ait olan kalbimi seytanima birakma, izin ver Sana ve sanatina
hayran sirilsiklam bir bakisla cennetini seyredeyim göklerinde.
Ve o güzel sarkinin son misrasini ruhumla söyleyeyim Senin
için. "Senin asikin olmak ne saadetmis," diye söyleyebileyim.
"Yildizlarin altinda ibadet ne güzel seymis," diyebileyim
Allah'im. Ne olur bir sari çiçekte göremedigim güzellikleri bu
karanlik gecenin bari beyaz çiçeklerinde seyrettir. Bahari içimde
yasayayim. Cenneti kalbimde duyayim. Bir ancik, bir zamancik, hiç
olmazsa bir defacik, vakit geçti artik. Kaçirttirma bu firsati
bana. Yoluma çikan engelleri, Sen bertaraf et Allah'im.
Senden istemeyen, Senden dilemeyen yarattiklarindan dilenir. Ben,
sadece Senin kapinin dilencisiyim. Bu izzet, bu seref de bana yeter,
bana yetisir.
"Sen olmasaydin, sen olmasaydin Habibim gökleri yaratmazdim."
sözünün sirrini ve manasini yildizli bir gecede daha iyi
anladim. Bize bu sirri ders veren Resulüne selam olsun. O'nsuz
hayat düsünemiyorum. Karanlik kalirdi her sey, isiksiz ve
yildizsiz kalirdi Allah'im.
Öyle içi bos sözler duyuyoruz, öylesine bombos diziler
seyrediyoruz ve kitaplar okuyoruz ki Seni düsünmenin yarattigi
serinlikten uzaklastiriyor bunlar bizi. Sorulari da yok ki,
sorsunlar. Gidecekleri yerleri de yok ki, siginsinlar. Senin
varligindan süphe ettirerek, yoklugunu düsündürmeye
çalisiyorlar insana. Yarim agizla 'Allah kurtarsin' derken
bile Senin insanlari hiç ama hiç terketmedigini bilemiyorlar.
Allah'im, iste biz buyuz. Insaniz, aldaniyoruz, zamanla her
seye de alisiyoruz. Aska da, ahenge de, rezillige de, güzellige
de. Önümüz karanlik bir orman, içine gömülüp çikamamak da var
oradan. Vicdan azaplarina bogulmadan ve ardindan yildizlarinla
uzattigin baris dalina tutunmak istiyorum. Ben gibi yananlari,
Senden af dileyenleri, nice sefkatli kalpleri, nurdan dualarin
yükseldigi evleri, sari isiklarin yandigi odalari ve o
odalardan yükselen dualari kabul et. Bizi yâd ellere birakma
Rabbim. Düstügümüzde Sen tut, Sen kaldir, Sen baktir
Allah'im. Ey hidayet nurunun kaynagi. Sahlarin sahi.
Kapicisi melekler olan kâinatin Padisahi. Çiçekler, rahmetinin
yansiyan tebessümleridir. Bize olan sevginin dili, çiçeklerindir.
B]