- Üyelik Tarihi
- 16 Nis 2008
- Mesajlar
- 14
- Aldığı Beğeniler
- 2
- Takım
- Beşiktaş
Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes. "Üşüme" diye seslenmeni isterdim. Bir el olmanı isterdim, bir kol. "Özledim" deyip gözlerime bakmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma.
Gelseydin ve baksaydım o tatlı gözlerine, ağlasaydım doya doya. Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum...
Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, güzel yüzüne bakıp yine güzel gözlerinde kaybolmak , uçmak isterdim
Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı değil mi? Bütün dallar kesik. Yokluğun buz gibi soğuk. Üşüyorum. Yüreğim de gözlerim de donmuş sanki.
Ateşler içinde bedenim. Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey işitmiyor artık. Bütün vücudum uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...
Yoksun iste, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor simdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın tünelinde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere simdi...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok
Ağlıyorum, buza dönüşüyor göz yaşlarım. Ağlıyorum, akıp gidiyor göz yaşlarım ırmaklara. Bakakalıyorum ardından çaresiz
Ah! bir gelsen yanıma baksan bana anne şefkatiyle. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum. Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin. Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içimdeki hüznü. Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya...
Susuyorum artık derin derin. Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya, anlaşılmaya. Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla.
Yüreğim kan-revan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık sanki koşamıyorum artık dağlara, menzil uzak...
Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim ol, ayağım ol, canim ol. Gecem - gündüzüm ol. Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden yaşat beni, yeniden yeşert umudumu. Her düştüğümde yeniden kaldır ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi.
Önce sen gel sevdiğim solmadan resimler, şiirler sislenmeden...Bitmeden geceler. Sonra ölüm gelsin...
Yoksun iste, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor simdi. (ALINTI)
Gelseydin ve baksaydım o tatlı gözlerine, ağlasaydım doya doya. Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum...
Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, güzel yüzüne bakıp yine güzel gözlerinde kaybolmak , uçmak isterdim
Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı değil mi? Bütün dallar kesik. Yokluğun buz gibi soğuk. Üşüyorum. Yüreğim de gözlerim de donmuş sanki.
Ateşler içinde bedenim. Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey işitmiyor artık. Bütün vücudum uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...
Yoksun iste, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor simdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın tünelinde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere simdi...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok
Ağlıyorum, buza dönüşüyor göz yaşlarım. Ağlıyorum, akıp gidiyor göz yaşlarım ırmaklara. Bakakalıyorum ardından çaresiz
Ah! bir gelsen yanıma baksan bana anne şefkatiyle. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum. Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin. Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içimdeki hüznü. Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya...
Susuyorum artık derin derin. Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya, anlaşılmaya. Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla.
Yüreğim kan-revan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık sanki koşamıyorum artık dağlara, menzil uzak...
Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim ol, ayağım ol, canim ol. Gecem - gündüzüm ol. Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden yaşat beni, yeniden yeşert umudumu. Her düştüğümde yeniden kaldır ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi.
Önce sen gel sevdiğim solmadan resimler, şiirler sislenmeden...Bitmeden geceler. Sonra ölüm gelsin...
Yoksun iste, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor simdi. (ALINTI)