YOLUMUZ KORKU DEĞİL, SEVGİ YOLUDUR
İnsanların her vesileyle sevgiden söz ettiği ama hiçbir devirde görülmediği kadar bundan mahrum kaldığı bu çağda, bizler sevgi bağını sürekli canlı tutmayı, kalplere sevgi tohumları saçmayı en önemli vazifelerinden biri olarak görmek zorundayız. O tohumlar büyüyüp serpildikçe, bir nur hâlesi olarak hepimizi saracaktır. Saadet Asrı'na ve o kutlu çağın sonraki devirlerdeki yansımalarına baktığımızda, göreceğimiz şey; işte o muhabbet hâlesidir.
Hz. Peygamber (a.s)'ın ve onun vârisi evliyaullahın rehberliğinde yürüyen herkes, insanlara şefkat ve muhabbetle yaklaşmayı ahlak hâline getirmekle mükelleftir. Kâmil mümin, manevi terbiyeye sahip kişidir. Manevi terbiyenin esası sertlik, kabalık, ürkütücülük olabilir mi hiç? Evet, korku; düşmanlığı, sevgi ise dostluk ve kardeşliği doğurur. Bizler dünyaya düşman kazanmak için değil, dost kazanmak ve kardeşliği pekiştirmek için geldik. Bu hakikat herkes tarafından açıkça bilinmeli ve gereği yapılmalıdır.
(Hayat Dengemiz, Semerkand Yay)
İnsanların her vesileyle sevgiden söz ettiği ama hiçbir devirde görülmediği kadar bundan mahrum kaldığı bu çağda, bizler sevgi bağını sürekli canlı tutmayı, kalplere sevgi tohumları saçmayı en önemli vazifelerinden biri olarak görmek zorundayız. O tohumlar büyüyüp serpildikçe, bir nur hâlesi olarak hepimizi saracaktır. Saadet Asrı'na ve o kutlu çağın sonraki devirlerdeki yansımalarına baktığımızda, göreceğimiz şey; işte o muhabbet hâlesidir.
Hz. Peygamber (a.s)'ın ve onun vârisi evliyaullahın rehberliğinde yürüyen herkes, insanlara şefkat ve muhabbetle yaklaşmayı ahlak hâline getirmekle mükelleftir. Kâmil mümin, manevi terbiyeye sahip kişidir. Manevi terbiyenin esası sertlik, kabalık, ürkütücülük olabilir mi hiç? Evet, korku; düşmanlığı, sevgi ise dostluk ve kardeşliği doğurur. Bizler dünyaya düşman kazanmak için değil, dost kazanmak ve kardeşliği pekiştirmek için geldik. Bu hakikat herkes tarafından açıkça bilinmeli ve gereği yapılmalıdır.
(Hayat Dengemiz, Semerkand Yay)