- Üyelik Tarihi
- 2 Mar 2008
- Mesajlar
- 81
- Aldığı Beğeniler
- 0
yine adı zihnime yaban bir sokağına adımlarımı dusuruyorum bu sehrin
Yine bildiğimden ayrı bir SON a doğru; bilmediğim kadar uzun bir yolda yuruyorum...
***
Hatırlar mısın kelimeleri azad ettiğimiz zamanları...
Oyleyim işte bugun... Bunlar muadilleridir...
bilirsin sen dile gelmez asılları...
heybemde atıstırmalık heceler var; gectiğim her yere onlardan serpiyorum...
bir de umutlara sığmayan yanlarını aldım yanıma duslerimin...
Hani sadece HAKKA ayan dediklerimizden
Hani kendimizden bile gizlediklerimizden ...
Onları da hecelerin en bulunmaz yerlerine saklıyorum
Hani kızardın herseye kızıyor olusuma...
Hani derdin
"hangi birine helal et hakkını diyeceğiz zihnimizde lekelediğimiz halde; bizden ak olanların"...
Simdilere bakınca; seni daha iyi anlıyorum
kim bilir hangi zihinlere nasıl dusmüsüz...
ve Hangi ak-ı beynimizde nasıl siyaha donusturmusuz...
bu soruların cevabını veremiyorum
Buyudum mu sence?
Çok mu yurudum yada yurunmeyecek yerlerde?
Bunları sana soramıyorum
Özlediklerimi dillendirmemeliyim değil mi bugun;
keskelerde bıktı keskeliğinden farkındayım...
Her "vah" edilmiş; her "ah" çekilmiş olduğundan mıdır nedir;
dokunasım yok hiç yıpranmıs kelimelere...
Nedir bu hecelerin bizden cektiği diyorum ...
Dil bıktı kendine dusenlerden; kelimeler tiksinir oldu ifade ettiklerinden...
hersey söylendi mi? tum cumleler tükendi mi?
dokunulmamıs bir hece kalmadı mı yani deme...
biliyorum var bir yerlerde...
Hissedilmemiş bir Hissin hemen esiğinde; kesfedilmemiş bir kaç kelime...
Bulacağım onları değil mi? Bulacağım; bulacağız ruhumuzla yurudukce...
Nazarım "zamanı sırtlanmıs bir garibe" değdiğinde;
aklıma o cumle dustu yine...
Hani"kefenimi saçlarımdan giydim ben önce" demişti
birileri de; sen çok sevmiştin bu deyişi...
Evet aklıma o cumle dustu yine ve Sonra aklım dolandı saçımın tellerinde...
farkettim ki; kefene de merhaba demişim farkında olmadan...
Ve zaman yukunu yavas yavas bırakmıs omuzlarıma benim de ...
sormuyorum sana
Birgun eğilir miyim bende o yukun altında? diye ...
Biliyorum cevabını cunku...
Toprak kokusu hergun biraz daha keskinlesiyor anla işte ...
Farkındasın değil mi bıkmışlığımın;
Kendi çıkmazlarımda tıkanmıslığımın...
GECECEK dersin bilirim...
Hani formulun vardır senin;
bes vakit namaz her vakit umut farz mukabilinden...
Umutlarımın vakitleri mi azaldı sence...
Yoksa tıkadım mı yureğimi umudun sesine...
Neleri dert bilmişim diye dusundum simdi;
neleri dert eyleyip yurek bukmusum onlerinde.
oysa dertsizliktir en buyuk dert derdin sen...
hani cam kırılsındı; baska ele batmasındı yeter ki...
hani yurek tutussun ama dosta dumanı değmesin kafi...
Olmadı işte; yurudukce daha çok farkeyliyorum...
Ne olmadı demeyeceğini de biliyorum;
olmamasında ki hikmetlere açtım gözlerimi ;
perdenin kalkmasını bekliyorum...
Ardımı toplamana; geceyim diye yollar hazırlamana;
kocamıslığıma inat, beni çocuk sayıp sinene sarısına da tum yolları feda ediyorum ...
Ve En masum yanımın; en aklı evvel tarafı ile sesleniyorum simdi sana ANNE...
Beni zanlarının ayazı donduran,
geceyi korkutan tarafında değilde;
en sefkatli yanında beslediğin için
fikirlerden kalma artıklardan parca parca bir beni zihnine koymayıp;
olamayacağım tum iyileri zihninde adımın yanına eklediğin için;
"Hatalar mı onlar yurek yongamız YAvrucağım; olacak ki HATALAR yanacağız ve OLacağız" diyebildğin için;
Benden gayri bir beni sevmeyip ;beni benden etmediğin için
Seni yanımdan, yolumdan hiç ayırmıyorum...
Ve Ayırmasın RAHMAN diye dualar ediyorum...
Bu sehrin adı ben olduğunu sonradan öğrendiğim sokağında yuruyorum hala ...
ve sonu benden kalanlara çıkacacağını anladığım su zamanlarda;
sendeki benden bir parca geri istiyorum...
Ben bende oyle BEN ce kalamadım anne;
Ver ki;
umutlar muhurlessin yine ayak izlerimde...
Yine bildiğimden ayrı bir SON a doğru; bilmediğim kadar uzun bir yolda yuruyorum...
***
Hatırlar mısın kelimeleri azad ettiğimiz zamanları...
Oyleyim işte bugun... Bunlar muadilleridir...
bilirsin sen dile gelmez asılları...
heybemde atıstırmalık heceler var; gectiğim her yere onlardan serpiyorum...
bir de umutlara sığmayan yanlarını aldım yanıma duslerimin...
Hani sadece HAKKA ayan dediklerimizden
Hani kendimizden bile gizlediklerimizden ...
Onları da hecelerin en bulunmaz yerlerine saklıyorum
Hani kızardın herseye kızıyor olusuma...
Hani derdin
"hangi birine helal et hakkını diyeceğiz zihnimizde lekelediğimiz halde; bizden ak olanların"...
Simdilere bakınca; seni daha iyi anlıyorum
kim bilir hangi zihinlere nasıl dusmüsüz...
ve Hangi ak-ı beynimizde nasıl siyaha donusturmusuz...
bu soruların cevabını veremiyorum
Buyudum mu sence?
Çok mu yurudum yada yurunmeyecek yerlerde?
Bunları sana soramıyorum
Özlediklerimi dillendirmemeliyim değil mi bugun;
keskelerde bıktı keskeliğinden farkındayım...
Her "vah" edilmiş; her "ah" çekilmiş olduğundan mıdır nedir;
dokunasım yok hiç yıpranmıs kelimelere...
Nedir bu hecelerin bizden cektiği diyorum ...
Dil bıktı kendine dusenlerden; kelimeler tiksinir oldu ifade ettiklerinden...
hersey söylendi mi? tum cumleler tükendi mi?
dokunulmamıs bir hece kalmadı mı yani deme...
biliyorum var bir yerlerde...
Hissedilmemiş bir Hissin hemen esiğinde; kesfedilmemiş bir kaç kelime...
Bulacağım onları değil mi? Bulacağım; bulacağız ruhumuzla yurudukce...
Nazarım "zamanı sırtlanmıs bir garibe" değdiğinde;
aklıma o cumle dustu yine...
Hani"kefenimi saçlarımdan giydim ben önce" demişti
birileri de; sen çok sevmiştin bu deyişi...
Evet aklıma o cumle dustu yine ve Sonra aklım dolandı saçımın tellerinde...
farkettim ki; kefene de merhaba demişim farkında olmadan...
Ve zaman yukunu yavas yavas bırakmıs omuzlarıma benim de ...
sormuyorum sana
Birgun eğilir miyim bende o yukun altında? diye ...
Biliyorum cevabını cunku...
Toprak kokusu hergun biraz daha keskinlesiyor anla işte ...
Farkındasın değil mi bıkmışlığımın;
Kendi çıkmazlarımda tıkanmıslığımın...
GECECEK dersin bilirim...
Hani formulun vardır senin;
bes vakit namaz her vakit umut farz mukabilinden...
Umutlarımın vakitleri mi azaldı sence...
Yoksa tıkadım mı yureğimi umudun sesine...
Neleri dert bilmişim diye dusundum simdi;
neleri dert eyleyip yurek bukmusum onlerinde.
oysa dertsizliktir en buyuk dert derdin sen...
hani cam kırılsındı; baska ele batmasındı yeter ki...
hani yurek tutussun ama dosta dumanı değmesin kafi...
Olmadı işte; yurudukce daha çok farkeyliyorum...
Ne olmadı demeyeceğini de biliyorum;
olmamasında ki hikmetlere açtım gözlerimi ;
perdenin kalkmasını bekliyorum...
Ardımı toplamana; geceyim diye yollar hazırlamana;
kocamıslığıma inat, beni çocuk sayıp sinene sarısına da tum yolları feda ediyorum ...
Ve En masum yanımın; en aklı evvel tarafı ile sesleniyorum simdi sana ANNE...
Beni zanlarının ayazı donduran,
geceyi korkutan tarafında değilde;
en sefkatli yanında beslediğin için
fikirlerden kalma artıklardan parca parca bir beni zihnine koymayıp;
olamayacağım tum iyileri zihninde adımın yanına eklediğin için;
"Hatalar mı onlar yurek yongamız YAvrucağım; olacak ki HATALAR yanacağız ve OLacağız" diyebildğin için;
Benden gayri bir beni sevmeyip ;beni benden etmediğin için
Seni yanımdan, yolumdan hiç ayırmıyorum...
Ve Ayırmasın RAHMAN diye dualar ediyorum...
Bu sehrin adı ben olduğunu sonradan öğrendiğim sokağında yuruyorum hala ...
ve sonu benden kalanlara çıkacacağını anladığım su zamanlarda;
sendeki benden bir parca geri istiyorum...
Ben bende oyle BEN ce kalamadım anne;
Ver ki;
umutlar muhurlessin yine ayak izlerimde...