Yağmurun yeni ıslattığı taze toprağın kokusunu duyduğunda
Aklına ben gelmek isterim.
Ya da gözlerin deniz maviliğine daldığında
Uzakta ufuk çizgisinde sadece dumanı görünen o geminin içinde
Benim olduğumu düşünmeni isterim.
Beni hatırlamak istersen her yeni doğan günle birlikte çıkarım karşına;
Güneş olur ışığımla aydınlatırım seni.
Buram buram bir kahve kokusu olurum.
Sokakta oynayan çocukların sesinde,işe gitme telaşına düşmüş insanların gözünde,
Yere düşmüş yaprakların çıtırdanışında bulursun beni.
İstersen duyduğun her ses beni hatırlatacaktır sana.
Bazen bir kuş olup öterim pencerende,
Bazen bir seyyar atıcı olup kapında bağırırım,
Bazen bir tren gibi tıkırtılarla geçerim önünden.
Sözlerini ezbere bildiğin ve söylemekten asla bıkmadığın şarkı olurum.
Sen o şarkıyı değil beni söylersin aslında.
Beni görmek istersen hep karşında olurum.
Gökyüzündeki beyaz bulutların arasındayım ben.
Başını yukarıya kaldırman yeterli beni görmek için.
Yolda rastladığın herkes benimdir aslında;
Dostlarına selam verirken o selamı ben alırım.
Komşunun hatırını sorarken aslında bana nasılsın demişsindir.
Benimle çıkarsın yola her sabah,akşam evine benimle dönersin.
Gittiğin her yere gelirim seninle:
Sen yorulduğunda yorulurum ben
Sen oturduğunda oturur,kalktığında kalkarım.
Eğer istersen bütün gece başucunda saçını okşarım sen uyurken.
Yüzünde gülümsemeyle uykuya dalışını izlerim.
Bana dokunmak istersen bir çiçeğin yapraklarında olurum ben.
Yeşilin,kırmızının,sarının,mavinin en canlısındayım.
Elini uzattığın her yerdeyim,dokunmak istersen bana;kendine dokun.
Dudaklarındaki ateşim,tenindeki sıcaklık.
Vücudunu ürperten rüzgarım ben.
Ben ordayım:beni görmek,bana dokunmak,beni hatırlamak istediğin heryerde

