Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Yüzlerce mektup yazdım sana sevgili. Binlerce satır döktüm ayaklarının altına. Her bir sözcüğünde derdim sana olan sevgimi; her bir satırında kümeledim sana hasretimi... Yüreğimin en kuytusunda sakladım her birini, hatıraların kollarında. Bilmedin, duymadın, görmedin.
Ay karanlık bu gece. Soluğu kesilmiş yıldızların, nefesi yok bulutların. Tüm dünya durmuş, zaman durmuş. Tüm ağaçlar kulak vermiş sevgime. Sokaklar beni dinliyor sessizlikte... Sensizlikte...
Mısralarım daldı yine hayallere, bir mektup düştü yüreğime. "Özledim" dedi kalemim, yazdı ellerim...
Özledim, sevgili, Kumral perçemlerini özledim... Saçlarının alnımı usulca öpüşünü Derin çizgilerin altında çakan gözlerini Bakışlarındaki ela gölgeleri özledim; Hüzünlü ve yorgun..." İlkyaz güneşleri savruldu belleğimde. Ada vapurlarının saatleri karıştı sözlerimde. Son anda yakaladım baharı ela gözlerinde. Tuttum ellerinden sevginin, sımsıkı tuttum. Bırakmadım, kapsın martılar düşlerimizi. Bırakmadım, aynalar yok etsin yüzlerimizi. 'Hala dudaklarımın kenarında bir gülümseme yapışıp kalmış bugünden yadigar' dedi sesin.
"Özledim" dedi kalemim, çırpındı kirpiklerim.
"Özledim, sigara kokan sesini; Gönlümü sevgiyle sarmalayan ılık nefesini Nisan yağmuru gülümsemeni özledim... Sonbaharda yaşattığın ilkyaz güneşini Kavuşmalarımızı özledim; Gecenin sabahla buluşması gibi Doyumsuz ve dingin.."
Hasretin yaktı Ada'yı, yaz günlerinde. Bekledi bakışlarım bir nefesini, bir sesini. Merak etti; neredesin, kiminlesin? Hatırlar mısın seni anan dizeleri? Hatırlar mısın ellerimin yumuşaklığını, gözlerimin sıcaklığını, saçlarımın Ada rüzgarında dalgalanışını? Sana bakışımı hatırlar mısın? Unuttun mu yeminlerimizi? Benliğimizi kül eden o ateşi unuttun mu?
"Özledim" dedi kalemim, kavruldu yüreğim.
"Özledim, şimşekler yakan temasını sağanaklarda ıslanan arzularını Aşkını haykırmanı özledim... Ellerinin yüzümde iç çekişini özledim... Sevgiye aç ve çılgın... "
Sonuncuyu yazdım az önce, kış kapıyı çalınca. Bavullarımı toplar gibi topladım senli anılarımı kucağımda. Her birini özenle katlayıp sakladım gönül bohçamda. Bir daha aklıma düşecekleri güne kadar yatırdım hislerimi uykuya... Anıların kollarında...
"Bitti" dedi kalemim, sustu dillerim...
"Alıp da gittiğin bir yudum sevgiyi, Varlığını özledim..."
Viraneler içinde salınan Şu garip akgüvercine, Bir sevgi verdin Avcundaki buğdaylarla Biliyorsun, Biliyorsun değil mi…
Buğday tanesinde hayat var; Umut var her damlasında Sevgiye sarılı kal can, Hep ol yüreklerde ki İnancım asılı kalsın Dostluk ağacının her dalında Gitme sakın yüreğimden; Geceme yıldız ol, Yok et korkularımı… Gündüzüme güneş ol, Sensizliği yok et Aydınlat yüreğimin, En izbe köşelerini Hadi can, Uzat ellerini! Ne beklersin hâlâ! Deniz beklemesin artık gözyaşlarımı…
Ellerin yüreğinle bana koşmakta Ellerin var ya, O yüreği ile bana koşan o ellerin Sıcacık Güven veriyor ıslak gözlerime Sen sakın serab olma can… Yüreğinin bir yerinde Sımsıkı tut duygularını
Bil ki Sevginin insana verdiğini Hiçbir çiçek veremez Yaşamdır sevgi, Özdür candır Eğer sevmesini becerebiliyorsak Küçücük yüreğimizle kocaman; Biz hayatın merkezinde Hayatsa bize hayran…
En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Kızıl sonbaharım
Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi
Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
Adının arkasına basmadan yürüdüm
Alnımda birikti çizikler
Adımdan çıkardım aklımı
Aklımsız kaldım
Neylersin
İnsanız
Ne yapsak eksiğiz işte
Ölüme ayarlı saatiz
En fazla içimde ölürsün
Sorarım
Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
Hangi hare’mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi?
Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu
Hangi rüzgârlara sattın da saçlarını
Devrik cümlelerimin öznesi oldun?
İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim
Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım
En fazla içimde ölürsün
Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
Gitmediğin her yere
Kim tutuklanmış yalnızlıktan
Gizin içine gizlenen kim
Söyle beni nerene sakladın
Ki şimdi bu kadar sokaktayım
En fazla içimde ölürsün
Karla karışık yağarsın yara Bereme
Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde
Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte
Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde
Sana borcum olsun
Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde
En fazla içimde ölürsün
Yanağında yanar avucum
Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır
Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi
Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar
Gırtlağıma kadar aşka batarım
Yeteri yok. Eksiği fazla.
Neyin kaldı eksilenlerden arta
İçeri doğru kapanan bir kapıydın
Saçlarından geçtim önce
Ve kendimden öylece
Neyim yoksa var bildim
Eğildim
Eksildim
Eridim
Bir seni bitirmedim
Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını
Uğultusuna tutunamadın
Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan
Öyle yaşadım gözlerini
Tenimde itiş kakış
Cebimde depremlerin
Esrarlı gece ayinleri
Volkanik şiirler
Usul usul giymedim mi sözlerini
Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer
Sensizlik seni anlattı en çok
Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti
Söyle saçlarında öldüğüm
Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?
En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
Beni ikiye böldün
Hadi içimi kendine aldın da
Beni nerde bıraktın
Hangisini seçerdin benim için
Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için
Ben yarama çoktan sen bastım
Yaşım kadar gencim
Adın çabuk diye geçti
Ardında aç köpekleri bırakarak
Ezberimden geçtim.
Hızla biten aşk şarkılarından geçtim
Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk
Bildim
Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine
Onurlu bir karanlığı seçtik
Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik
Cesurduk çünkü
Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar
Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız
Gerisi hiçlik
Gerisi yokluk
Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka
Bir hayatın tüm yanılgılarını
Saçlarında çözdüm
Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın
Sessizlikte bir dildir
Çoğul susulur
Pusulur
Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın
Yıkık şehrimin izbesi
En fazla içimde ölürsün
En çok
Gözlerime gömülürsün.
Gözlerimi kaparım
Vasiyetimi yazarım.....
Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... Yürürken ağaçlara sular, aşkın damarlarımda akarken gel, Yürürken boş sokaklarda ben, yüreğim sen diye atarken gel, Yürürken gökte bulutlar, yepyeni baharlarla gel, Yürürken ağaçlara sular, yürü gözlerimden kalbime kadar.
Bekliyorum, belki gelirsin diye,
Eğer geleceksen, Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... Erikler çiçek açarken, yazı yaban yeşerirken gel, Son cemresi de düşüp toprağa, toprak buharlaşırken gel, Yüreğim aşkınla dolup da, özlemin beni ağlatırken gel, Gel sil gözlerimi, sana en ihtiyacım olduğu zaman gel...
Bekliyorum, belki gelirsin diye,
Eğer geleceksen, Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... Dilek ağacında, çaputlar renk değiştirmeden, Yatırlarda mumlar tükenip, ışıkları tam sönerken gel. Göçmen kuşlar yeniden bir bir, sevinçlerle dönerken gel, Şiirler şarkı olup, sevdalı dillerde söylenirken gel. Ve, senin için Allah'a açık ellerim yorgun düşerken, Yok ki derdime ortağım, kendi kendime dertleşirken gel....
BiLmezLerki Yüreğimdeki Yangını, KavruLdukca kavruLur..Yüreğimde yar sancısı.. DoLuNay edaLın saLıyor kendini sahra çöLLere.. ve daLıyor uykuLu gözLeriyLe gökyüzüne.. bak yüreği yaraLım siyah örtüyü çekmiş yine gök üzerine.. gecenin göğsüne hüzün serpiyorum.. ve yağmurun bir bir akan damLaLarından bir çiçekLi perde çekiyorum.. bir sokakLarın sessizLiğine ve naçar kaLmışLığına birde gecenin zifri karanLığına b/akıyorum... şimdi diyorum harfLeri bir bir kurban etmeLi doLunay edaLın.. sokakLarı aydınLatan sokak LambaLarı her gece bir göLge düşürüyor sokağıma.. SessizLiğin içinde bir ses sesLeniyor sanki kuLakLarıma... ve seni düşürüyorum gecenin zifri karanLığında naçar kaLmış sokakLarıma... bir sen düşüyorsun göLgeLerin göLgesine.. ve gözLerim kaLa kaLıyor yoLLarda öyLesine.. Boyun bükmüş bir DiLfigâr misaLi kapındayım şimdi.. HayaLLer d/üsüyor... Hakikat vuruyor yüzüme... YamaLı ELbiseLerLe ve çaresizLiğimLe.. Açtım yüreğimi hadi gir içime.. Bir Tebessüm BorçLusun Yüreğime... Ört üzerimi ey Gece.. Üşüyorum.. Yüreğim titriyor.. Herşey şahid oLuyor vurgunLuğuma.. YaraLı KuşLar..ve üzerinde yürüdüğüm YaraLı KaLdırımLar.. Düz YoLLarı yürürken şaşırtır beni çaresizLiğim... ... Yüreğimin çığLıkLarıdır sessizLiğim ve sensizliğim.. kaLem Yazdıkca,SatırLarda kaLan her boşLuğu Gözyaşım doLduruyor... Sana dair ne varsa emanet Yüreğimde .. BiLesin ki,Yaradandan bir hediyedir YareLerim Yar,sineme.. vurun eLLerimi zincire ve atın beni Mecnunun Düştüğü çöLe... ve atın beni Yusufun atıLdığı kör susuz kuyuya.. ve daLga daLga tüten vusLat duyguLarı Bırakın Sadece Benliğime..
Yüreğimdeki VarLığın,suyun Ateşe dokunuşu gibi.. Haydi çizin ressamLar yüreğimin resmini.. Hangi dizeLer taşıyabiLir ki DiLfigârLiğimi.. ve hangi AşK en hoş rayihaLariyLa,merhem oLur yarama? Ey benim Aşka Aşık Yüreğim..! Ne KaLem kırıLır seni yazmaktan,ne diLim yoruLur bu Aşkı anmaktan..nede söz tükenir Nede Yürek Pişman oLucak sana aşık oLmaktan...yanmaktan.. KaLem yazdıkca yazıcak.. DiLim Aşkı Andıkca anıcak.. Yürek yandıkca yanıcak..kavruLcak.. ve her yeni bir gün bAşKa aşık oLucak .. Sokak LambaLarı sönüyor... GöLgeLer kayb oLuyor.. Ve Gün bitiyor.. suya yazıLmış bir yazı gibi.. Gidiyorsun.. Git/me/melisin! Bitiyorsun.. Bit/me/melisin!
Yazmak geldi içimden sadece yazmak sustuklarımı ve susacaklarımı yazmak...
Bir temmuz gecesinin zifiri karanlığının alacakaranlığa dönen sabahından Sana ulaşabilmek için benliğimi yitirip baştan ayağa sen olabilmek için Bu sefer yazıp eksilteyim diye değil yazıp çoğaltayım diye yazıyorum Sadece senin için “Sen” üstüne alın
Şimdilerde kaçıyorum her şeyden sana gelen yollara yönelip kendimi arkamda bırakıp sen olmak için sana kaçıyorum… Her yol sana varacak diye umut edip yürüyorum… Ama nafile sana bir türlü varamıyorum Kendi içimde senin etrafında dönüp duruyorum en sonunda kayboluyorum senle dolu ama senin olmadığın o yollarda...
Kaybolduğum yollarda bize dair biz olmaya dair bir şeyler arıyorum… Kelimelere dökmeye çalışıyorum aşkımı… Ölmek istiyorum şuan evet tam da şuan da ölmek ölüp üç harfle yeniden doğmak Üç harfi kendime katıp o üç harfle yep yeni bir yaşam kurmak…
Üç harfle kanıyorum şimdilerle üç harfle sarıyorum yaralarımı üç harfle susuyor üç harfle konuşuyorum… Üç harf öncem oluyor sonram oluyor sen oluyor ben oluyor hayat oluyor… Ama o üç harf seni ve beni bir araya getiremiyor…
Sen ve ben üç harf olamıyoruz /BİZ/ olamıyoruz
Ayrı ayrı çerçevelerde bir birine bakan aşkı ayrı ayrı yerlerde aynı ruhta ayrı bedenlerde yaşayan sen ve ben /BİZ/ olamıyoruz...
Çok mu karamsarım yoksa bu zifiri karanlıklar mı beni karamsar gösteriyor bilmiyorum… Bir şehrin ortasında kalabalıklar içinde yalnız kalıyorum hep… Yalnızlığımda kayboluyorum… İllegal bir yalnızlık benimkisi… İçimdeki sen kalabalığının yoksunluk yalnızlığı... Herkes görürken gözlerimdeki sen kalabalığını ben seni bulup bir türlü seninle kalabalıklaşamıyorum… Varlığına düşüp kalabalıklaşmak isterken yokluğuna düşüp yalnızlaşıyorum
Adın sıra kanıyorum adım sıra ölüyorum sana ulaşmak sen olmak biz olmak istiyorum ama nafile beceremiyorum
Ben çok mu beceriksizim sevgili… Neden sana ulaşamıyorum bir türlü Kessem bileklerimi sen kanasam oluk oluk kanım yol açsa sana ulaşır mıyım acaba
Kendimi içimde kaybediyorum kaybolduğum her iç çekilişte biraz daha sen oluyorum ama dedim ya nafile sana bir türlü ulaşamıyorum... Bir türlü /BİZ/ olamıyorum
Susuyorum sana susuyorum sevgili… Avazım çıktığınca bağırmak istiyorum ama susuyorum… Korkuyorum konuşursam seni kaybederim diye korkuyorum… Seni benden alırlar diye beni sana bırakmazlar diye korkuyorum… Susuyorum…Susuzluğumu giderecek sana ulaşmak için susuyorum… Bir çift gözdeki aşk olmak sen olmak seninle var olmak üç harf olmak için susuyorum…
Ben Sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum
Geceler hiç bitmiyor
Ben hiç uyumuyorum
Gecenin efkarı iniyor perde perde
Sevdanın hayali vuruyor arada bir içime
Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum
Hani şu perdelerinde mavi kuş resimleri olan O kırgın hayatın tam ortasında
Ali Bakkalın hemen yanında onyedi numara
Hani duvarlarında hala yazılar olan o sokakta
Biri bir gurbetin
Biri ihanetin
Biri de seni böyle sevmenin hikayesi
Sevdanın camı bana bakıyor
Ben cama
Ve bak sen şu serencama
Pencerenin önünde menekşeler hatmiler bi de gece sefası
Bi de haytalığı adamın
Abi bi de sevdanın hayali vuruyor arada içime
İyi oluyor diyorum
Bu sana iyi oluyor.Arada bir arkadaşlar geliyor
Laflıyoruz ordan burdan
Anlarsın ya güzel abim
İç cebimde bir umut doğuyor
Bi de nerden bulduysam resmi sevdanın
Resimde sevda inadına gülüyor
Sevdam gayriresmi bilmekteyim
Gel ki benim abim
Biraz da üstümüzde macera güzel duruyor
Yani yakışıyor adama yakışıklı bir sevda
Hayat haybeye vurmuyor yüzümüze belasını
Hayat sokağımızda bir kehribar tesbih gibi
Döküyor tanelerini takır takır yüzümüze
Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum
Geceler hiç bitmiyor
Ben hiç uyumuyorum.
Ağzımda fiyakalı bir ıslık
Zulamda ağır yarası sevdanın
Ali bakkalın çırağı Metin anlıyor halinden insanın
Metin, nedir senin niyetin
Kap bakalım abine bir taze ekmek
Biraz zeytin
Bu akşam odamda yine efkar var
Anlarsın ya Metin
Adamın halinden adam anlar
Ben Sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum
Geceler hiç bitmiyor
Ben hiç uyumuyorum
Gecenin efkarı iniyor perde perde
Sevdanın hayali vuruyor arada bir içime
Gel Ey YÜregi Askla Yaralim.. Gel Sevda Cicegim..Belemirim.. Hüzünlü bir gurbette kalemin.. Sevda Senin Gözlerinin Renginde Ey Ask.. Gel Sevdigim.. Öyle Bir gelisin olsunki.. Hani Yeni Acan cicekler olurya..Tebessüm ile al yanaklarinda merhaba der sanki.. öyle bir gelisle gel sevda Cicegim .. Yüregimi feth etmek icin gel sevdicegim.. Rabbe giden Yollari Ac Sinemde.. Gel Ey Sevdigim Gel.. Gel Ey Bastacim Gel.. Gel Ey Gönül Fermanim.. Derdime Dermanim Gel... Gözlerim Ama.. Dilim Lal oldu Sevda Cicegim.. Düsüncelerim ise hislerimi ifadede yetersiz kaliyor.. Öyle bir gelisin olsun ki Sevdigim.. isik ver nur´undan bana... Ama olan Gözlerime Renk Kat.. LaL oLan DiLime Söz kat... KaLbimi Askinla Yandir..yanayim..yandikca kül olayim..