Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Mukadderat; ah ile zar etmekmiş her gece
Sitemlere karışmış hayat ,hayatki yokluğu yaşatmayacak kadar kısa
Gece devrilmiş üstüme kifayetsizlik kokar hece
Baharlar nafile Sensiz üşüyorum yokluğun mevsimleri cevirmiş kışa.
Yoksun acılarımı son kez icime cekerken.
Bir cüz daha iciyorum
Hüznün okyanuslarından.
En tuzlusundan,
En acısından,
Kana kana sensizliği iciyorum.
İsmini sayıklayan dudaklarımla.
Ne olur son kez ört üzerimi
Üşümesin karanlıklarda gözlerim.
Gözyaşlarınla yıkayıp,
Acılarınla kefenleyip,
Yüreğindeki en sıcak yere göm beni.
Çözebilseydim beyazda kundaklanmış düğümlerini,
Bayat yüzlerden öte de ..
Bir sıvazlanıp tam bırakılmazdı sersefil saçlarım
Özlemle demlenen, susuz bakışlarımda
Dört kelebek ateşin gerçek sırrına ulaşmaya karar verirler..
İlk kelebek uzağından geçip gelir ve şöyle der:
Ateş aydınlatan bir şeydir;
Bu da gerçeği anlatmak için eksiktir.
İkinci kelebek ateşe iyice yaklaşıp döner ve şöyle der:
Ateş ısıtan bir şeydir;
Bu da gerçeği anlatmak için eksiktir.
Üçüncü kelebek ateşe iyice yaklaşır, alevler kanatlarına değer geçer ve döndüğünde,
İşte ateşin gerçek bilgisi der, ateş yakıcı bir şeydir;
Dördüncü kelebek bununla yetinmez. Ateşin çevresinde dolanır, döner, kavrulur ve birden bire ateşin içine dalarak bir an parladıktan sonra, alevlerin içinde görünmez olur...
Ateşin gerçek bilgisini anlayan tek kelebektir o...
Ancak bunu artık diğerlerine anlatacak durumda değildir..
Anlatmasına da gerek yoktur...
Hiç kimse ateşin ne olduğunu başkasının anlatmasından öğrenemez.
Ateşe ancak dokunarak öğrenilir, onun ne olduğu...
Hepimiz bu öyküdeki dördüncü kelebek olmayı düşlüyor ama ömrümüzü diğer üç kelebek gibi tamamlıyoruz...
Sadece birkaç gün yaşadı kelebekler...
Ömrünce gerçek aşkı bulamayan insana inat, ateşin aşk olduğunu bilerek, aşk için yanmayı bilerek..