yağmurlar yol etti
seni gözyaşlarıma.sarp kayalara çarpar gibi düştüm senden her ayrı
kalışımda .baharı bekleyen kardelenlerin yaza kalan sevinçleri gibi hem
umutlu ....
hem
hüzünlü sevinçlerim.
senden sonra içimde
kalansız bölünen bir ben varken,hasrete ektiğim umutlar içimde kalan sancıların küsüratlarıyla boğuşacak.bana sunduğun o saf ,anlatılmaz çocuk
bakışların yazdıklarıma nokta koymayı geciktiriyor.benim seçmiş olduğum yol anlaşılmaz gelsede
sana ....bir arşa ulaşmak gibi seni sevmek. baharı bile güneşe hasret bırakan
bulutlu bakışların gün gelsin hasret yağmurlarını kor misali kalbimin üzerine akıtsın.çıkan sesin acısı kadar yangınım
sana.
seni
yazmak seni
yaşamaktan çok zor.bunlar aklımdan geçen küçük bir anın düşünceleri.ve gün kavramının sonsuz zamanını düşün ve düşündüklerimi sana anlatamadığım için
küs bana.
bakışlarında
çiçekler açtıran yarim.gamzenin üzerine düşen titreyen parmaklarım,sana kıyamadığımın ve sensizlikten felç olacakmış gibi titreyen parmaklarım ne zaman
saçının kıvrımlarına takılsa hiç çıkmayacakmışcasına savaş eder.
benim sana olan
savaşım ruhunun en son kalesini alıncaya kadar devam edecektir.sarhoşluğuna bürünen ruhum yazdıkça; bu
gönül suyunu sana doğru verecektir
sen de şefkati gördüm ben.gözlerini kısıp her bakışında yazmak istediğim ve söyleyeceğim o kadar çok şey vardı ki...
önünde heyecandan
eriyiverdim.
seninle hayat çok güzel bulut bakışlım.bırak yağmurlarını
dizlerinde ıslanayım.