Zamanın gözbebeklerinden yuvarlanıp seni
"sana" yazdım
dün gece. Oysa
yarın erken kalkacaktım. Göğsünde
dikenleri taşıyan rüzgarların saçlarını yıkayacaktım
gözyaşlarımla. Sütten yeni kesilmiş dağ
ceylanlarını sabah
ezanında uyandıracaktım. Uyumalıydım aslında. Kirpiklerim,
uykuya hazırdı oysa. Ama ben seni düşündüm yıldızların siyahı giyindiği gecenin
dar vakitlerde. Uykusuzluğumu taş dibeklerde dövüp ben seni
" sana " yazdım dün
gece. Yüreğimi kalem bilip sevdamı bıraktım mürekkebin
sıcak koynuna. Yürek luğatindeki tüm kelimelerimle bir bir seni anlatmaya çalıştım. Seni
" sana " yazdıkça , gözlerin parmak uçlarımı okşuyordu sanki. Dur durak bilmiyordum. Kalemin
ucundan mürekkep değil bembeyaz yüreğinin mavi denizlerine
"ben" akıyordum sanki...