Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Galiba evde oturmaya o kadar alışmışım ki sanki evden çıkınca gerçek bir dünyada yaşamıyorum. Evin dışında her yer sanki aynı, sanki bütün insanlar birbirine benziyor. Ne acıklı değil mi?
Serüvene koşmak için trenler bekliyorsan,
güneşi yakalayıp gözlerine yerleştirmek için
beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan,
yarına inanmak için günbatımına,
iyi kalpli gözükmek için zayıflığa,
ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın varsa;
demek ki
hiçbir şey anlamadın.
Her mutsuzluğun ötesinde yine yaşam bekler. Ama insana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak. Yoksa hangi balık boğmuş kendini ; Hangi serçe atlamış damdan.
Sana karanlıktan bahsetmeliyim, koyu renkli karanlıktan, ölüme çalan karanlıktan, yapayalnız bir karanlıktan, bir de kendi siyahlığından korkan karanlıktan. Hiç güneşi öpmeye çalıştın mı dudağından? Tam da bu işte gözlerimi en sencil bakan yerinden dağlayan...